<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mersin Time</title>
    <link>https://www.mersintime.com</link>
    <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Mersin'in en iyi haber sitesidir</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mersintime.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2026 15:53:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İş adamından Yüksekova Devlet Hastanesine anlamlı bağış]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/is-adamindan-yuksekova-devlet-hastanesine-anlamli-bagis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/is-adamindan-yuksekova-devlet-hastanesine-anlamli-bagis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde yaşayan iş adamı Osman Dara, vefat eden ağabeyi Adil Dara'nın anısını yaşatmak amacıyla temin ettiği tıbbi cihazları Yüksekova Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Ünitesi'ne bağışladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde yaşayan iş adamı Osman Dara, vefat eden ağabeyi Adil Dara'nın anısını yaşatmak amacıyla temin ettiği tıbbi cihazları Yüksekova Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Ünitesi'ne bağışladı. </p><p>Yüksekova Devlet Hastanesi'nde düzenlenen programda, bağışlanan tıbbi cihazların yer aldığı palyatif bakım odasının açılışı gerçekleştirildi. Açılışta konuşan iş adamı Osman Dara, ağabeyi Adil Dara'nın yaklaşık iki ay önce Diyarbakır'da yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüğünü söyledi. Ağabeyinin yaklaşık iki ay yoğun bakımda kaldığını belirten Dara, 'Rahatsızlığından dolayı kendi isteğiyle servise çıkmayı çok arzu ediyordu. Ancak doktorlarımız, bunun mümkün olabilmesi için yoğun bakım ünitesinde kullanılan tıbbi cihazların aynısının serviste de bulunması gerektiğini ifade etti. O dönemde bu cihazlar serviste bulunmuyordu' dedi. </p><p>Aile olarak gerekli tıbbi cihazları İstanbul'dan temin ettiklerini ifade eden Dara, cihazları Diyarbakır'daki hastaneye ulaştırarak doktorların gözetiminde servise kurduklarını belirtti. Dara, ağabeyi Adil Dara'nın serviste yaklaşık altı gün tedavi gördükten sonra yaşamını yitirdiğini anlatarak, 'Abimin vefatının ardından aile olarak bu cihazlardan başka hastaların da faydalanmasını istedik. Bu konuda yaptığımız değerlendirmelerde, Yüksekova Devlet Hastanesi'nde bu tür cihazlara ihtiyaç olduğunu bildiğimiz için cihazları ilçemize kazandırmaya karar verdik. Hastane yetkililerimizle yaptığımız görüşmeler sonucunda palyatif bakım ünitesinde rahmetli ağabeyimin anısını yaşatmak amacıyla bize bir oda tahsis edildi. Bugün bu odanın açılışını gerçekleştiriyoruz. Odanın tüm eksiklerini ve tıbbi cihazlarını aile olarak biz karşıladık' ifadelerini kullandı. </p><p>Yüksekova'daki iş adamlarına ve hayırseverlere de çağrıda bulunan Dara, hastanede benzer odalara ve tıbbi cihazlara ihtiyaç bulunduğunu gözlemlediklerini söyledi. İmkanı bulunan vatandaşların ve iş adamlarının hastane yönetimiyle iletişime geçerek ihtiyaçlar doğrultusunda destek sunabileceklerini ifade eden Dara, 'Hayırsever iş adamlarımızın bu tür yardımlarını esirgememelerini bekliyorum. İmkanları doğrultusunda hastanemize katkı sunmaları, sağlık hizmetlerine önemli destek sağlayacaktır' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yüksekova Devlet Hastanesi yönetimi de, anlamlı bağışlarından ötürü iş adamı Osman Dara'ya teşekkür etti </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Hakkari</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/is-adamindan-yuksekova-devlet-hastanesine-anlamli-bagis</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 16:32:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/07/agency/iha/is-adamindan-yuksekova-devlet-hastanesine-anlamli-bagis.jpg" type="image/jpeg" length="51923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Siirt'te beton mikserine kaptırılan bacak başarılı ameliyatla kurtarıldı]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/siirtte-beton-mikserine-kaptirilan-bacak-basarili-ameliyatla-kurtarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/siirtte-beton-mikserine-kaptirilan-bacak-basarili-ameliyatla-kurtarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siirt'te çalıştığı sırada beton mikserine bacağını kaptırarak ağır yaralanan 35 yaşındaki Yavuz Uysal'ın kopan ana atardamarı, Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen başarılı ameliyatla onarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siirt'te çalıştığı sırada beton mikserine bacağını kaptırarak ağır yaralanan 35 yaşındaki Yavuz Uysal'ın kopan ana atardamarı, Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen başarılı ameliyatla onarıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Edinilen bilgilere göre, 2 Temmuzda iş yerinde meydana gelen kazada sağ bacağını beton mikserine kaptıran Yavuz Uysal (35), olay yerine sevk edilen 112 acil sağlık ekiplerince Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine kaldırıldı. