Mersin Öğretmen Akademileri bünyesindeki Biyografi Akademisi yürütücülüğünde düzenlenen “Şehrin Tanıkları, Zamanın Muhafızları: Sözlü Tarih Çalışmaları Paneli”nde, kentin geçmişi ve kültürel hafızası kişisel tanıklıklar üzerinden ele alındı.
Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Prof. Dr. Ahmet Çamsarı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panele, Mersin İl Millî Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci’nin yanı sıra akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
Panelde konuşan Özdemirci, şehirlerin yalnızca binalardan ve caddelerden ibaret olmadığını belirterek kent kimliğinin oluşmasında hatıraların, hikâyelerin ve geleneklerin taşıdığı öneme dikkat çekti.
“Bir şehri asıl şehir yapan ve o şehre bir ruh veren; o şehrin sokaklarında biriken hatıralar, evlerinde anlatılan hikâyeler, kaybolmaya yüz tutmuş gelenekler ve geçmişin muhafızlarıdır” diyen Özdemirci, bu insanların hayatlarına kulak vermenin Mersin’in geçmişine, ruhuna ve kimliğine dokunmak anlamına geldiğini ifade etti.
Tarihin yalnızca arşivlerde ve resmî belgelerde yaşamadığını vurgulayan Özdemirci, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tarih sadece arşivlerde ve resmî belgelerde değil; yaşlı bir balıkçının hikâyesinde, bir zanaatkârın elinde ya da bir Mersin türküsünde yaşar. Sözlü tarih, insanın hatırasını toplumun hafızasına, bugünün sesini yarının bilgisine dönüştüren ve mazi ile âti arasında kurulan sağlam bir köprüdür.”
Gençlerin sözlü tarih çalışmalarına katılımının geçmişi geleceğe taşımak açısından son derece kıymetli olduğunu belirten Özdemirci, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.
Akademisyenlerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelde, Mersin’in sosyal, kültürel ve kentsel dönüşümü, kişisel tanıklıklar ve farklı disiplinlerin bakış açılarıyla değerlendirildi.





