Demokrat Eğitimciler Sendikası ve AL-KON Genel Başkan yardımcısı Veysel Fırat, yaşanan son olayları değerlendird.
Zorunlu eğitim uygulamasının eğitimde kaliteyi düşürürken asayiş olaylarını yükselttiğini belirten Fırat şöyle devam etti, 'Milli Eğitim Bakanlığı herkesin okumak zorunda olmadığı gerçeğine gözlerini kapatarak politika geliştirirse daha çok üzücü olaylar yaşarız. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki saldırıyı yapan öğrencilerin zorunlu eğitim olmaması halinde okul sıralarında olamayacaklarını düşünürsek bu olayların müsebbibinin ne olduğunu anlamamız için fazla düşünmemize gerek yoktur. Zorunlu eğitim 5 yıla düşmeden bu gibi menfur olayları daha çok görürüz. Temel eğitimde öğrenciyi sınıfta bırakamıyoruz. Kanun ve yönetmelik, sınıfta öğrenci bırakmanın önünü neredeyse kapatmış durumda. Devamsız olan öğrenciyi bile sınıf tekrarı yaptırmak çok zor. Hal böyle olunca her türden öğrenci 18 yaşına kadar eğitim sisteminde kalabiliyor' dedi.
DES ve Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu (AL-KON) genel başkan yardımcısı olarak açıklama yapan Veysel Fırat, 'Eğitim almak isteyenin ortamını bozuyoruz' diyerek şöyle devam etti: ' Eğitim almak isteyen öğrenci ile eğitim almak istemeyen öğrenciyi aynı ortama sokarak eğitimde kaliteyi, okullarda asayişi, okumak isteyen öğrencinin ortamını bozuyoruz. Okumak istemeyen çocuk davranışsal yönden kötü örneklem oluyor. Eğitime ilgisi olmayan öğrenci ilgi çekebilmek için aykırı davranışlar sergilemeye başlıyor. Bu aykırı davranışların birçoğunu biz okulda tolere edebiliyoruz ama bazılarını da tolere edemiyoruz, tüm ülke duyuyor. Bu şartlar altında eğitimde kalite beklemenin mümkün olmaz' diye konuştu.