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Kayar, hastanın ilk muayene ve radyolojik incelemelerinde sağ uyluk kemiğinde açık kırık, sağ ayak bileğinde ise çoklu kırık tespit edildiğini belirtti. Yapılan değerlendirmelerde sağ alt ekstremitede dolaşım bozukluğu saptanması üzerine ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulduğunu ifade eden Kayar, sağ bacağın ana atardamarında ciddi yaralanma tespit edildiğini söyledi. Bunun üzerine Ortopedi ve Travmatoloji ile Kalp ve Damar Cerrahisi ekiplerinin koordineli şekilde hastayı acil ameliyata aldığını belirten Kayar, operasyon sırasında sağ bacaktaki ana atardamarın tamamen koptuğunun görüldüğünü kaydetti. Kopan damar segmentinin, hastanın diğer bacağından alınan toplardamar kullanılarak başarıyla onarıldığını aktaran Kayar, aynı operasyon kapsamında kırıkların da ortopedik prensiplere uygun şekilde tedavi edildiğini ifade etti. Ameliyatın ardından bir gün yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastanın genel durumunun stabil hale gelmesi üzerine Ortopedi ve Travmatoloji Servisi'ne alındığı bildirildi. Tedavisi süren hastaya ağrı kesici, antibiyotik ve kan sulandırıcı tedavilerinin uygulandığı, bacağın dolaşımını korumaya yönelik tedavilerin de devam ettiği öğrenildi. Yapılan kontrollerde bacak dolaşımının normale döndüğü ve hastanın durumunun yakından takip edildiği belirtildi. </p><p>Tedavisi devam eden Yavuz Uysal ise yaşadığı kazanın ardından doktorların zamanla yarışarak müdahale ettiğini belirterek, ameliyatı gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanları Mehmet Ali Dala ve Mücahit Polat ile Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Muhammed Kayar'a teşekkür etti. Uysal, tedavi sürecinin başka bir ile sevk edilmeden Siirt'te başarıyla yürütülmesinden dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kısa sürede sağlığına kavuşmayı umut etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Siirt</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/siirtte-beton-mikserine-kaptirilan-bacak-basarili-ameliyatla-kurtarildi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:14:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/07/agency/iha/siirtte-beton-mikserine-kaptirilan-bacak-basarili-ameliyatla-kurtarildi.jpg" type="image/jpeg" length="84446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['El bileğindeki şişlik masum olmayabilir']]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/el-bilegindeki-sislik-masum-olmayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/el-bilegindeki-sislik-masum-olmayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Op. Dr. Gail Gasimov, 'El bileğinde fark edilen küçük bir şişlik çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bu şişlik, toplumda sık görülen ganglion kisti olabilir. Eklem veya tendon kılıfından kaynaklanan, içi jel kıvamında sıvıyla dolu iyi huylu bir oluşum olan ganglion kisti, en sık el bileğinin sırt kısmında görülüyor. Bunun yanı sıra avuç içi, parmaklar, ayak bileği ve ayakta da ortaya çıkabiliyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Op. Dr. Gail Gasimov, 'El bileğinde fark edilen küçük bir şişlik çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bu şişlik, toplumda sık görülen ganglion kisti olabilir. Eklem veya tendon kılıfından kaynaklanan, içi jel kıvamında sıvıyla dolu iyi huylu bir oluşum olan ganglion kisti, en sık el bileğinin sırt kısmında görülüyor. Bunun yanı sıra avuç içi, parmaklar, ayak bileği ve ayakta da ortaya çıkabiliyor' dedi. </p><p>El bileğinde oluşan şişliklerin önemli bir kısmını oluşturan ganglion kistleri çoğu zaman iyi huylu olsa da ağrı, hareket kısıtlılığı ve sinir basısına yol açabiliyor. Liv Hospital Vadi İstanbul Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Gail Gasimov, ganglion kistlerinin belirtilerini, tedavi yöntemlerini ve hastaların kaçınması gereken yanlış uygulamaları anlattı. </p><p>'El bileğindeki her şişlik önemsenmeli' </p><p>Op. Dr. Gail Gasimov, 'El bileğinde fark edilen küçük bir şişlik çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bu şişlik, toplumda sık görülen ganglion kisti olabilir. Eklem veya tendon kılıfından kaynaklanan, içi jel kıvamında sıvıyla dolu iyi huylu bir oluşum olan ganglion kisti, en sık el bileğinin sırt kısmında görülüyor. Bunun yanı sıra avuç içi, parmaklar, ayak bileği ve ayakta da ortaya çıkabiliyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Op. Dr. Gasimov, ganglion kistlerinin kanser olmadığını ve vücuda yayılmadığını belirterek, 'Çoğu zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Ancak ağrıya, hareket kısıtlılığına veya sinir basısına neden oluyorsa mutlaka ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir' dedi. </p><p>Ganglion