Mersin Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Hatipoğlu, obezite tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin birkaç kilo vermek amacıyla tercih edilmemesi gerektiğini belirtti. Hatipoğlu, tedavinin hekim gözetiminde, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteyle birlikte yürütülmesinin önemine dikkat çekti.
Obezite, giderek yaygınlaşan ve birçok hastalığa zemin hazırlayan önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Mersin Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Hatipoğlu, kamuoyunda “zayıflama iğneleri” olarak bilinen tedavilerin nasıl etki gösterdiğini, kimler için uygun olduğunu ve kullanım sürecinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı.
Obezitenin yalnızca kilo fazlalığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Hatipoğlu, bu hastalığın tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve kalp damar hastalıklarıyla yakından ilişkili olduğunu ifade etti.
Doğrudan yağ yakmıyor, iştahı azaltıyor
Zayıflama iğnelerinin etki mekanizmasına ilişkin bilgi veren Hatipoğlu, bu ilaçların açlık ve toklukla ilgili mekanizmalar üzerinden iştahı azalttığını, daha erken doyma ve daha uzun süre tok kalma sağladığını belirtti.
Hatipoğlu, ilaçların doğrudan yağ yakan ürünler olarak düşünülmemesi gerektiğini, temel olarak kalori alımını azaltarak kilo kaybını desteklediğini kaydetti.
Birkaç kilo vermek için kullanılmamalı
Tedavide doğru hasta seçiminin önemine dikkat çeken Hatipoğlu, bu ilaçların birkaç kilo vermek amacıyla kullanılmaması gerektiğini vurguladı.
Hatipoğlu’nun aktardığına göre, tedavi genel olarak vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan kişilerde değerlendiriliyor. Vücut kitle indeksi 27 ve üzerinde olup tip 2 diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi kiloyla ilişkili ek hastalıkları bulunan kişiler de tedavi açısından değerlendirilebiliyor.
Gebelik, medüller tiroit kanseri ve gastroparezi gibi durumların ise tedavi seçiminde özellikle dikkate alınması gerektiğini belirten Hatipoğlu, hastanın sağlık durumuna uygun ilacın hekim tarafından belirlenmesinin önemini vurguladı.
Kilo kaybı tedaviye ve kişiye göre değişiyor
Zayıflama iğnelerinin etkinliği konusunda tek bir orandan söz etmenin doğru olmadığını ifade eden Hatipoğlu, bazı ilaçlarla yapılan çalışmalarda ortalama vücut ağırlığının yüzde 15 ila 20’si düzeyinde, bazı tedavilerde ise yüzde 20’nin üzerinde kilo kaybı görülebildiğini aktardı.
Hatipoğlu, tedavi sürecinde yan etkilerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. En sık bulantı, kusma, ishal ve kabızlıkla karşılaşıldığını ifade eden Hatipoğlu, bu şikâyetlerin özellikle tedavi başlangıcında ve doz artırımı sırasında ortaya çıkabildiğini söyledi. Daha nadir görülen pankreatit ve safra kesesi hastalıkları gibi ciddi sorunlar açısından da dikkatli olunması gerektiğini kaydetti.
Tedavi bırakıldığında kilo geri alınabilir
Tedavinin ne kadar sürmesi gerektiğinin sık sorulan konular arasında bulunduğunu belirten Hatipoğlu, herkes için geçerli standart bir süreden söz edilemeyeceğini ifade etti. Tedavi süresinin hastanın yanıtına, yan etkilerine ve eşlik eden hastalıklarına göre bireyselleştirildiğini anlattı.
Obezitenin uzun dönem takip ve tedavi gerektiren kronik bir hastalık olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, çalışmaların tedavi sonlandırıldıktan sonra verilen kiloların bir kısmının geri alınabildiğini gösterdiğini belirtti.
Bu nedenle hedefin yalnızca kilo vermek olmadığını ifade eden Hatipoğlu, verilen kilonun korunabilmesi için tedavinin düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Zayıflama iğnelerinin obezite tedavisinde önemli seçeneklerden biri olduğunu belirten Hatipoğlu, başarılı bir süreç için doğru hastaya uygun tedavinin seçilmesi ve takibin hekim gözetiminde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.




