Mersin'de 17 bin öğrenciye çanta ve kırtasiye desteği
Mersin'de 17 bin öğrenciye çanta ve kırtasiye desteği
İçeriği Görüntüle

Yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte okul kantinlerinde öğrencilerin satın aldığı gıdalara yönelik yepyeni bir dönem başlıyor.
Okul Gıdası Logosu, ambalajlı gıdaların belirlenen besin kriterlerine uygunluğunun daha kolay anlaşılmasını ve öğrencilerin daha sağlıklı ürünlere ulaşmasını amaçlıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ortaklığında 2019 yılında imzalanan ortak protokolle gündeme gelen Okul Gıdası Logosu uygulamasında artık sona gelindi. Uygulama kapsamında özellikle şeker, tuz ve yağ oranları açısından belirlenen kriterleri karşılayan ürünlerin okul kantinlerinde satışına yönelik bir sistem oluşturuluyor. İlk etapta 675 ürün ‘Okul Gıdası Logosu’ alarak raflara giriyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan, "Bizim esas görevlerimizden biri de güvenilir gıdaya ulaşılmasıdır. Yeterli ve dengeli beslenmeye katkı vermek üzere birçok çalışmamız var. Bu projede de okul çağındaki çocuklarımız için 3 bakanlık ile bir arada çalışıyoruz. Çalışma, çocukların yeterli ve dengeli beslenmesi açısından önemli ama tek başına yeterli değil bu nedenle evlere, ebeveynlere büyük işler düşüyor. O sebeple gıda okur-yazarlığı bilinci ne kadar fazla olursa o kadar bilinçli ve doğru tercih yapar hale gelinebilir. Yeterli ve dengeli beslenmek için temel gıdaları tüketmeliyiz. Vücudun elbette her besine ihtiyacı var fakat burada önemli olan durum dozunda, kararında tüketmektir. Bu yeterli ve dengeli beslenme süreci de evimizden ve ailemizden başlıyor. Çocuklar gıdaya sadece okulda değil, etrafta bulunan marketlerde de erişim oluyor. Bizler için önemli olan ‘Okul gıdası logosu’ olsun olmasın gıda okur-yazarlığı bilincinin çocuklarda da oluşmasıdır. Bizim mevzuat ve çalışmalarımız elbette ‘Okul Gıdası Logosu’ uygulamasından ibaret değil. Birçok çalışmamız var. İçme sütleri tebliğinde yakın zamanda bir değişiklik yapılacak. Bu ürünlerde şeker miktarını düşürdük ve yapay aroma vericiler yerine doğal aroma vericilerin kullanılmasını sağlıyoruz. Ayrıca tam buğday ununun yaygınlaşması için de bir çalışmamız var. Tam buğday unlu ekmek kampanyasında farklı kurum ve bakanlıklar bize destek veriyor. Çalışma ilk olarak Konya’da başladı önümüzdeki günlerde ise 81 il ve tüm kamu kurumlarında da uygulamaya geçilecek. Çok geniş kapsamlı bir çalışma olacak. Ekmek tüketmek gerekiyorsa ekşi mayalı tam buğday ekmeğini öneriyoruz. Bu çalışmayı tüm Türkiye genelinde halk ekmek müdürlükleri ile de yaygınlaştırmayı hedefliyoruz" dedi.
Kaplan, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından geliştirilen ve e-devlet şifresi ile ulaşılan mobil "Güvenli Gıda" uygulamasını da tanıttı. Uygulama ile denetimli marketler, içerik ve ürün şikayeti ile fotoğraflı sorgulama gibi doğrudan gıda güvenliği kimliğinin ortaya çıkacağı nihai tüketicilere yönelik kapsamlı bir uygulama olduğunu söyleyebiliriz. Bu uygulama ile vatandaş kendi denetimini kendisi yapacak ve direkt bakanlığımıza şikayet oluşturabilecek.
"Çocukların sağlığı hepimizin ortak sorumluluğu"
Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk de, "Vakıf olarak, öncelikle böbrek sağlığının korunmasını gözetirken, dolaylı olarak toplum sağlığı için de önemli çalışmalar yürütüyoruz. Bu anlamda bu uygulamanın devrim niteliğinde bir değişime zemin oluşturacağını çok net söyleyebiliriz. Değerli Bakanlarımıza ve bürokratlarımıza bu önemli projeyi hayata geçirdikleri için hem vakfımız hem de bir vatandaş olarak gönülden teşekkür ediyorum" dedi.
Okul gıdası konusunun yalnızca kantinlerde hangi ürünlerin satılacağıyla sınırlı kalmadığını belirten Erk, çocukların gelecekteki sağlık durumunun bugün kazanacakları beslenme alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti. Erk ayrıca, okul gıdası logolu ürünlerin sadece okul kantinlerinde değil, tüm marketlerde satışa sunulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Aşırı tuz ve şeker tüketimi ile sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşamın obezite, hipertansiyon ve diyabetin yanı sıra böbrek sağlığı açısından da ciddi riskler oluşturduğuna değinen Erk, geleceğimiz olan çocukların sağlıklı yetişmelerinin hayati bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
"Güvenilir gıda" kavramının yalnızca hijyenik üretim anlamına gelmediğine dikkat çeken Erk, içeriği bilinen, doğru etiketlenen, denetlenen ve insan sağlığını koruyan gıdaların esasen güvenilir gıda olduğunu belirtti.
Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın ise okul kantinlerinde öğrencilerin ulaşabileceği sağlıklı seçeneklere dikkat çekti. Aydın, özellikle çocukların meyveyi meyve olarak tüketmesinin, meyve suyu tüketimine göre daha doğru bir tercih olduğunu vurguladı. Kuruyemiş ve kuru meyvelerde ise 30 gramlık porsiyon kontrolünün önemine dikkat çekti. Aydın; kuru meyve, tuzsuz kuruyemiş ve süt, tam buğday ekmeğiyle hazırlanmış peynirli sandviç ve ayran, ev yapımı köfte ve ayran, taze meyve, süt ve kuruyemiş gibi seçeneklerin çocukların beslenme çantasında yer alabileceğini belirtti.