Yaz mevsimini hepimiz severiz. Uzun günler, serin akşamlar, tatil planları… Ama son
yıllarda yaz artık eskisi gibi değil. Daha sabahın erken saatlerinde hissedilen bunaltıcı
sıcaklar, öğle vakti boşalan sokaklar ve kavurucu güneş bize tek bir şeyi hatırlatıyor: Bu yaz
biraz daha dikkatli olmalıyız.
Belki çoğumuz serin bir yere geçip sıcaklardan korunabiliyoruz. Peki ya sokakta yaşayan
hayvanlar? Gün boyu gölge arayan, bir damla su bulabilmek için dolaşan canları çoğu zaman
fark etmiyoruz. Oysa kapımızın önüne bırakacağımız küçük bir su kabı, onlar için hayat
demek olabilir.
Sıcak havaların getirdiği bir başka tehlike ise orman yangınları. Bazen söndürülmeden atılan
bir sigara izmariti, bazen de dikkatsizce yakılan bir ateş, yılların emeği olan ormanlarımızı
birkaç saat içinde yok edebiliyor. Sonra hep birlikte aynı üzücü görüntüleri izliyor, “Keşke
daha dikkatli olsaydık.” diyoruz. Oysa o “keşke”yi yaşamamak bizim elimizde.
Birbirimizi de unutmamalıyız. Yaşlı komşumuzun bir ihtiyacı olup olmadığını sormak,
çocukların uzun süre güneş altında kalmamasına dikkat etmek, bol su içmeyi hatırlatmak…
Bunlar çok küçük gibi görünen ama büyük değer taşıyan davranışlar.
Bazen bir mevsim, bize sadece sıcaklığı değil, insan olmanın sorumluluğunu da hatırlatır.
Dilerim bu yaz geriye yalnızca güzel anılar kalsın ne yanan ormanlar ne susuz kalan
hayvanlar ne de ihmaller yüzünden yaşanan üzüntüler… Çünkü doğayı da insanı da korumak,
aslında hepimizin ortak görevidir.
Unutmayalım; doğayı korumak, geleceğimizi korumaktır. Kendinize, çevrenize ve tüm canlılara iyi bakın. Esen kalın.