Kullanıcıları adına alışveriş yapabilen, fatura ödeyebilen ve finansal işlemler gerçekleştirebilen yapay zekâ ajanları, dijital güven tartışmalarına yeni bir boyut kazandırıyor. TÜRKKEP, “Ajanını Tanı” yaklaşımı kapsamında bu yazılımların kimliğinin, kimi temsil ettiğinin ve işlem yetkilerinin birlikte doğrulanması gerektiğine dikkat çekiyor.

Yapay zekâ ajanlarının dijital sistemlerde kullanıcıları adına işlem yapmaya başlaması, kimlik doğrulamanın yanında yetki sınırlarının da denetlenmesini gündeme getiriyor. TÜRKKEP’e göre bir ajanın sisteme erişebilmesi için yalnızca kullanıcının kimliğinin bilinmesi yeterli değil; ajanın hangi kişi veya kurum adına, hangi amaçla ve hangi izinlerle hareket ettiğinin de doğrulanması gerekiyor.

“Know Your Agent” (KYA), Türkçe karşılığıyla “Ajanını Tanı” yaklaşımı, bu ihtiyaca odaklanıyor. Yaklaşım, yapay zekâ ajanlarının işlemlerini kendilerine verilen yetkiyle sınırlandırmayı amaçlıyor. Örneğin belirli bir faturayı ödemekle görevlendirilen bir ajanın, başka bir hesaba para transferi yapma yetkisine sahip olmaması gerekiyor.

TÜRKKEP’in açıklamasında, küresel ödeme kuruluşlarının da kullanıcıları adına ödeme yapacak ajanların kaydedilmesi, doğrulanması ve kötü amaçlı otomatik yazılımlardan ayırt edilmesine yönelik altyapılar geliştirdiği belirtildi.

“Görev vermek, sınırsız yetki vermek değil”

TÜRKKEP Ürün, Pazarlama ve Yapay Zekâ Direktörü Saygın Karabay, yapay zekâ ajanlarının kullanımında kimlik doğrulama ile yetki yönetiminin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Karabay, “Bir yapay zekâ ajanına bizim adımıza alışveriş yapmasını veya fatura ödemesini söyleyebiliriz. Ancak bu, hesabımızdaki bütün parayı kullanabileceği anlamına gelmez” dedi.

Müşteri veya işletmenin kimliğinin doğrulanmasının önemini koruduğunu belirten Karabay, bu işlemin onların adına hareket eden ajanın kimliğini ve yetkisini tek başına ortaya koymadığını vurguladı. Karabay’a göre dijital güven, ajanın temsil ettiği tarafın yanı sıra görevlendirilme amacının ve işlem sınırlarının da kontrol edilmesine dayanacak.

KYA yaklaşımının sistemlere erişimde önemli bir kontrol mekanizmasına dönüşebileceğini ifade eden Karabay, bu alandaki çalışmalar için düzenleyici kurumların, kamu kuruluşlarının ve sivil toplum kuruluşlarının desteğinin önem taşıdığını dile getirdi.

TÜRKKEP, yapay zekâ ajanları için güven altyapısı hedefliyor

KEP, e-Saklama, e-İmza, e-Mühür, e-Belge ve e-Fatura çözümleri sunan TÜRKKEP, dijital güven alanındaki deneyimini yapay zekâ ajanlarının işlem yaptığı süreçlere taşımayı hedefliyor.

Mersin’de Kuşakları Buluşturan Bilim Projesi
Mersin’de Kuşakları Buluşturan Bilim Projesi
İçeriği Görüntüle

Şirketin açıklamasına göre bu hedef; ajanın kimliğinin, temsil ettiği tarafın ve yetkilerinin doğrulanmasını, erişimin verilen izinlerle sınırlandırılmasını ve işlemlerin güvenilir bir altyapı üzerinden yürütülmesini kapsıyor.

Karabay, TÜRKKEP’in bu süreçlerde kimlik doğrulama, yetkilendirme ve güvenilir işlem altyapısı sağlayan bir aktör olmayı amaçladığını belirtti. Güvenilir yapay zekâ hizmet sağlayıcısı olma yönündeki hazırlıklarını iki yıldır sürdürdüklerini de kaydetti.

Türkiye için dijital güven koridoru vizyonu

TÜRKKEP, yapay zekâ ajanlarına yönelik çalışmalarını “Ülkeler Arası Regüle Dijital Güven Koridoru” vizyonuyla da ilişkilendiriyor. Bu yaklaşımın, sınır ötesi işlemlerde tarafların kimlik ve yetkilerine duyulan güveni güçlendirerek yapay zekâ temelli uygulamaların kullanımını kolaylaştırması hedefleniyor.

Karabay, bir ülkedeki şirketin yapay zekâ ajanının başka bir ülkedeki kurumla işlem yapması durumunda, tarafların birbirlerinin kimliğine ve yetkisine güvenebilmesinin gerekli olduğunu ifade etti. Bu nedenle sınır ötesi dijital ticarette kişilerin ve şirketlerin yanı sıra onlar adına hareket eden uygulamaların, donanımların ve yapay zekâ ajanlarının da doğrulanması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin kamu düzenlemeleri ve teknoloji birikimiyle bölgesel iş birlikleri için önemli bir zemine sahip olduğunu savunan Karabay, ülkenin bu koridorun merkezi olabileceğini belirtti. Karabay, vizyon kapsamında bölgedeki ülkelerle temasların sürdüğünü; kamu kurumları, teknoloji şirketleri ve yatırımcılarla iş birliği imkânlarının değerlendirildiğini aktardı.