NÜKLEERCİ KADINLARDAN ÇAĞRI: “NÜKLEER SEKTÖRE KATKIMIZ ARTARSA SEKTÖR KAZANIR”

Nükleer sektörde toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmak için son yıllarda çok sayıda örnek uygulamaya imza atılıyor. Sektörde çalışan kadınlar ise ortak bir mesaj veriyor: “Sektöre katkımız artarsa, sektör kazanır.”

EKONOMİ 20.03.2020, 11:55
NÜKLEERCİ KADINLARDAN ÇAĞRI: “NÜKLEER SEKTÖRE KATKIMIZ ARTARSA SEKTÖR KAZANIR”

Nükleer sektörde toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmak için son yıllarda çok sayıda örnek uygulamaya imza atılıyor. Sektörde çalışan kadınlar ise ortak bir mesaj veriyor: “Sektöre katkımız artarsa, sektör kazanır.”
Kadınların nükleer sektördeki varlıklarının artırılmasındaki mücadelesiyle dikkat çeken Dünya Nükleer Birliği (WNA) Başkanı Agneta Rising, küresel nükleer sektörün güçlü gelişimi için cinsiyet eşitliğinin önemini şu sözlerle anlatıyor: “Nükleer sanayinin kadınlarını işe almak için cazip programları olmalı. Aksi takdirde onların yeteneklerinin sunacağı rekabet avantajını kaçırırlar. En rekabetçi koşullarda olabilmek için bir işin onun için çalışan en iyi insanlara sahip olması gerekir. İşgücü, kadınların temsili de dahil olmak üzere toplumun çeşitliliğini daha iyi yansıttığında, toplumun nükleer teknolojilere olan güvenini arttırmaya da yardımcı olur.”
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Müdürü Rafael Mariano Grossi de gelecekte daha fazla kadının bu sektörde var olması gerektiğini şu sözlerle vurguluyor: “Kadınlar hala nükleer alanda yeterince temsil edilmekten çok uzak ve bu kabul edilemez. Nükleer bilim ve teknoloji, bugün ülkelere yaşadıkları zorlukların çoğuyla mücadele etmelerine yardımcı oluyor. Bu nedenle nitelikli profesyonellere olan talep yüksek ve bu talep büyümeye devam edecek.”

Maria Curie yine ilham verecek
IAEA, geçtiğimiz günlerde dünyanın dört bir yanında daha fazla kadının nükleer bilim ve teknoloji alanında kariyerine devam etmesini sağlamak amacıyla bir burs programı başlattığını duyurdu. Tarihte Nobel Ödülü’nü alan ilk kadın bilim insanı olmakla kalmayıp, iki Nobel Ödüllü tek kadın olmayı da başaran, “Marie Sklodowska Curie”nin adını taşıyan burs programı ile nükleer alanda kadınların varlığının güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu burs programı ile yaşadığı dönemin erkek egemen bilim anlayışına rağmen tutkusundan vazgeçmeyerek büyük keşiflere imza atan ‘nükleer fiziğin annesi’ Maria Curie, kadınlara ilham vermeye devam edecek. Buna göre, nükleer bilim ve teknoloji alanında eğitim gören kadınlara 2 yıla kadar burs verilecek. Ayrıca IAEA'da 6 ila 12 ay arasında staj yapma fırsatının da sağlanacağı programdan, fonların durumuna göre yılda 100’e yakın kız öğrenci yararlanabilecek. Bursa başvurmak isteyenler, detaylı bilgiyi IAEA’nın web sayfasında öğrenebiliyor.

Nükleer santral heyecan oluşturdu
Türkiye’de nükleer sektörde yer alan kadınlar ise Akkuyu Nükleer Güç Santrali Projesi’nin hayata geçirilmesi ile de sektörde yeni bir heyecanın oluştuğunu kaydederek, yeni iş sahalarının oluşmasını beklediklerini ifade ediyorlar. Kadınların sektördeki varlığını güçlendirmek için IAEA’nın başlattığı burs programı gibi örnek uygulamaların çoğalması gerektiğini kaydeden uzmanlar, Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom iş birliğinde yürütülen eğitim programının da örnek uygulamalar arasında yer aldığına dikkat çekiyorlar. Rusya'ya gönderilen öğrenciler arasında yer alan kız öğrencilerin bu zorlu eğitimdeki başarısı ise gelecekte Türk kadınlarının bu alanda neler yapabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor.