kisti neden oluşuyor? </p><p>Ganglion kistlerinin kesin oluşum nedeni her zaman bilinmese de uzmanlara göre eklem kapsülü veya tendon kılıfındaki sıvının dışarı doğru baloncuk şeklinde taşması sonucu gelişiyor. Op. Dr. Gail Gasimov, 'Özellikle el bileğinin yoğun kullanıldığı meslekler, uzun süre bilgisayar kullanımı, tekrarlayan bilek hareketleri, ağırlık kaldırma ve geçirilmiş travmalar kistin belirginleşmesine neden olabiliyor. Ancak bazı kişilerde herhangi bir zorlanma olmadan da ganglion kisti gelişebiliyor' dedi. </p><p>'Bu belirtiler varsa dikkat' </p><p>Ganglion kistinin en sık görülen belirtisinin el bileğinde ya da elde oluşan düzgün sınırlı ve yuvarlak şişlik olduğunu belirten Op. Dr. Gasimov, 'Bazı hastalarda yalnızca estetik açıdan rahatsızlık oluştururken, bazı kişilerde; el bileğinde ağrı, baskı hissi, kavrama gücünde azalma, hareket kısıtlılığı, uyuşma ve karıncalanma gibi şikâyetlere neden olabiliyor' diye konuştu. </p><p>Op. Dr. Gail Gasimov, özellikle uyuşma, elektriklenme ve güç kaybı gibi belirtilerin sinir basısına işaret edebileceğini belirterek bu durumda vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. </p><p>Kisti büyüten etkenler neler? </p><p>Ganglion kistlerinin özellikle el bileğinin yoğun kullanıldığı dönemlerde daha belirgin hale gelebildiğini aktaran Op. Dr. Gasimov, 'Uzun süre bilgisayar kullanımı, ağırlık antrenmanları, şınav, plank, yoğun kavrama gerektiren işler ve tekrarlayan bilek hareketleri kistin geçici olarak büyümesine neden olabiliyor. Buna karşın beslenme alışkanlıkları, vitamin eksikliği veya soğuk havanın ganglion kistini büyüttüğüne ilişkin bilimsel bir kanıt bulunmuyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tanı nasıl konuluyor? </p><p>'Ganglion kistinin tanısı çoğu zaman ortopedi muayenesi ile konuluyor' diyen Op. Dr. Gasimov, gerekli görüldüğünde ultrason ile kistin sıvı içerikli yapısının değerlendirildiğini kaydetti. Gasimov, 'Kemik kaynaklı hastalıkların dışlanması amacıyla röntgen çekilebiliyor. Derin yerleşimli veya tanının net olmadığı durumlarda ise MR görüntüleme tercih ediliyor' dedi. </p><p>Ganglion kisti nasıl tedavi ediliyor? </p><p>Her ganglion kistinin ameliyat gerektirmediğini belirten Op. Dr. Gail Gasimov, 'Şikayete neden olmayan kistlerde düzenli takip yeterli olabiliyor. Çünkü bazı ganglion kistleri zaman içinde kendiliğinden küçülebiliyor veya tamamen kaybolabiliyor. Ağrıya neden olan hastalarda istirahat, kısa süreli bileklik kullanımı, aktivite düzenlemesi ve ilaç tedavileri uygulanabiliyor. İğne ile kistin boşaltılması da tedavi seçeneklerinden biri olsa da tekrar etme ihtimali yüksek olduğu için her hasta için önerilmiyor. Ağrı, sinir basısı, hareket kaybı, tekrarlayan büyüme veya estetik açıdan ciddi rahatsızlık oluşturan durumlarda ise cerrahi tedavi uygulanıyor. Cerrahi işlem sırasında yalnızca kist değil, tekrar oluşmasını önlemek amacıyla eklemle bağlantılı kapsül bölümü de çıkarılıyor' açıklamalarında bulundu. </p><p>'Kitapla patlatmaya çalışmayın' </p><p>Toplum arasında yaygın olan 'kitapla vurup patlatma' yönteminin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyleyen Op. Dr. Gail Gasimov, hastaları şu sözlerle uyardı: 'Ganglion kisti kesinlikle sıkılmamalı, delinmemeli veya patlatılmaya çalışılmamalıdır. Bu tür müdahaleler enfeksiyon, damar ve sinir yaralanmaları ile tendon hasarına neden olabilir.' </p><p>Uzmanlar ayrıca el bileğini zorlayan hareketlerden kaçınılmasını, ergonomik çalışma ortamı oluşturulmasını ve ağrı artışı, hızlı büyüme, uyuşma ya da el gücünde azalma gibi belirtiler geliştiğinde vakit kaybetmeden ortopedi uzmanına başvurulmasını öneriyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/el-bilegindeki-sislik-masum-olmayabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:06:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/07/agency/iha/el-bilegindeki-sislik-masum-olmayabilir.jpg" type="image/jpeg" length="38751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Arslan: 'Yaz aylarında hiç terlememek ya da fazla terlemek hastalıkların göstergesi olabilir']]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/ic-hastaliklari-uzmani-arslan-yaz-aylarinda-hic-terlememek-ya-da-fazla-terlemek-hastaliklarin-gostergesi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/ic-hastaliklari-uzmani-arslan-yaz-aylarinda-hic-terlememek-ya-da-fazla-terlemek-hastaliklarin-gostergesi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Normal terlemeyle beraber vücudun hem toksinleri attığını hem de vücudun normal sıcaklığının korumasını sağladığını dile getiren İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, 'Yaz aylarında hiç terlemiyor olmak, ya da gereğinden fazla terliyor olmak bazı hastalıkların göstergesi olabilir ve vücut sağlığımızı bozabilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Normal terlemeyle