ESMER ADAM

Ellerinde sevdanın yanık buğusu,

Pazar günü saat on beş otuz suları

Gözlerinde treni bekleyen telaşlı yolcu edası.

Bir sözü var, sakız gibi dolanıp duruyor dilinde

İçinden yıllar geçiyor.

Bir zamanlar mutlu, mesut hatıralar.

Grileşmiş saçları,

Kulağının üstünü çoktan aşmış.

Aynaya baksa görecek

Aynalar da soluk artık

Nicedir tozu alınmamış.

Kıvırcık kirpikleri kim bilir nelere şahit

Sıkıcı Pazar, karlı yollar.

Hava kararmadan evine gitmeye çalışan

Pazar insanları.

Pazar kahvaltılarını unutalı hayli olmuş,

Yüreğine bir dokunsalar bin ah işitecekler

Kemerli burunlu esmer adamın.

Salaş bir çay ocağında demli bir çay

Söylüyor tek şekerli

Kaç bardak demli çay içerse

Unutur sevdasını, bilmiyor.

Yaklaşmıştır belki de…

Kar başlıyor yeniden, tozuyor önce

Yanık tenli elleri üşüyor,

Yüzündeki derin çizgilerde

Hasret çektiği günlerin fevri izleri.

Derin bir iç çekiyor,

Zayıfça uzun boylu esmer adam,

Ne çok sevmişti oysa,

Sevmek ne güzel şeydi,

Sevilmek desen ölesiye bir hazdı…

Bir zamanlar, dünya sadece ikisinden ibaretti.

Aşkın perdesi gözlere inince

Kim ne yapsın dünyada olup biteni.

Ağlamak geliyor içinden

İçinden şilepler geçiyor

Derin, yaralı.

Evleneceği gün terk etmişti kadın, esmer adamı

Ölesi gelmişti o an, çırpındı yüreği

Dünya battı, boğuldu

O, gözünden bile sakındığı kadını

Başkasına yar olmuştu.

Çılgın intiharlar geçti içinden, onlarca çeşit.

Dondu kaldı öylece, ölemedi.

Hava kararıyor, sıkıcı Pazar akşamı karşılıyor.

Kalktı yerinden, gerindi

Her yer buz tutsa ne olacak,

Gözyaşları birer buzul kütlesi olmuştu

Göz kapaklarında.

Sevmek mi, tövbeliydi.

Gülüyordu insanlar ona,

Onlardan biri olmak istemiyordu.

Bir yürek, bir kişiyi severdi

Olanca gücüyle.

Emek verildi mi

Tam verilmeliydi sevdaya, aşka.

Ne yazık ki kadın anlayamamıştı bunları.

Anlar mı görünmüştü yoksa?..

Yürüdü, kardan çamurlaşmış yollarda

Yürüdü...

İçinin yangınını hangi kar söndürürdü ki,

Umutları, cam kırığı gibi batmıştı bedenine

Hani şu kalbi söküp alsalar

Kaburgaların arasından, rahat ederdi.

Duramadı uzun paltolu esmer adam,

Yürüdü bilmediği boş sokaklara

Belki orada ölebilirdi,

Bir Pazar böyle bitebilirdi.