Yeni iş fırsatları oluşacak
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Enerji Enstitüsü’nde Nükleer Araştırmalar Ana Bilim Dalında araştırma görevlisi olarak görev yapan Feride Kutbay, gelecekte bu alanda yeni iş fırsatlarının gelişeceğinin altını çiziyor. “Genç kadınlara bu mesleği tavsiye ediyorum ve nükleer endüstrinin sürdürebilirliği açısından nükleer alanda kadın istihdam oranının artırılması ve kadın profesyonellerinin yetiştirilmesinin Türkiye’deki gelişmekte olan nükleer sektöre pozitif yönde etki edeceğini düşünüyorum” diyen Kutbay, Türkiye’deki nükleer sektörün geleceği ilgili öngörülerini ise şöyle paylaşıyor:
“Nükleer teknolojiyi çeşitli amaçlarla kullanan bir ülke olarak Türkiye’de henüz sınırlı miktarda kullanılan ışınlama tesislerinin ve ışınlama işleminin yaygınlaşacağını düşünüyorum. Örnek vermek gerekirse, iyonize radyasyonun kullanım alanlarından birisi olan ışınlama ile sterilizasyon yönteminin yaygınlaşması; gıda ve tarım ürünlerinde kalite ve verimliliği önemli ölçüde artıracaktır. Nükleer santrallerin yapılması ile birlikte yakıt çevriminde yer alan taze ve yanmış yakıtların taşınmasına yönelik sistemlerin geliştirilmesi, nükleer madde güvenlik-emniyetinin sağlanması gibi konularda çalışmalar ve uygulamalar artacaktır. Yine nükleer santrallerin hayata geçişi, kısa vadede nükleer santrallerde değişebilir parçaların üretimi, bakımı ve ileri muayene sistemlerinin Türk endüstrisine entegrasyonunun sağlanmasında önemli bir adım olacaktır. Uzun vadede ise artan tecrübe ile ağır sanayi için nükleer santrallerin yeterli enerjiyi sağlamasına paralel olarak Türkiye’nin ağır sanayide dışa bağımlılığının azalacağını ve çeşitli ağır endüstri ürünlerinin seri üretimine geçileceğini öngörüyorum. Multidisipliner olan nükleer santrallerin tasarım ve çalıştırılmasına yönelik Ar-Ge çalışmaları ile malzeme üretimi, kontrol ve otomasyon, muayene sistemleri, su ve çevre yönetimi gibi konularda ilerleyeceğimize inanıyorum.”

“En insancıl ve çevreye duyarlı yaklaşım kadınlarda”
Nükleer Enerji Mühendisi ve Medikal Fizik Uzmanı Ayşe Beste Şimşek de kadınların nükleer sektördeki varlığının neleri değiştirebileceğini şu sözlerle aktarıyor: “Kadınların potansiyellerini özgürleştirmenin büyüme ve gelişmemizdeki en büyük etken olduğunu söylemek mümkün. Kadınların başından beri devam eden ‘var olma’ çabası, her alanda eşitlik ve özgürlük üzerine verdikleri mücadele, nükleer alanında da kararlılığı ve yenilikleri beraberinde getirecek. İnsanlığa hayat veren kadındır. Nükleer bilimde de tasarlanan projelerde, yürütülen stratejik planlamalarda en insancıl, güvenilir ve çevreye duyarlı yaklaşımları gösterecek olanlar yine kadınlar olacak. Bunun yanında, yapılan istatistiksel çalışmalara göre, küresel taahhütlere uyulması olasılığının kadınların katılımıyla daha yüksek olacağı öngörülmektedir. Olası tehdit durumlarında barışçıl çözümler getirebilecekler.”
Ankara Sanayi Odası Nükleer Sanayi Kümelenmesi (NÜKSAK) Proje Koordinatörü Nükleer Enerji Mühendisi Ceyda Mine Polat ise mesleğinin ‘prestijli bir meslek’ olduğunu belirterek, Maria Curie’nin bu sektördeki kadınlara ilham verdiğini hatırlatıyor. Polat, ülkede nükleer farkındalık için kadınların oynayacağı rolü de şu sözlerle anlatıyor: “Curie, atom bilimi ile ilgili kadınların çığır açabileceğini göstermiştir. Kadınlar daha çok insana ulaşabilir. Önce ailesi ve evlatlarından başlayarak nükleer ile ilgili farkındalık oluşturabilir.”

“Halkın NGS’ye bakışını biz değiştirebiliriz”
Sinop Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meryem Seferinoğlu da “Nükleer biliminde kadın olarak bu alanda çalışan erkeklerden farklı olarak neyi değiştirebiliriz bilmiyorum ama halkın NGS’ler hakkındaki bakış açısını değiştirebiliriz’’ sözleri ile toplumun bilim kadınlarına duyduğu güveni vurguluyor. Doç. Dr. Seferinoğlu, sektöre adım atacak gençlere de şu mesajı veriyor:
“Türkiye’de şu anda NGS olmadığı için nükleer teknolojiler, nükleer tıp, radyasyon güvenliği, radyasyon analizleri gibi alanlarda yoğunlaşıyor. Kadınların nükleer teknolojilerin her alanında çalışabileceklerine inanıyorum. Genç kızlara bu mesleği tabii ki öneriyorum. Nükleer alanda kadın ve erkek çalışan oranlarının eşit olması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de NGS’lerin kurulması ile birlikte radyasyon güvenliği ve emniyeti, radyasyondan korunmaya yönelik mesleklerin ön plana çıkacağını düşünüyorum. Akkuyu ve daha sonra kurulacak NGS’lerin öncelikle enerji ihtiyacının büyük bir kısmını karşılamasında önemli roller üstleneceği aşikar. Bunun yanı sıra nükleer teknoloji transferleri geliştirilebilirse ileri teknoloji gerektiren birçok endüstriyel alanda gelişme sağlamasına katkı sağlayacağı ve nükleer tıp alanında da etkili olacağına inanıyorum.”

Yorumlar (0)
35°
açık
Namaz Vakti 15 Temmuz 2020
İmsak 03:47
Güneş 05:27
Öğle 12:53
İkindi 16:42
Akşam 20:08
Yatsı 21:41
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24
sanalbasin.com üyesidir