Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Mersin Şubesi, binalarda yenilenebilir enerji uygulamalarının yalnızca projelerde gösterilmemesi, sahada gerçekten kurulup çalışır durumda olduğunun da denetlenmesi çağrısında bulundu.

AJet'ten yurt içi indirimli bilet kampanyası
AJet'ten yurt içi indirimli bilet kampanyası
İçeriği Görüntüle

Elektrik Mühendisleri Odası Mersin Şubesi 15. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” kapsamında uygulanan Neredeyse Sıfır Enerjili Bina (NSEB) düzenlemelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

EMO Mersin Şubesi tarafından yapılan açıklamada, NSEB uygulamasının Türkiye'nin enerji verimliliği, enerji arz güvenliği ve iklim hedefleri açısından önemli bir dönüşüm potansiyeli taşıdığı belirtilirken, mevzuat ile saha uygulamaları arasındaki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Yenilenebilir enerji şartı genişledi

Yönetmeliğin 19 Şubat 2022 tarihinde yayımlanan değişikliğiyle hayata geçirilen NSEB standardında, yenilenebilir enerji kullanımına ilişkin zorunluluklar kademeli olarak genişletildi.

Buna göre 1 Ocak 2023-1 Ocak 2025 döneminde toplam yapı inşaat alanı 5 bin metrekarenin üzerindeki binalarda enerji ihtiyacının en az yüzde 5'inin yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması zorunlu tutulurken, 1 Ocak 2025 itibarıyla kapsam 2 bin metrekareye indirildi ve yenilenebilir enerji oranı yüzde 10'a çıkarıldı.

NSEB niteliğindeki binalarda Enerji Kimlik Belgesi (EKB) sınıfının en az “B” olması da düzenlemenin önemli unsurları arasında yer alıyor.

EMO Mersin Şubesi, Bakanlık verilerine göre her yıl yaklaşık 30 bin yeni binanın NSEB şartlarında inşa edilmesinin öngörüldüğünü belirterek, bu dönüşümün enerji tasarrufu ve karbon emisyonlarının azaltılması açısından önemli bir potansiyel taşıdığını vurguladı.

“Projede olması yeterli değil”

Açıklamada, yenilenebilir enerji sistemlerinin projede yer alması ile binada gerçekten kurulup çalışır durumda olması arasında önemli bir fark bulunduğu ifade edildi.

Özellikle çatı üstü güneş enerjisi sistemlerinde panel sayısı, inverter kapasitesi, kablolama, koruma sistemleri ve diğer teknik unsurların projeyle sahadaki uygulamanın birebir örtüşüp örtüşmediğinin denetlenmesi gerektiği belirtildi.

EMO Mersin Şubesi, denetimin yalnızca ruhsat aşamasında evrak kontrolüyle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekerek, yapım aşamasından iskân sürecine kadar devam eden etkin bir kontrol mekanizmasının oluşturulmasını önerdi.

İskân öncesi kabul testleri yapılmalı

Açıklamada özellikle yapı kullanma izni öncesinde yenilenebilir enerji sistemlerinin fiilen kurulmuş ve çalışır durumda olduğunun ölçüm ve kabul testleriyle doğrulanması gerektiği belirtildi.

Elektrik mühendisliği açısından bir güneş enerjisi sisteminin güvenli ve verimli çalışabilmesi için inverter seçimi, DC ve AC kablolama, aşırı akım ve aşırı gerilim koruması, yıldırımdan korunma, topraklama, kaçak akım koruma düzenekleri, şebeke bağlantısı ve yangın güvenliği gibi birçok teknik unsurun eksiksiz şekilde kontrol edilmesi gerektiği kaydedildi.

EMO, kurulu kapasitenin projede belirtilen değerle uyumlu olup olmadığının da devreye alma ve kabul testleriyle ortaya konulması gerektiğini bildirdi.

Sonradan denetim konusunda hukuki belirsizlik

EMO Mersin Şubesi açıklamasında, yapı kullanma izni sonrasında gerçekleştirilecek denetimlere ilişkin hukuki belirsizliğe de dikkat çekildi.

Yönetmelikte, EKB'nin gerçeğe aykırı düzenlendiğinin veya binanın belgeye uygun olmadığının tespit edilmesi halinde yapının en geç bir yıl içinde uygun hale getirilmesine yönelik düzenleme bulunduğu belirtilirken, sonradan denetim yetkisine ilişkin düzenlemenin Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 24 Ekim 2025 tarihli kararıyla yürütmesinin durdurulduğu ifade edildi.

EMO Mersin Şubesi, bu durumun ruhsat sonrası saha denetiminde kurumsal sorumluluk açısından belirsizlik oluşturduğunu belirterek, mevzuatın bu yönünün ivedilikle netleştirilmesi çağrısında bulundu.

EMO’dan kurumlara çağrı

Açıklamada; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ruhsat veren idarelere, yapı denetim kuruluşlarına ve EKB uzmanlarına çeşitli sorumluluklar düştüğü belirtildi.

EMO Mersin Şubesi, BEP-TR sistemi üzerinden üretilen verilerin denetimde etkin kullanılmasını, ruhsat aşamasındaki teknik kontrollerin güçlendirilmesini, yapı denetimlerinin standart kontrol listeleriyle gerçekleştirilmesini ve EKB hazırlanırken binanın fiili durumunun esas alınmasını önerdi.

Ayrıca belediyeler ile yapı denetim kuruluşları arasında dijital veri paylaşımı ve çapraz kontrol mekanizması kurulması, devreye alma ve kabul testlerinin standardize edilerek kayıt altına alınması ve denetim sonuçlarının elektronik ortamda arşivlenmesi gerektiği ifade edildi.

“Yönetmeliğin uygulanmasını denetlemek de kamu görevidir”

EMO Mersin Şubesi 15. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya imzalı açıklamada, NSEB uygulamasının yalnızca mevzuatla sınırlı kalmaması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, “Yönetmelik çıkarmak kadar, yönetmeliğin uygulanmasını denetlemek de kamu görevidir” denilerek, Türkiye'nin enerji arz güvenliği, enerji ithalatının azaltılması ve iklim hedefleri açısından NSEB uygulamasının stratejik öneme sahip olduğu belirtildi.

EMO Mersin Şubesi, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji hedeflerinin sahada karşılık bulması, can ve mal güvenliğinin korunması ve kamu yararının gözetilmesi amacıyla ilgili kamu kurumlarıyla teknik ve mesleki iş birliğine hazır olduğunu bildirdi.