Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa'nın yıllardır ekonomik olarak büyümesine rağmen sosyal, kültürel ve şehirleşme anlamında aynı ivmeyi yakalayamadığını belirterek, 'Manisa üretiyor ama şehirleşemiyor. İnsanlar çalışıyor ama şehir yaşamını hissedemiyor' dedi.
Türkiye'nin en güçlü sanayi ve tarım kentlerinden biri olan Ege Bölgesinde İzmir'den sonra en büyük ikinci şehir Manisa, ihracat rakamları ve üretim kapasitesiyle öne çıkmasına rağmen sosyal yaşam, kent kültürü ve şehir vizyonu açısından çevre illerin gerisinde kalıyor. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa'nın ekonomik gücünü sosyal kalkınmaya dönüştüremediğini söyledi.
Köse, Manisa'nın yıllardır 'İzmir'in arka bahçesi' gibi konumlandırıldığını belirterek, 'Uşak, Afyonkarahisar, Balıkesir ve Aydın son yıllarda şehir kimliği oluşturma konusunda ciddi adımlar attı. Kafeler, sosyal yaşam alanları, kültür merkezleri, üniversite hayatı, marka caddeler ve yaşam projeleriyle kendi şehir aidiyetlerini güçlendirdiler. Manisa ise hâlâ organize sanayi ile mahalle kültürü arasında sıkışmış durumda' ifadelerini kullandı.
Manisa'nın üretim gücünün çok yüksek olmasına rağmen kentleşme refleksinin aynı hızda gelişmediğini kaydeden Köse, 'Manisa bugün milyarlarca dolarlık ihracat yapan bir şehir. Elektronikten otomotive, beyaz eşyadan tarıma kadar dev üretim gücüne sahip. Ancak şehir merkezine baktığınızda gençlerin vakit geçireceği alanların sınırlı olduğunu, gece hayatının zayıf kaldığını, kültür-sanat yatırımlarının yetersiz olduğunu görüyorsunuz. İnsanlar çalışmak için Manisa'ya geliyor ama yaşamak için İzmir'e kaçıyor' diye konuştu.
Akademik çalışmalarda da Manisa'daki sanayi büyümesinin kentleşme ve sosyal dönüşümle paralel ilerlemediğine dikkat çekildiğini belirten Köse, plansız büyümenin şehir kimliğini zayıflattığını ifade etti.
Köse, Manisa'nın en büyük problemlerinden birinin vizyon eksikliği olduğunu savunarak şunları söyledi:
'Manisa'da uzun yıllardır ekonomik başarıya odaklanıldı ama yaşam kalitesi ikinci planda bırakıldı. Şehir, sanayi yatırımı aldı fakat aynı ölçüde meydanlar, kültür aksları, sosyal yaşam merkezleri ve marka şehir projeleri üretilemedi. Üniversite şehre tam entegre edilemedi. Genç nüfus kendisini bu şehirde geleceğe ait hissedemiyor.'
Özellikle İzmir yakınlığının hem avantaj hem dezavantaj oluşturduğunu ifade eden Köse, 'İnsanlar konser için İzmir'e gidiyor, sosyal etkinlik için İzmir'e gidiyor, kaliteli yaşam algısını İzmir'de görüyor. Bu durum Manisa'nın kendi merkezini büyütmesini engelledi. Şehir kendi cazibe merkezini oluşturamadı' dedi.
Manisa'daki şehirleşme tartışmalarının vatandaşlar arasında da yoğun şekilde yapıldığına dikkat çeken Köse, sosyal medya platformlarında yapılan yorumlarda da 'İzmir'in gölgesinde kalmış şehir', 'emekli şehri', 'çarpık büyüme', 'Büyük köy' ve 'kentsel dönüşüm ihtiyacı' gibi değerlendirmelerin öne çıktığını söyledi.
Çözüm önerilerini de sıralayan Köse, Manisa'nın artık sadece üretim değil yaşam şehri olması gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu: 'Manisa'nın yeni bir şehir vizyonuna ihtiyacı var. Öncelikle kent estetiği güçlendirilmeli. Büyük meydanlar, kültür sanat merkezleri, gençlik yaşam alanları kurulmalı. Şehir merkezinde akşam hayatını canlandıracak yatırımlar teşvik edilmeli. Üniversite ile şehir bütünleşmeli. Spil Dağı, tarihi alanlar ve gastronomi turizmi doğru kullanılmalı. Manisa artık sadece çalışan insanların değil, yaşamak isteyen insanların da tercihi olmalı.'
Köse ayrıca şehirde nitelikli göçü tutacak sosyal projelerin artırılması gerektiğini belirterek, 'Sanayi tek başına şehir olmayı sağlamıyor. Şehir olmak için kültür, estetik, aidiyet ve sosyal hayat gerekiyor. Manisa artık bunu konuşmalı' dedi.
Manisa'nın güçlü sanayi altyapısı, ihracat kapasitesi ve yatırım potansiyeline rağmen sosyal yaşam ve şehir kimliği konusunda dönüşüm ihtiyacı bulunduğu, akademik çalışmalarda da vurgulanıyor.