Tarih sahnesinde büyük devlet ve imparatorluklar kuran dünyada her zaman adaletin ve barışın hâkim olması için mücadele eden aziz milletimiz, birçok kez hem içerden hem dışardan organize edilen terör odaklarının bağımsızlığımıza, birlik ve beraberliğimize, vatanımızın bölünmez bütünlüğüne karşı sinsi saldırılarına maruz kalmıştır. Maalesef tarih, 15 Temmuz 2016’ da terörün, fitne ve fesadın çirkin yüzünü bizlere bir kez daha gösterdi. Ancak hainlerin hesap edemediği bir şey vardı; Türk milleti “Cânı, cânanı, bütün varımı alsın da Hüdâ /Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.” diye haykıran, vatanını canından aziz bilen kahramanlara sahipti. Büyük Türk Milleti, çoluk çocuk, kadın, erkek, yaşlı, genç demeden gayesi bir, vicdanı bir, sevinci bir, acısı bir vaziyette tek yürek olarak 15 Temmuz günü canı pahasına hainlere geçit vermedi.

Milletlerin tarihinde, kader akışını değiştiren menfur saldırılar ya da büyük zaferler gibi dönüm noktaları vardır; tıpkı bizlerin hayatını derinden etkileyen dönüm noktaları gibi... 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı milletçe verdiğimiz o büyük mücadelenin hemen ardından; küçük bir obadan cihan imparatorluğuna uzanan kutlu yolculuğun merkezi, Şeyh Edebali’nin duası ve Hayme Ana’nın mirasıyla yoğrulan Bilecik’e İl Millî Eğitim Müdürü olarak atanmış olmak, şahsım adına vatana hizmet yolunda en büyük dönüm noktasıdır.

Bu mukaddes topraklarda üstlendiğimiz görevlerimiz, omuzlarımıza tarihi bir sorumluluk yüklemektedir. Özellikle 15 Temmuz’da milletimizin istiklaline kasteden o karanlık gece, bizlere canı pahasına vatan müdafaası yapan asil bir ruhu miras bırakmıştır. Bu hain kalkışmanın ardından dün olduğundan çok daha büyük bir inanç, azim ve kararlılıkla yürüdüğümüz bu yolda en büyük gayemiz; evlatlarımızı köklü geçmişimizden aldıkları ilhamla, sarsılmaz bir vatan ve millet sevgisiyle donatmaktır. Kalbi Türkiye Yüzyılı için atan, hürriyetine ve mukaddesatına uzanan hiçbir eli unutmayacak olan, maarif ruhuyla bezenmiş asil bir nesli geleceğe hazırlamak bizim bu topraklara olan namus borcumuzdur.

Gerek tarihte vatan uğruna yaptığımız savaşlarda şehit olan, gerekse günümüzde vatanımızın bekası ve milletimizin huzuru için gözünü kırpmadan şehadete yürüyen tüm yiğitleri rahmet ve minnetle anıyorum.

Rabb’im şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref kılsın. Şehit ve gazilerimize çok şey borçlu olduğumuzun daima farkındayız. Bizler bu vatan topraklarında hür ve huzur içinde yaşayalım diye onlar serden geçtiler. Dolayısıyla onların emaneti olan bu vatan Orhan Şaik Gökyay’ın dizelerinde bahsettiği gibi “Sencileyin hasmı rüyada değil/Topun namlusunda görenlerindir.”

Türk milleti olarak bizler çok iyi biliriz ki vatan, bizim her şeyimizdir. Vatan yoksa, hiçbir şeyimiz yok demektir; ne ekmeğimiz, ne suyumuz, ne namusumuz, ne ibadetimiz ne de hürce yaşayacağımız inancımız...Nitekim bugün düşman işgaline uğramış coğrafyalarda yaşanan elim hadiseler, Peygamber Efendimiz’in (SAV) “Vatan sevgisi imandandır.” Hadis-i Şerif’indeki o büyük hakikati bizlere bir kez daha açıkça hatırlatmaktadır.

15 Temmuz gecesi Fetö terör örgütü özelinde tüm dünyaya karşı “Vatanımıza uzanan elleri kırarız, vatanımıza dikilen gözleri oyarız.” mesajını veren iman gücünün arka planında işte bu vatan sevgisi anlayışı ve sarsılmaz bir iman yatmaktadır.

İnancımızın ve imanımızın kaynağı Kur’an-ı Kerim ve Resulullah’ın yaşamı ve sözleridir. Her zaman mizanımız bu iki kaynak olursa hiçbir kişi bizi din adına aldatamaz. Sinsi terör örgütü yüce dinimizin değerlerini kendi çıkarları için kullanarak insanlarımızı kendi şahsi ve kirli emellerine alet etmeyi kısmen de olsa başarmıştır. Kökü Pensilvanya’da ipleri her türlü yabancı istihbaratların elinde bulunan Fetö terör örgütü milletimizin en hassas noktası olan inanç duygularını sömürerek emeline ulaşmaya çalışmış ancak millî birlik ve beraberliğimizi bozmaya gücü yetmemiştir.

15 Temmuz millî birlik ve beraberliğimizin, vatan sevgimizin bir daha sınanamayacağının tüm ehli salip ve hainler tarafından idrak edildiği milattır. İçeride ve dışarıda; hem fikri boyutta hem de sahada birlik, beraberlik ve vatanımızın bölünmez bütünlüğüne defalarca saldıran odaklar, şu gerçeği çok iyi görmüşlerdir: Mevzubahis vatan olduğunda, Türk milletinin önünde hiçbir güç ve hiçbir engel duramaz.

Bugün bizlere düşen görev, 15 Temmuz'u yalnızca hatırlamak değil; o gece ortaya çıkan birlik, beraberlik, fedakârlık ve iman ruhunu gelecek nesillere aktarmaktır. Zira milletleri ayakta tutan en büyük güç, sahip oldukları maddi imkânlardan önce ortak değerlerine duydukları sadakattir. "Ya devlet başa ya kuzgun leşe" anlayışıyla asırlardır varlığını sürdüren Türk Milleti, bundan sonra da vatanına uzanan her türlü tehdide karşı aynı kararlılıkla duracak; devletine, bayrağına ve mukaddes değerlerine sahip çıkmaya devam edecektir. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin; aziz vatanımızı her türlü fitne, fesat ve ihanet odaklarından muhafaza buyursun.

İstiklal Marşı'mızın kıymetli şairi Mehmet Akif Ersoy’un da vurguladığı gibi; imanımızı, vicdanımızı, sevincimizi ve acımızı ebediyen bir kılacağız. Köklü geçmişimizden aldığımız ilhamla, güçlü istikbalimize hep birlikte yürümek dua ve temennisiyle…

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir

Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir

Değil mi sinede birdir vuran yürek yılmaz

Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz.

“Son sözü top tüfek değil, iman belirler." (Recep Tayyip Erdoğan)