BİR ÂYET VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

"... Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah herhangi bir toplumun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz. " Ra'd Suresi-11

Bireylerin, toplumların ve milletlerin yaşadıkları ve karşılaştıkları durumlarda sorumlulukları ve mesuliyetleri yadsınamaz. Her insan, içinde bulunduğu çevrenin hem bir ürünü hem de şekillendiricisidir. Bu nedenle alınan her karar, gösterilen her tutum yalnızca bireysel sonuçlar doğurmaz; toplumsal yapıyı da doğrudan etkiler. Toplumlar, bireylerin ortak değerler etrafında birleşmesiyle güç kazanır. Sorumluluk bilinci gelişmiş bireyler; adaletin, dayanışmanın ve ilerlemenin temelini oluşturur. Aynı şekilde milletler de tarih sahnesindeki yerlerini, karşılaştıkları zorluklar karşısında gösterdikleri ortak irade ve sorumluluk duygusuyla belirler. Bu bağlamda sorumluluk; sadece bir görev değil, aynı zamanda geleceği inşa etme bilincidir. Bireyden topluma, toplumdan millete uzanan bu bilinç zinciri ne kadar sağlam olursa, ortaya çıkan yapı da o denli güçlü ve kalıcı olur.