Bazı insanlar gelir, görevlerini yapar ve gider.

Bazıları ise gittikten sonra da konuşulmaya devam eder.

Çünkü bıraktıkları yalnızca tamamlanan projeler değildir; güvendir, samimiyettir, dik duruştur.

İşte Akdeniz, bugün böyle bir ismi uğurluyor.

Makamlar insana itibar kazandırmaz.

İnsanın taşıdığı ahlak, sözüne sadakati, adalet duygusu ve vicdanı kazandırır o itibarı.

Bir dağın yamacında büyüyen insanların öğrendiği ilk ders gibiydi onun anlayışı; söz verildiyse tutulacak, emanet alındıysa hakkıyla taşınacak, doğru bildiğin yoldan rüzgâr ne kadar sert eserse essin dönülmeyecekti.

Belki de bu yüzden, görev yaptığı her gün gösterişten uzak durdu.

Sessizce çalıştı.

İşini konuştu.

Emeğini konuşturdu.

Çünkü bilirler; gürültü yapanın değil, yük taşıyanın omuzları yorulur.

Akdeniz'in sokaklarında yapılan her hizmet, yenilenen her cadde, hayat bulan her park ve vatandaşın yüzüne yansıyan memnuniyet, aslında aynı anlayışın eseriydi.

Önce insan...

Sonra makam...

Önce adalet...

Sonra protokol...

Önce vicdan...

Sonra bürokrasi...

İşte onu farklı kılan da buydu.

Kolay değildir farklılıkları içinde barındıran Akdeniz gibi bir ilçede herkesin saygısını kazanabilmek.

Bunun yolu sert görünmekten değil, adil olmaktan geçer.

Makamın ağırlığını hissettirmekten değil, devletin şefkatini hissettirmekten geçer.

O da tam bunu yaptı.

Kapısını çalanı geri çevirmedi.

Dinledi.

Çözüm aradı.

İmkân varsa üretti, yoksa nedenini anlattı.

En önemlisi de insanların gözünün içine bakarak konuştu.

Çünkü bilirler; insanın sözü gözünden önce yalan söylemez.

Bugün geriye dönüp bakıldığında elbette yapılan yatırımlar anlatılacaktır.

Ama yıllar sonra bile hatırlanacak olan, asfaltın kalınlığı değil; bıraktığı güven olacaktır.

Çünkü yollar eskir.

Binalar yenilenir.

Makamlar değişir.

Fakat adamlığın bıraktığı iz kolay silinmez.

Devlet geleneğinde tayin, bir son değildir.

Yeni bir başlangıçtır.

Şimdi başka bir şehir, aynı çalışkanlığı tanıyacak.

Başka insanlar aynı samimiyeti görecek.

Ama Akdeniz'in hafızasında hep şu cümle kalacak:

"İşini sessizce yaptı... Sözünün arkasında dimdik durdu... Ardında da güzel bir isim bıraktı."

İnsan, arkasından edilen hayır duası kadar zengindir.

Ve bazı vedalar vardır ki, hüzünle birlikte gurur da taşır içinde.

Bugün yaşanan tam da budur.

Yolu açık olsun Sayın Zeyit Şener...

Ardınızda bıraktığınız en kıymetli eser, yapılan yollar ya da binalar değil...

İnsanların gönlünde kurduğunuz sağlam köprüdür.