GÖKYÜZÜNÜN EN GÜZEL ŞİİRİ: AL SANCAĞIN EĞİTİM YOLCULUĞU

Eğitim, bir milletin hafızasını taze tutma sanatıdır. Biz eğitimciler, sadece formüllerin, tarihlerin veya dil kurallarının öğreticisi değiliz; bizler bir ruhun, bir aidiyetin ve en nihayetinde “vatan” denilen o kutsal emanetin nöbetçileriyiz. 2-6 Şubat haftası okullarımızda başlayacak olan o büyük seferberlik, aslında bir “hatırlama” ve “sahiplenme” törenidir.

​“İstiklal Bayrakla, İstikbal Maarifle” mottosu, rastgele seçilmiş bir cümle değildir. Bu, varoluşumuzun iki temel kolonudur. İstiklali olmayan bir milletin maarifi (eğitimi) kölelik üretir; maarifi olmayan bir milletin istiklali ise pamuk ipliğine bağlıdır. İşte bu yüzden, ikinci dönemin ilk ders zilinde öğrencilerimizin kırmızı-beyaza bürünmesi, sadece görsel bir şölen değil, bir zihniyet inşasıdır.

Namus, Vicdan ve İstikbalin Rengi

​Bizim bayrağımız, rengini bir kumaş boyasından değil, bu toprakların bağrında yatan binlerce isimsiz kahramanın asil kanından almıştır. Bir eğitimci diliyle ifade etmek gerekirse; bayrak bir milletin “namusudur.” Namus, korunması gereken en kutsal değerdir. Eğer bir çocuk, okuluna girerken o al sancağın gölgesinde huzur buluyorsa, öğretmeninin kürsüsündeki ay-yıldıza bakarken göğsü kabarıyorsa, biz o çocuğu sadece mezun etmiyoruz, onu vatana “evlat” ediyoruz demektir.

​Okullarımızı bayraklarla donatmak, duvarları süslemek değildir; o duvarların temsil ettiği hürriyeti tescillemektir. 2-6 Şubat haftası boyunca yapılacak her faaliyet, asılacak her bayrak, söylenecek her marş, birliğimizin ve kardeşliğimizin üzerine atılan en güçlü imzadır. Bu süreçte emeğini esirgemeyen, “Yüreğimiz Bayrak, Geleceğimiz Vatan” diyerek bizlere omuz veren Destek Hizmetleri birimimize şükranlarımızı sunuyoruz. Onların sağladığı imkanlar, eğitim neferlerinin elinde birer meşaleye dönüşecektir.

Ay-Yıldızın Işığında Büyüyen Nesiller

​Bayrakla başlayan bir okul, hurafe ile değil, hakikatle büyür. Birlikle büyüyen bir gelecek, hiçbir nifak tohumunun yeşeremeyeceği kadar gür ve güçlü olacaktır. Öğrencilerimiz kırmızı-beyaz giysileriyle koridorlarda koştururken, aslında her biri birer küçük bayrak olup vatanın damarlarında dolaşan kan gibi canlılığı temsil edecekler.

​Bu hafta, sadece bir etkinlik haftası değildir. Bu hafta; ay-yıldızı göklere, birliği kalplere kazıma haftasıdır. Eğitim camiası olarak bizler, bu kutsal emaneti kalemimizle, ilmimizle ve sarsılmaz inancımızla en yükseğe taşımaya yeminliyiz.

Kitap Şeyda’sının Notu:

​Bu yazı, birliğimizin en saf halini, okullarımızdaki o muazzam vatan sevgisini kelimelere dökmek amacıyla kaleme alınmıştır. 2-6 Şubat haftası boyunca sergilenecek olan bu asil duruş, sadece bugüne değil, Türkiye Yüzyılı’na bırakılmış en anlamlı mirastır. Okurlarımızı, evlatlarımızın bu heyecanına ortak olmaya ve her pencereye bir bayrak asarak bu milli farkındalığa güç vermeye davet ediyoruz.

Göklerin ve Gönüllerin Mührü

​Kâğıda düşen mürekkep değil, vatanın sevdasıdır,

Sınıfta yankılanan ses, istiklalin nidasıdır.

Bir çocuk gülümser, yakasında al bir gonca,

Bayrak dediğin, bir milletin ezelden duasıdır.

​Kara tahtada ak tebeşirle çizilir istikbal,

Ruhumuzda fırtına, göklerde süzülür hilal.

Maarif neferiyiz biz, kalemimiz kılıçtan keskin,

Sana selam olsun ey nazlı hilal, ey şanlı istiklal!