BİRLİKTE EMO Platformu, belediyelerin genel aydınlatma giderlerine ilişkin kesinti oranlarının artırılmasına tepki gösterdi. Platform, yeni düzenlemenin belediyelerin mali yapısını zorlayacağını belirterek, kararın geriye dönük uygulanmasından vazgeçilmesini ve oluşacak gelir kayıplarının merkezi bütçeden karşılanmasını istedi.
BİRLİKTE EMO Platformu, 9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden karşılanan genel aydınlatma giderlerine ilişkin kesinti oranlarının artırılmasına ilişkin açıklama yaptı.
Platformun açıklamasına göre, yeni düzenlemeyle büyükşehir belediyeleri ve mücavir alanlarındaki belediyeler için aydınlatma giderlerine ilişkin kesinti oranı yüzde 20’den yüzde 60’a, diğer belediyeler için yüzde 10’dan yüzde 30’a, belediye sınırları dışında kalan alanlarda il özel idarelerinin payından karşılanacak oran ise yüzde 60’a çıkarıldı.
Platform, kesinti oranlarının üç katına çıkarılmasının belediyeler açısından önemli bir mali yük oluşturacağını belirterek, düzenlemenin 9 Ağustos’ta yayımlanmasına rağmen 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli kılınmasına da tepki gösterdi.
“BELEDİYELERİN BÜTÇE PLANLAMASI ÖNGÖRÜLEMEZ HALE GELİYOR”
Açıklamada, belediyelerin 2026 yılı bütçelerini ve yatırım programlarını mali yıl başlamadan önce mevcut mevzuata göre hazırladığı hatırlatıldı.
Platform, yıl başladıktan aylar sonra yapılan bir düzenlemeyle kesinti oranlarının geriye dönük olarak uygulanmasının, belediyelerin onaylanmış bütçelerinde öngörülmeyen bir mali yük oluşturacağını savundu.
Açıklamada, “Belediyelerin bütçesinden geriye dönük olarak eksilecek bu kaynak nasıl telafi edilecektir?” sorusu yöneltilirken, oluşacak farkların belediyelerden tek seferde kesilip kesilmeyeceği ve devam eden yatırımlar ile temel kamu hizmetlerinin bu süreçten nasıl korunacağı soruldu.
“EKSİLEN HER LİRA KENT HİZMETLERİNE YANSIYACAK”
BİRLİKTE EMO Platformu, belediyelerin merkezi bütçeden aldığı payların yalnızca idari harcamalarda değil, vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen hizmetlerde kullanıldığına dikkat çekti.
Platforma göre kesintilerin artması; içme suyu ve kanalizasyon yatırımlarından yol ve altyapı çalışmalarına, toplu taşımadan temizlik hizmetlerine, sosyal yardımlardan kreş ve öğrenci desteklerine, itfaiye ve afet hazırlığından kırsal mahalle hizmetlerine kadar çok sayıda alanı etkileyebilir.
Açıklamada, “Belediye bütçesinden eksilen her lira, sonuçta kent halkına sunulan bir hizmetten, ertelenen bir yatırımdan veya azaltılan bir sosyal destekten eksilecektir” denildi.
“EN AĞIR YÜK İLÇE BELEDİYELERİNİN ÜZERİNDE”
Düzenlemenin özellikle gelir kaynakları sınırlı olan ilçe belediyeleri açısından daha ağır sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.
İlçe belediyelerinin personel, enerji, akaryakıt, temizlik, bakım ve onarım gibi giderler nedeniyle zaten mali baskı altında olduğu belirtilen açıklamada, ilave kesintilerin bazı belediyelerde maaş ödemelerinden yatırımlara, sosyal desteklerden saha hizmetlerine kadar birçok kalemi olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
Platform, mali kapasitesi birbirinden farklı belediyelere aynı oranda yük getirilmesinin, özellikle küçük ve orta ölçekli ilçe belediyeleri açısından adaletsiz sonuçlar doğuracağını savundu.
“AYDINLATMA KAMUSAL BİR HİZMETTİR”
Sokak ve genel alan aydınlatmasının kamu güvenliği, trafik güvenliği ve kent yaşamının sürdürülebilmesi açısından zorunlu bir kamu hizmeti olduğu belirtilen açıklamada, bu hizmetin maliyetinin giderek daha büyük bölümünün yerel yönetimlere aktarılmasının belediyeleri mali açıdan zayıflatacağı ileri sürüldü.
Platform, Elektrik Mühendisleri Odasının daha önce yaptığı değerlendirmelerde de merkezi bütçeden genel aydınlatmaya ayrılan kaynağın azaltılmasının belediyelerin üzerindeki mali yükü artıracağı yönündeki uyarılara dikkat çekti.
“KESİNTİLER ŞEFFAF VE DENETLENEBİLİR OLMALI”
BİRLİKTE EMO Platformu ayrıca genel aydınlatma kapsamında yapılan tüketim ve faturalandırma işlemlerinin şeffaf olması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada; hangi belediye için ne kadar tüketim hesaplandığı, kesintiye esas sayaç ve tesislerin hangileri olduğu, kullanılan tarife ve birim fiyatların nasıl belirlendiği ile diğer maliyet kalemlerinin hangi yöntemle hesaplandığının belediyeler, meslek odaları ve kamuoyu tarafından denetlenebilmesi gerektiği ifade edildi.
PLATFORMUN TALEPLERİ
BİRLİKTE EMO Platformu, kesinti oranlarını artıran düzenlemenin yeniden değerlendirilmesini ve kararın 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geriye dönük uygulanmasından vazgeçilmesini istedi.
Platform ayrıca geriye dönük dönemlerden kaynaklanacak farkların merkezi bütçeden karşılanmasını, belediyelerin gelir kayıplarının telafi edilmesini, özellikle ilçe belediyeleri için mali kapasite, nüfus, yüzölçümü ve hizmet yükünü dikkate alan adil bir sistem kurulmasını talep etti.
Aydınlatma tüketimleri, sayaç kayıtları, faturalar ve kesinti hesaplarının belediyelerin ve meslek odalarının denetimine açılmasını isteyen platform, LED dönüşümü, akıllı aydınlatma ve uzaktan izleme gibi enerji verimliliği yatırımlarının da merkezi bütçeden desteklenmesi çağrısında bulundu.
Açıklamanın sonunda ise şu ifadeye yer verildi:
“Sokakların aydınlatılması zorunlu bir kamu hizmetidir; ancak bu hizmet gerekçe gösterilerek belediyelerin bütçeleri karartılamaz.”





