Dünya Türkmenler Birliği Genel Başkanı Av. İsmail Demirdüzen, Suriye’de 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde Türkçenin seçmeli yabancı dil seçenekleri arasından çıkarılmasına ilişkin belirsizliğin giderilmesi çağrısında bulundu. Demirdüzen, Türkçenin yeniden seçmeli ders olarak okutulacağı yönündeki sözlü güvencelerin yazılı ve kalıcı bir düzenlemeyle güvence altına alınmasını istedi.

Dünya Türkmenler Birliği, Suriye’de Türkçe eğitiminin geleceğine ilişkin kamuoyundaki belirsizliğin giderilmesi amacıyla yazılı bir açıklama yaptı.

Birliğin açıklamasında, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başında Türkçenin seçmeli yabancı dil seçenekleri arasından çıkarılarak yerine Fransızcanın getirilmesinin, başta Suriye Türkmenleri olmak üzere Türk dünyasında kaygıya neden olduğu belirtildi.

Suriye Milli Eğitim Bakanlığının söz konusu değişikliği, yeni müfredatın eğitim yılına yetiştirilememesi nedeniyle geçiş sürecinde eski müfredatın uygulanmasıyla açıkladığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Şam temasları sırasında Suriyeli yetkililerin Türkçenin seçmeli ders olarak okutulmasında herhangi bir engel bulunmadığını ilettiği yönündeki bilgilere dikkat çekildi.

“Sözlü güvence yeterli değil”

Dünya Türkmenler Birliği Genel Başkanı Av. İsmail Demirdüzen, yapılan açıklamaları olumlu karşıladıklarını ancak Türkçe eğitiminin geleceğinin yalnızca sözlü güvencelerle belirlenemeyeceğini vurguladı.

Birlik tarafından yapılan açıklamada, “Bir dilin okullarda okutulup okutulmayacağı, basın toplantılarında aktarılan sözlü ifadelerle güvence altına alınamaz” denilerek, Türkçenin yeniden seçmeli ders listesine alındığını gösteren yazılı bir karar, genelge veya müfredat düzenlemesi yayımlanıp yayımlanmadığının kamuoyuna açıklanması istendi.

Açıklamada ayrıca Türkçe derslerinin okullarda fiilen yeniden başlayıp başlamadığı ve hazırlanmakta olan yeni Suriye müfredatında Türkçeye hangi statüde yer verileceği sorularının da yanıtlanması talep edildi.

Türkmenlerden dört maddelik talep

Dünya Türkmenler Birliği, Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümetinden Türkçe eğitimi konusunda dört temel adım atılmasını istedi.

Bu kapsamda Türkçenin seçmeli ders statüsünü teyit eden resmi ve yazılı düzenlemenin yayımlanarak kamuoyuyla paylaşılması, hazırlanmakta olan yeni müfredatta Türkçeye kalıcı olarak yer verilmesi talep edildi.

Birlik ayrıca bazı bölgelerde Kürtçe için sağlanan imkânların, eşitlik ilkesi doğrultusunda Türkmenlerin yoğun yaşadığı bölgelerde Türkçe için de tanınmasını ve Suriye Türkmenlerinin kendi dillerini öğrenme ve yaşatma hakkının anayasal ve yasal güvenceye kavuşturulmasını istedi.

Türkiye’ye de çağrı

Açıklamada Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine de çağrıda bulunuldu.

Suriye tarafından verilen güvencenin hangi resmi belgeye dayandığının ve sahadaki uygulamanın güncel durumunun kamuoyuna açıklanması istenirken, sözlü mutabakatın iki ülkenin eğitim kurumları arasında yazılı bir protokole dönüştürülmesi talep edildi.

Mersin’de Asansör Güvenliği Alarmı: “Kırmızı Etiket Kullanım İzni Değil”
Mersin’de Asansör Güvenliği Alarmı: “Kırmızı Etiket Kullanım İzni Değil”
İçeriği Görüntüle

Dünya Türkmenler Birliği, yıllar içerisinde oluşturulan Türkçe eğitim altyapısının korunması için öğretmen, materyal ve müfredat birikimini kapsayan somut bir takvim ve destek planının ortaya konulmasını da istedi.

Açıklamada, Türkiye’de eğitim görerek ülkelerine dönen yüz binlerce çocuğun Türkçe kazanımlarının kaybolmaması için gerekli adımların atılması gerektiği belirtildi.

“Türkçe bizim için yalnızca bir ders değil”

Dünya Türkmenler Birliği Genel Başkanı Av. İsmail Demirdüzen, Türkçenin Suriye Türkmenleri açısından yalnızca bir ders olmadığını belirterek, dilin kimlik ve kültürel varlığın önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti.

Birlik açıklamasında, Türkiye ile Suriye halkları arasındaki köklü bağ açısından da Türkçe eğitiminin önem taşıdığı ifade edildi.

Dünya Türkmenler Birliği, süreci yakından takip edeceğini ve somut, yazılı bir adım atılıncaya kadar konuyu gündemde tutacağını açıkladı.