beraber vücudun hem toksinleri attığını hem de vücudun normal sıcaklığının korumasını sağladığını dile getiren İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, 'Yaz aylarında hiç terlemiyor olmak, ya da gereğinden fazla terliyor olmak bazı hastalıkların göstergesi olabilir ve vücut sağlığımızı bozabilir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Elazığ Medilines Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, yaz aylarında aşırıcı sıcakların vücutta oluşturduğu etkiler hakkında açıklamalarda bulundu. </p><p>Aşırı sıcakların vücutta oluşturduğu etkiler hakkında bilgilendirmelerde bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Serpil Arslan, 'Sıcakların artmasıyla vücut termoregülasyonu sağlamak için terlememiz yaz aylarında artıyor. Belli bir aşamaya kadar bölgesel terleme gayet normaldir. Normal terlemeyle beraber vücut, hem toksinlerini atıyor hem de vücudun normal sıcaklığının korumasını sağladığı için bunun devam etmesi gayet normaldir. Yaz aylarında hiç terlemiyor olmak, ya da gereğinden fazla terliyor olmak bazı hastalıkların göstergesi olabilir ve vücut sağlığımızı bozabilir. Bütün vücutta aşırı terleme, sıvı kaybına ve mineral kaybına sebep olabileceği için tansiyon dengesizliği başta olmak üzere baş dönmesi, halsizlik, yorgunluk ve bayılmaya kadar gidebilecek vücut tepkilerine sebep olabilmektedir. Hiç terlememe de olağan olmayan durumlardan birisidir. Çünkü vücuttaki sıcak dengesinin korunmasında sorun ortaya çıkabilmektedir. Hatta sıcak çarpmasına kadar sebep olabilmektedir. O yüzden yaz aylarında özellikle serin yerlerde bulunmak, aşırı terlememize sebep olabilecek ağır egzersizlerden kaçınmak, vücut dengesini sağlayabilmek için yeterli sıvı almak, pamuklu kıyafetler tercih etmek çok önemlidir' ifadelerini kullandı. </p><p>'Yetişkin bir bireyin, yaz aylarında 3 litreye kadar sıvı alması gerekiyor' </p><p>Yaz mevsimiyle birlikte kalp ve tansiyon hastalarının uyum sağlamasının daha da zor olduğunun altını çizen Dr. Serpil Arslan, 'Hem kendilerini sıcaktan korumaları gerekiyor hem de ilaç dozlarında ayarlama yapmaları gerekebiliyor. Bu konuda da mutlaka uzman hekimlerinden yardım almalarını talep ediyoruz. Kalp, böbrek, tansiyon ve şeker hastalarımızın böbreklerinin susuz kalmaması adına, mutlak yeterli sıvı alımına devam etmeleri gerekiyor. Bunu çoğunlukla su olarak tercih ediyoruz. Meyve sularından da belli bir yere kadar destek alabilirler. Böylelikle böbrek sağlığını korumaları, söz konusu olur. Ne kadar yeterli su aldığımızı da idrar renginden tespit edebiliriz. İdrar rengi, açık sarı ve düzenli olarak tuvalete çıkıyorsak sıvı alımını normal olarak değerlendirebiliriz. Yetişkin bir bireyin, yaz aylarında 3 litreye kadar sıvı alması gerekiyor. Kalp rahatsızlığı, ödem ve böbrek problemlerimiz varsa sıvı alımını hekime danışarak kısıtlamamız gerekiyor. Bu durumda fazla su alımında bizlere zararı olabilir' cümlelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Elazığ</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/ic-hastaliklari-uzmani-arslan-yaz-aylarinda-hic-terlememek-ya-da-fazla-terlemek-hastaliklarin-gostergesi-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:38:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/07/agency/iha/ic-hastaliklari-uzmani-arslan-yaz-aylarinda-hic-terlememek-ya-da-fazla-terlemek-hastaliklarin-gostergesi-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="39765"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Huzurevinde konaklayan yaşlıların hareket yaşı belirlendi]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/huzurevinde-konaklayan-yaslilarin-hareket-yasi-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/huzurevinde-konaklayan-yaslilarin-hareket-yasi-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'da İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Sağlık Bakanlığı'nın ülke genelinde yürüttüğü 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyası kapsamında Güldal Akşit Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde konaklayan yaşlıların kas gücü, denge ve fiziksel performansları ölçülerek 'hareket yaşları' belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu'da İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Sağlık Bakanlığı'nın ülke genelinde yürüttüğü 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyası kapsamında Güldal Akşit Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde konaklayan yaşlıların kas gücü, denge ve fiziksel performansları ölçülerek 'hareket yaşları' belirlendi. </p><p>Sağlık Bakanlığının toplumda fiziksel aktivite farkındalığını artırmak, düzenli egzersiz alışkanlığını teşvik etmek ve ihtiyaç duyan bireyleri uygun sağlık hizmetlerine yönlendirmek amacıyla hayata geçirdiği 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyası kapsamında Kastamonu Güldal