Akşamın Gurbeti, Garibin Menzili “Bağlar Gazeli”

Güneş çekilip de dağın gölgesi ovaya düştü mü, insanın içine tarif edilemez bir sızı çöker.

Hani o meşhur türküde geçer ya :

"Oy akşamlar, akşamlar / Yine geldi akşamlar..." derken sanki sadece gökyüzü değil, ruhun perdeleri de ağır ağır kapanır. Cengiz Özkan’ın o duru, sanki bin yıllık bir kederi imbikten geçirmiş gibi gelen sesiyle dinlediğimizde, bu sızı daha da derinleşir.

Neden akşamlar bu kadar dokunaklıdır hiç düşündünüz mü?

Türkü aslında hayatın en çıplak gerçeğini yüzümüze vurur:

"Evli evine gider, bağlar gazeli / Garipler de akşamlar, avşar güzeli."

Buradaki "evli" sadece nikah defterine imza atmış olanı değil, bir yere ait olanı, kapısını çalacağı bir ocağı, sofrasında yer alacağı bir kimsesi olanı anlatır. Akşam, sığınma vaktidir. Kuş yuvasına, kurt inine, insan da kalbinin attığı o dört duvar arasına çekilir. Ama ya garipler? Garip için akşam, bir sığınak değil, bir yüzleşmedir. Gariplik sadece yersiz yurtsuzluk değil, kalabalıklar içinde bile insanın kendini bırakacağı o sıcak omuzun eksikliğidir.

Modern Zamanın Garipleri

Bugün hepimiz birer "modern garip" değil miyiz? Akşam olup işten, güçten, koşturmacadan eve döndüğümüzde, elimizde telefonlarla binlerce "arkadaşın" arasında aslında ne kadar yalnız olduğumuzu o akşam serinliğinde hissetmiyor muyuz? Bağlar gazel döküp sararırken, biz de ruhumuzdaki yaprak dökümlerini saklamaya çalışıyoruz.

İnsan ilişkilerinin pamuk ipliğine bağlı olduğu, sadakatin bir nostaljiye dönüştüğü şu çağda; türküdeki o "Avşar güzeli" imgesi belki de yitirdiğimiz o saflığı, o bozulmamış insani dokunuşu temsil ediyor. Bir yerlere, birilerine ait olma ihtiyacımız hiç bitmiyor.

Bir Sesin Tesellisi

Cengiz Özkan bu türküyü söylerken, bağlamanın her tınısında bize bir şeyi hatırlatır: Dünya bir gurbettir ve hepimiz eninde sonunda bir akşam vaktinde o büyük menzile yürüyeceğiz. Önemli olan, o akşam gelip çattığında arkamızda bıraktığımız bağların ne kadar yeşil kaldığıdır. İnsan insanın yurdudur derler ya; eğer birinin akşamına ışık olabiliyorsanız, eğer birinin gurbetini eve çevirebiliyorsanız, sizden daha zengini yoktur.

Bu akşam eve dönerken, ya da evde bir başına akşamı karşılarken bu türküyü açın. Bırakın o hüzün ruhunuza işlesin. Çünkü hüzün, insanı insan yapan en asil duygudur. Unutmayın ki bağlar gazel dökse de, bahar yine gelecektir. Yeter ki gönlümüzdeki o "garip" boynu bükük kalmasın.

Günün sözü: Evine gidecek bir yolu olan değil, evinde bekleyeni olan bahtiyardır.