İçinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayında tuttuğumuz Oruçlarda, ağza bir şey girmemesine dikkat edildiği gibi, ağızdan yanlış bir söz çıkmamasına da son derece dikkat edilmelidir.

Özelikle dedikodu, iftira ve gıybet gibi!..

Gıybet ve İftira haram olduğu gibi bunları dinlemek de haramdır. Bunları dinleyenler de günâhına ortak olurlar. Birinin kusuru söylenince üzülürse gıybet olur. 

Bir Müslümânın günâhı ve kusuru söylendikçe, hâfızların, din adamlarının, "elhamdülillâh biz böyle değiliz" demeleri, gıybetin en kötüsü olur. Eğer söylenen kusur kişide yoksa, bir kimseye gerçek olmayan, olumsuz bir durumu, bir suçu, amaçlı olarak, bilerek yüklemekte İftiraya girer. 

Gıybet ve İftirada bulunanlar hem bu dünyasını, hemde ahiretini berbat ederler. Hz.Ali' ye sordular; Gökten daha ağır olan nedir? 

Hz Ali dedi ki; 

Dürüst insana iftira atmak... Üzerinden yolcu olarak geçtiğimiz bu dünyada hiçbir makam ve mevki gıybet ve iftira ile elde edilecek kadar değerli değildir. 

"Şüphe etme ki, günahların başı yalan, sonu iftira ve gıybettir. Gıybet eden, hiçbir zaman emniyette olmaz, gıybet edenin güvenilir bir dostu bulunmaz, hiçbir işi yolunda gitmez."

Tahir Bin Hüseyin

İftira ve gıybet edenler en büyük kötülüğü kendilerine yaptıkları gibi, aslında iftira attıklarınada büyük iyilik yaparlar. Onun üzerindeki günâhları alırken, helalleşmeleri gereken kul hakkınada girerler. Atılan İftira, Yiğidin etini sıkılaştırır, İmanını da güçlendirir. Yiğidin bir bakışı, duruşu, bir sözü Müfterinin kılıcından keskindir.

İftira ve gıybet Müslümân için manevi felaket olup ağır günâhlardır. Hem sözünde, hemde özünde Müslümân olan bir adam, iftira ve gıybet çukuruna düşmemelidir. Şanı yüce olan Allah’tan niyazım hem laçka kalpli müfterilerin, hem de gıybet ustası lekeli vicdanların ıslah olmasıdır. Rabbim bunlara hayırlı akıl, fikir ve Hidayet nasip etsin.