Akşit Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde etkinlik düzenlendi. İl sağlık Müdürlüğü ve Kastamonu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, fizyoterapistler eşliğinde huzurevi sakinlerine 30 saniye otur-kalk testi, tek ayak üzerinde durma denge testi ve el dinamometresiyle kavrama kuvveti ölçümü yapıldı. Elde edilen sonuçlar yaş gruplarına göre belirlenen referans değerlerle karşılaştırılarak katılımcıların 'hareket yaşı' belirlendi. Testlerin ardından katılımcılara 'Hareket Kapasitesi Sonuç Kartı' verilirken, ihtiyaç duyan vatandaşların Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan fiziksel aktivite danışmanlığı ve egzersiz hizmetlerine yönlendirileceği belirtildi. </p><p>Etkinlikte konuşan Kastamonu İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, Sağlık Bakanlığı'nın ülke genelinde yürüttüğü proje kapsamında huzurevi sakinleriyle bir araya geldiklerini belirterek, 'Bugün burada büyüklerimizle birlikte hareketli yaşamı desteklemek adına onlara çeşitli testler uyguluyoruz. Sağlıklı kalmaları ve sağlıklı yaş almaları için neler yapmaları gerektiği konusunda bilgilendirmelerde bulunuyoruz' dedi. </p><p>Sağlıklı yaşamın temelinde hareketli yaşamın bulunduğunu vurgulayan Yavuzyılmaz, 'Bakanlığımızın ülke genelinde ortak olarak yürüttüğü bir proje. Sağlıklı yaşamın temelinde hareket yatıyor. Sedanter, hareketsiz ve durağan bir yaşam yerine insanların sağlıklarını koruyabilecekleri hareketli bir yaşamın ön plana çıkmasını arzu ediyoruz' dedi. </p><p>Obezitenin günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biri olduğuna dikkat çeken Yavuzyılmaz, 'Çocukluk çağından başlayarak ileri yaşlara kadar obezitenin önlenmesi, obeziteye maruz kalmamak ve sağlıklı yaşamı koruyabilmek adına hareketin ne kadar önemli olduğunu toplumun tüm kesimlerine ulaştırmaya çalışıyoruz. Sağlıklı ve hareketli yaşam için çok çeşitli projeler yürüttük. Daha önce günde 10 bin adım hedefiyle başlayan çalışmalarımızın yanında birçok fiziksel aktiviteyi de ön plana çıkardık' şeklinde konuştu. </p><p>Sağlıklı Hayat Merkezleri'nde vatandaşlara ücretsiz hizmet verildiğini de hatırlatan Yavuzyılmaz, 'Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde fizyoterapistlerimiz sağlıklı yaşam konusunda tüm bireylere ücretsiz destek veriyor. Psikologlarımız, diyetisyenlerimiz, fizyoterapistlerimiz, çocuk gelişimcilerimiz ve sosyal çalışmacılarımız vatandaşlarımıza sağlıklı yaşam konusunda hizmet vermek için hazır. Tüm vatandaşlarımızı Sağlıklı Hayat Merkezlerimize bekliyoruz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Huzurevi sakinlerinden Şaban Keleş ise huzurevinde düzenlenen sportif faaliyetlere katıldıklarını belirterek, 'Bocce sahamız var. Bocce oynuyoruz. Hareket etmeye devam ediyoruz. Spor yapıyoruz. Her türlü etkinliğe katılıyoruz. Rahatımız yerinde' dedi. </p><p>Dört yıldır huzurevinde kaldığını söyleyen 71 yaşındaki Hüseyin Karabalak da düzenlenen etkinliklerden faydalandıklarını ifade ederek, 'Dört yıldır buradayım. Yapılan etkinliklerden faydalandık. Gayet iyi. Kendi durumuma göre iyiyim. Eski durumuma göre de çok daha iyi durumdayım' şeklinde konuştu. </p><p>Programa Kastamonu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Köksalan da katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Kastamonu</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/huzurevinde-konaklayan-yaslilarin-hareket-yasi-belirlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:15:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/07/agency/iha/huzurevinde-konaklayan-yaslilarin-hareket-yasi-belirlendi.jpg" type="image/jpeg" length="70444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneş gözlüğü seçerken bu noktalara dikkat]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/gunes-gozlugu-secerken-bu-noktalara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/gunes-gozlugu-secerken-bu-noktalara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının gelmesiyle birlikte güneş ışınlarına maruz kalma süresi artarken, göz sağlığı açısından alınması gereken önlemler de önem kazanıyor. Op. Dr. Mehmet Ebri, ultraviyole (UV) ışınlarının göz sağlığı üzerinde kısa ve uzun vadede ciddi etkiler oluşturabileceğine dikkat çekerek, 'Özellikle yanlış güneş gözlüğü seçiminde ileriki dönemlerde sarı nokta gibi ciddi hastalıkların riski artabilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte güneş ışınlarına maruz kalma süresi artarken, göz sağlığı açısından alınması gereken önlemler de önem kazanıyor. Op. Dr. Mehmet Ebri, ultraviyole (UV) ışınlarının göz sağlığı üzerinde kısa ve uzun vadede ciddi etkiler oluşturabileceğine dikkat çekerek, 'Özellikle yanlış güneş gözlüğü seçiminde ileriki dönemlerde sarı nokta gibi ciddi hastalıkların riski artabilir' dedi. </p><p>Güneş ışığı yaşam için vazgeçilmez olsa da kontrolsüz ve uzun süreli maruziyet