TEMA Vakfı, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 öncesinde, 30 yıllık iklim müzakerelerinde verilen sözlerle ortaya çıkan sonuçlar arasındaki farka dikkat çekti. Vakıf, atmosferdeki karbondioksit yoğunluğunun bu dönemde yaklaşık yüzde 18 arttığını belirterek somut ve bağlayıcı adımlar çağrısında bulundu.

Dünyanın iklim krizine çözüm aramak amacıyla bir araya geldiği Birleşmiş Milletler Taraflar Konferansı’nın (COP) 30 yıllık geçmişi, TEMA Vakfı tarafından değerlendirildi. Vakıf, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması gibi önemli adımlara rağmen atmosferdeki karbondioksit birikiminin sürdüğünü, finansman taahhütlerinin ise ihtiyacı karşılamaktan uzak kaldığını vurguladı.

TEMA Vakfı’nın basın açıklamasında paylaştığı verilere göre, ilk COP toplantısının yapıldığı 1995 yılında 360,82 ppm olan atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu, 2025’te 427,35 ppm’e yükseldi. Böylece 30 yıldaki artış yaklaşık yüzde 18 oldu.

“Kararlarla sahadaki gerçekler arasında uçurum var”

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, karbondioksit yoğunluğundaki artışın, iklim müzakerelerinde alınan kararlarla uygulama arasındaki farkı ortaya koyduğunu belirtti.

Ataç, “Otuz yıldır iklim müzakereleri yürütülüyor, hedefler açıklanıyor, anlaşmalar imzalanıyor. Ancak atmosferdeki karbondioksit miktarı artmaya devam ediyor. Bu tablo, iklim kriziyle mücadelede ne kadar yetersiz kalındığını açıkça gösteriyor” dedi.

İklim adaletinin, ülkelerin kendi sorumluluklarını üstlenmesiyle mümkün olacağını vurgulayan Ataç, COP31’in yeni vaatler yerine gerçek ve adil bir dönüşümün nasıl hayata geçirileceğine odaklanması gerektiğini söyledi.

Fosil yakıtlardan çıkış için bağlayıcı adım çağrısı

Vakıf, fosil yakıtlardan çıkışın iklim müzakerelerinde en fazla ertelenen başlıklardan biri olduğunu ifade etti.

Açıklamada, 2021’de Glasgow’da düzenlenen COP26’da kömürün “aşamalı olarak terk edilmesi” ifadesinin “aşamalı olarak azaltılması” şeklinde değiştirildiği hatırlatıldı. TEMA Vakfı, 2025’te Belém’de gerçekleştirilen COP30’da ise 80’den fazla ülkenin desteklediği Fosil Yakıtlardan Çıkış Yol Haritası’nın nihai metne alınmadığını belirtti.

Başkan Vekili Genç, aşırı yağıştan etkilenen mahallelerde incelemelerde bulundu
Başkan Vekili Genç, aşırı yağıştan etkilenen mahallelerde incelemelerde bulundu
İçeriği Görüntüle

Vakıf, COP31’de fosil yakıtlardan adil çıkışı sağlayacak, takvime bağlı ve bağlayıcı bir yol haritasının oluşturulmasını istedi.

İklim finansmanında kredi yüküne dikkat çekildi

TEMA Vakfı’nın üzerinde durduğu bir diğer konu, iklim krizinden en fazla etkilenen ülkelerin kayıp ve zararlarının karşılanması oldu.

Açıklamaya göre, COP28’de işler hale gelen Kayıp ve Zarar Fonu’na taahhüt edilen toplam tutar yaklaşık 822 milyon dolarda kaldı. Vakıf, yıllık zararın yüz milyarlarca dolarla ifade edildiği bir ortamda bu kaynağın yetersiz olduğunu vurguladı.

2009’da verilen yıllık 100 milyar dolarlık iklim finansmanı sözüne ancak 2022’de ulaşıldığını belirten TEMA Vakfı, bu tutarın yüzde 69’unun hibe yerine kredi olarak sağlandığına dikkat çekti. Vakıf, iklim krizine en az katkıda bulunan ülkelerin çözüm ararken yeni borç yükleriyle karşılaşmaması gerektiğini bildirdi.

Ormanlar ve emisyon hedefleri gündemde

TEMA Vakfı, ormanların yalnızca karbon hesaplarının bir parçası olarak görülmesine de karşı çıktı. Ormanların ekosistem bütünlüğüyle korunması gerektiğini belirten vakıf, ormansızlaşmayı durdurma hedefinin resmi müzakere sürecine dahil edilmesini istedi.

Açıklamada, mevcut iklim politikaları ve taahhütlerinin 1,5°C hedefiyle uyumlu olmadığı değerlendirmesi yapıldı. Türkiye’nin Ulusal Katkı Beyanı’nın da emisyonları bugünden azaltmak yerine önce artırıp ardından düşürmeyi öngördüğü ifade edildi.

Karbon piyasalarına ilişkin değerlendirmede ise karbon kredisi satın almanın, emisyonları kaynağında azaltmanın yerine geçemeyeceği vurgulandı.

“Verilen sözlerin uygulanması sağlanmalı”

TEMA Vakfı, COP31’in başarısının yalnızca açıklanacak yeni hedeflerle değil, bu hedeflerin uygulanmasını sağlayacak mekanizmalarla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Vakıf; fosil yakıtlardan adil çıkış, kayıp ve zararların yeni borç yaratmayan hibelerle karşılanması, ormansızlaşmanın durdurulması ve emisyon azaltım hedeflerinin 1,5°C ile uyumlu hale getirilmesi için somut kararlar alınması çağrısında bulundu.