Bu ay milyonlarca öğrenci karne alacak. Kimileri büyük bir heyecanla, kimileri ise biraz endişeyle okul kapısından çıkacak. Aslında aynı heyecanı veliler de yaşıyor. Bir eğitim öğretim yılı daha geride kalırken evlerde karneler konuşulacak, başarılar kutlanacak, eksikler değerlendirilecek.
Ancak burada kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: Karne gerçekten neyi gösterir?
Bir çocuğun aldığı notlar elbette önemlidir. Fakat bir karne; onun merhametini, dürüstlüğünü, hayal gücünü, arkadaşlarına olan yaklaşımını, yardımlaşma duygusunu ya da geleceğe dair umutlarını ölçemez. Bu nedenle çocuklarımızı birkaç rakamdan ibaret görmemeli, onların bir yıl boyunca gösterdikleri emeği ve gelişimi de fark etmeliyiz.
Ne yazık ki bazı ailelerde karne günü bir sevinç günü olmaktan çıkıp hesaplaşma gününe dönüşebiliyor. Oysa çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey, başarı anında alkış, başarısızlık anında ise anlayıştır. Sert eleştiriler ve kıyaslamalar, çoğu zaman başarıyı artırmaz; aksine çocuğun özgüvenini zedeler.
Yaz tatili ise yalnızca dinlenme dönemi değildir. Aynı zamanda çocuklarımızı daha yakından tanıma fırsatıdır. Birlikte yapılan bir yürüyüş, okunan bir kitap, edilen bir sohbet bazen bir ders yılının kazandıramadığı kadar değerli deneyimler sunabilir.
Bugünün çocukları ekranlarla büyüyor. Bu nedenle yaz aylarında teknoloji kullanımına dikkat etmek büyük önem taşıyor. Elbette dijital dünyanın tamamen dışında kalmaları mümkün değil. Ancak ekranların yerini zaman zaman kitapların, oyunların, sporun ve aile sohbetlerinin alması gerekiyor. Çünkü çocukluk, geri getirilemeyen bir dönemdir.
Velilere düşen en önemli görevlerden biri de çocukların merak duygusunu canlı tutmaktır. Tatilde öğrenme tamamen bitmez; sadece şekil değiştirir. Bir müzeyi gezmek, bir ağacı incelemek, bir yemek yapmayı öğrenmek ya da dedesinin hayat hikâyesini dinlemek de eğitimin bir parçasıdır.
Karne günü geldiğinde çocuklarınızın gözlerinin içine bakın. Notlarından önce duygularını sorun. Çünkü yıllar sonra hatırlayacakları şey matematikten kaç aldıkları değil, o gün anne ve babalarının kendilerine nasıl davrandığı olacaktır.
Bu nedenle bu yazın sloganı belki de şu olmalıdır: Karnelere değil, çocuklara odaklanalım.
Tüm öğrencilerimize güzel bir tatil, tüm velilerimize ise çocuklarıyla birlikte biriktirecekleri unutulmaz anılar diliyorum.