gözlerde çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Yaz aylarında UV ışınlarının yoğunluğunun artmasıyla birlikte göz yüzeyinde tahriş, kuruluk, yanma ve kızarıklık gibi şikâyetler daha sık görülüyor. Özellikle öğle saatlerinde güneş altında uzun süre kalan kişilerde göz yorgunluğu ve ışığa karşı hassasiyet gelişebiliyor. Medicana Bahçelievler Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü'nden Op. Dr. Mehmet Ebri, 'Ultraviyole ışınlarının etkileri yalnızca geçici rahatsızlıklarla sınırlı kalmıyor. Uzun yıllar boyunca yeterli koruma olmadan güneşe maruz kalmak, katarakt oluşumu riskini artırabiliyor. Bunun yanında sarı nokta hastalığı gibi görmeyi tehdit eden bazı göz hastalıklarının gelişiminde de UV ışınlarının rol oynadığı biliniyor. Bu nedenle güneşten korunma alışkanlığı yalnızca yaz tatillerinde değil, günlük yaşamın bir parçası haline getirilmeli' dedi. </p><p>'İşportadan gözlük almayın' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Op. Dr. Mehmet Ebri, güneş gözlüğü seçiminde estetik görünümden çok koruyuculuk özelliğinin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Özellikle sokak tezgâhlarında veya güvenilir olmayan satış noktalarında satılan, UV filtre özelliği bulunmayan gözlüklerin göz sağlığı açısından risk oluşturabileceğine dikkat çeken Ebri, 'Koyu renkli camlar tek başına koruma anlamına gelmez. UV filtresi olmayan koyu camlı gözlükler, göz bebeğinin büyümesine neden olarak zararlı ultraviyole ışınlarının gözün daha derin yapılarına ulaşmasına yol açabilir. Bu durum uzun vadede göz sağlığı açısından ciddi sorunlara neden olabilir' dedi. </p><p>Küçük camlı gözlükler yeterli korumayabilir </p><p>Güneş gözlüğü satın alırken ürünün yüzde 99-100 oranında UVA ve UVB koruması sağladığının belgelenmiş olmasına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Mehmet Ebri, 'Özellikle çocuklar ve açık havada uzun süre vakit geçiren kişilerin bu konuda daha hassas davranmaları gerekir. Ayrıca gözlük camlarının büyük ve yüzü iyi kavrayan yapıda olması, gözlerin yalnızca önden değil yanlardan gelen ışınlara karşı da korunmasına yardımcı olur. Küçük çerçeveli gözlükler her ne kadar kozmetik açıdan şık dursa da kaçınmak gerekir. Bunun yanında araba kullanırken, deniz kenarında da güneş gözlüğü kullanımı önemlidir. Bu gibi durumlarda UV miktarı artar. Bu nedenle de güneş gözlükleri ihmal edilmemeli. Son yapılan çalışmalara göre kahverengi tonlarında camları olan güneş gözlüklerinin UV filtrelemede daha efektif olduğu da bilinmektedir. Koyu renk camlar tek başına koruma sağlamaz. Aksine, göz bebeğinin büyümesine neden olarak zararlı ışınların göze daha fazla ulaşmasına yol açabilir. Bu nedenle güvenilir ürünlerin tercih edilmesi büyük önem taşır' şeklinde konuştu. </p><p>'Yüzerken koruyucu gözlük kullanabilirsiniz' </p><p>Yaz aylarında deniz ve havuz kullanımında da göz sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir konu olduğuna değinen Op. Dr. Mehmet Ebri, 'Havuz suyunda kullanılan klor ve diğer dezenfektanlar göz yüzeyinde tahrişe neden olabilirken, hijyen şartlarının yeterli olmadığı ortamlarda enfeksiyon riski de artabiliyor. Yüzme sırasında koruyucu yüzücü gözlüklerinin kullanılması gözleri bu olumsuz etkilerden korumaya yardımcı oluyor. Deniz suyunun yüksek tuz oranı da hassas gözlerde yanma ve batma hissine yol açabildiğinden, yüzme sonrasında gözlerin temiz suyla durulanması fayda sağlayabiliyor. Ayrıca sıcak hava ve yoğun güneş, göz kuruluğu şikâyetlerini de artırabiliyor. Özellikle klima kullanılan ortamlarda uzun süre vakit geçirmek gözyaşı tabakasının daha hızlı buharlaşmasına neden olabiliyor. Bilgisayar ve telefon ekranlarına uzun süre bakılması da bu etkiyi artırıyor. Gün içinde yeterli miktarda su tüketmek, ekran kullanımına düzenli aralar vermek ve gerekli durumlarda hekim önerisiyle suni gözyaşı damlalarından yararlanmak göz konforunun korunmasına katkı sağlayabiliyor' diye görüş verdi. </p><p>Çocukların gözleri daha hassas </p><p>'Çocukların göz sağlığı ise yaz aylarında ayrı bir hassasiyet gerektiriyor' diyen Op. Dr. Mehmet Ebri, 'Çocukların göz merceği yetişkinlere göre ultraviyole ışınlarını daha fazla geçirebildiği için güneşin zararlı etkilerine karşı daha savunmasız oldukları biliniyor. Bu nedenle açık havada geçirilen süre boyunca çocukların da UV korumalı güneş gözlüğü kullanmaları öneriliyor' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/gunes-gozlugu-secerken-bu-noktalara-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:16:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/07/agency/iha/gunes-gozlugu-secerken-bu-noktalara-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="33454"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burun eğriliği horlama ve uyku apnesinin gizli nedeni olabilir]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/burun-egriligi-horlama-ve-uyku-apnesinin-gizli-nedeni-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/burun-egriligi-horlama-ve-uyku-apnesinin-gizli-nedeni-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Aksakal, burun eğriliğinin horlama ve uyku apnesinin gizli belirtisi olabileceğini belirterek burun tıkanıklığı ve horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Aksakal, burun eğriliğinin horlama ve uyku apnesinin gizli belirtisi olabileceğini belirterek burun tıkanıklığı ve horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi. </p><p>Burun boşluğunu sağ ve sol olmak üzere ikiye ayıran kıkırdak ve kemik yapının çeşitli nedenlerle bir tarafa eğilmesine 'septum deviasyonu' adı verildiğini belirten, 'Septum deviasyonu toplumda oldukça sık görülüyor. Yaklaşık her 10 kişiden 7'sinde farklı derecelerde burun eğriliği bulunabiliyor. Toplumda oldukça yaygın görülen burun eğriliği yalnızca nefes almayı zorlaştıran basit bir sorun olarak görülmemeli. Gece saatlerinde burundan rahat nefes alamamak; horlama, ağız açık uyuma ve uyku apnesi gibi önemli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor' dedi. </p><p>Toplumda oldukça yaygın görülen burun eğriliği (septum deviasyonu), çoğu zaman yalnızca nefes alma güçlüğüne neden olan basit bir sorun olarak değerlendiriliyor. Oysa özellikle gece saatlerinde burundan rahat nefes alamamak; horlama, ağız açık uyuma ve uyku apnesi gibi önemli sağlık problemlerini beraberinde getirebiliyor. Tedavi edilmeyen uyku apnesinin ise yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğine dikkat çeken Medical Park Tokat Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Aksakal, burun tıkanıklığı ve horlamanın hafife alınmaması gerektiğini belirtti. </p><p>'Toplumun büyük bölümünde görülüyor' </p><p>Burun boşluğunu sağ ve sol olmak üzere ikiye ayıran kıkırdak ve kemik yapının çeşitli nedenlerle bir tarafa eğilmesine 'septum deviasyonu' adı verildiğini belirten Doç. Dr. Aksakal, 'Septum deviasyonu toplumda oldukça sık görülüyor. Yaklaşık her 10 kişiden 7'sinde farklı derecelerde burun eğriliği bulunabiliyor. Bazı kişiler bunu hayatı boyunca fark etmeyebilirken, bazı hastalarda ise nefes almayı belirgin şekilde zorlaştırabiliyor' diye konuştu. </p><p>'Burun tıkanıklığı horlamayı tetikleyebiliyor' </p><p>Burun eğriliğinin özellikle gece saatlerinde daha belirgin şikâyetlere neden olabildiğini ifade eden Doç. Dr. Aksakal, 'İnsan fizyolojisi burundan nefes almaya göre tasarlanmıştır. Burun tıkandığında kişi ağız açık uyumaya başlıyor. Havanın ağızdan geçmesi ise küçük dil ve yumuşak damakta titreşim oluşturarak horlamaya yol açıyor. Bu nedenle burun tıkanıklığı, horlamanın en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor' şeklinde konuştu. </p><p>'Uyku apnesi riskini artırabiliyor' </p><p>Burun tıkanıklığının yalnızca horlamaya değil, uyku apnesine de zemin hazırlayabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Aksakal, 'Burun eğriliğine burun etlerinin büyümesi de eşlik ediyorsa tıkanıklık daha da artıyor. Bunun sonucunda kişi gece boyunca ağız açık uyuyor ve boğazdaki dokular hava yolunu daraltabiliyor. Bu durum da uykuda nefes durmaları yani uyku apnesi riskini artırabiliyor' ifadelerini kullandı. </p><p>'Basit horlama ile uyku apnesi aynı şey değil' </p><p>Horlama ile uyku apnesinin birbirinden farklı tablolar olduğunun altını çizen Doç. Dr. Aksakal, 'Basit horlama çoğu zaman çevreyi rahatsız eden ritmik bir ses olarak karşımıza çıkar. Ancak uyku apnesinde nefes durmaları meydana gelir ve bu ciddi bir sağlık sorunudur. Uyku apnesi yaşayan kişiler sabah dinlenmeden uyanır, gün içinde sürekli uyku hali yaşar ve iş performansında belirgin düşüş görülebilir. Horlamanın düzensiz, çok şiddetli ve nefes durmalarıyla birlikte olması mutlaka değerlendirilmelidir' dedi. </p><p>'Ağız açık uyumak başka sorunları da beraberinde getiriyor' </p><p>Sürekli ağız açık uyumanın yalnızca uyku kalitesini bozmadığını söyleyen Doç. Dr. Aksakal, şu bilgileri paylaştı: </p><p>'Burundan geçen hava doğal olarak nemlenir ve filtrelenir. Ancak ağızdan alınan hava bu süzgeçten geçmediği için boğaz kuruluğu, sabah öksürüğü, sık farenjit ve yanma hissi görülebilir. Ağız içi ve diş etlerinin kuruması zamanla diş eti hastalıklarına, ağız kokusuna ve diş çürüklerine neden olabilir. Özellikle çocukluk çağından itibaren devam eden ağız açık uyuma alışkanlığı yüz gelişimini de olumsuz etkileyebilir.' </p><p>'Tedavi edilmeyen uyku apnesi ciddi hastalıklara yol açabiliyor' </p><p>Uyku apnesinin sadece gece yaşanan bir uyku problemi olmadığını belirten Doç. Dr. Aksakal, 'Uyku sırasında nefes durmaları kandaki oksijen seviyesini düşürür. Bu durum uzun vadede yüksek tansiyon, kalp krizi, kalp yetmezliği ve ritim bozuklukları riskini artırabilir. Ayrıca insülin direnci gelişmesine bağlı olarak Tip 2 diyabet riski yükselebilir. Kronik yorgunluk, dikkat eksikliği, depresyon, anksiyete ve cinsel isteksizlik gibi sorunlar da görülebilir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Septum ameliyatı önemli katkı sağlayabiliyor' </p><p>Burun eğriliği ameliyatı olan septoplastinin birçok hastada nefes alma kalitesini belirgin şekilde artırdığını söyleyen Doç. Dr. Aksakal, 'Başarılı bir septoplasti sonrasında hastalar en çok rahat nefes alabildiklerini ifade ediyor. Burun tıkanıklığının giderilmesi horlamanın azalmasına ve uyku kalitesinin artmasına önemli katkı sağlayabiliyor. Ancak horlamanın tek nedeni burun değildir. Boğaz yapısı, bademcikler, dil kökü ve çene anatomisi de mutlaka değerlendirilmelidir' açıklamasında bulundu. </p><p>'Tek başına her zaman yeterli olmayabilir' </p><p>Septum ameliyatının her hastada uyku apnesini tamamen ortadan kaldırmayabileceğini belirten Doç. Dr. Aksakal, 'Uyku apnesi yalnızca burun kaynaklı gelişmez. Hastanın boğaz bölgesi ayrıntılı şekilde incelenmeli, gerekli görüldüğünde endoskopik değerlendirme yapılmalı ve uygun hastalarda uyku endoskopisiyle hava yolunun hangi seviyede daraldığı belirlenmelidir. Böylece en doğru tedavi planı oluşturulabilir' diye konuştu. </p><p>'Uyku testi ihmal edilmemeli' </p><p>Şiddetli horlama, uykuda nefes durması, boğulma hissiyle uyanma, gündüz aşırı uyku hali ve dikkat dağınıklığı yaşayan kişilerin polisomnografi adı verilen uyku testini yaptırmasının önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Aksakal, 'Tedaviye dirençli yüksek tansiyon, kalp ritim bozukluğu veya sürekli yorgunluk yaşayan hastalarda da uyku apnesi mutlaka araştırılmalıdır. Erken tanı hem yaşam kalitesini artırır hem de ileride gelişebilecek ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebilir' dedi. </p><p>'Burun tıkanıklığı hafife alınmamalı' </p><p>Burun tıkanıklığının bazen alerji veya enfeksiyon gibi geçici nedenlerle ortaya çıkabileceğini, ancak uzun süredir devam eden şikâyetlerde mutlaka Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Aksakal, 'Uzun süre devam eden burun tıkanıklığında septum deviasyonu, burun eti büyümesi, polip ya da daha farklı nedenler araştırılmalıdır. Erken değerlendirme sayesinde hem horlama ve uyku kalitesi iyileştirilebilir hem de uyku apnesine bağlı gelişebilecek ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilebilir' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Tokat</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/burun-egriligi-horlama-ve-uyku-apnesinin-gizli-nedeni-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:43:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/07/agency/iha/burun-egriligi-horlama-ve-uyku-apnesinin-gizli-nedeni-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="99218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mut Devlet Hastanesinin Yeni Başhekimi Uzm.Dr. Özay Oldu]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/mut-devlet-hastanesinin-yeni-bashekimi-uzmdr-ozay-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/mut-devlet-hastanesinin-yeni-bashekimi-uzmdr-ozay-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'in Mut İlçesinde Devlet Hastanesi Başhekimi Hüseyin Özer'in yan dal uzmanlığı eğitimi almak amacıyla Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğrenime başlaması nedeniyle boşalan başhekimlik görevine, İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Özkan Özay atandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin'in Mut İlçesinde Devlet Hastanesi Başhekimi Hüseyin Özer'in yan dal uzmanlığı eğitimi almak amacıyla Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğrenime başlaması nedeniyle boşalan başhekimlik görevine, İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Özkan Özay atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göreve başlayan Özay, hastane olarak vatandaşlara en iyi hizmeti sunmak için çalışacaklarını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Mersin, Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/mut-devlet-hastanesinin-yeni-bashekimi-uzmdr-ozay-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/07/agency/iha/mut-devlet-hastanesine-yeni-bashekim-atandi.jpg" type="image/jpeg" length="71703"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekici: “Modern Sağlık Tesislerini En Kısa Sürede Halkımızla Buluşturacağız”]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/ekici-modern-saglik-tesislerini-en-kisa-surede-halkimizla-bulusturacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/ekici-modern-saglik-tesislerini-en-kisa-surede-halkimizla-bulusturacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Ekici, il genelinde yapımı ve inşaatı tamamlanan birinci basamak sağlık tesisleri ile acil sağlık hizmetleri istasyonlarında incelemelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Ekici, il genelinde yapımı ve inşaatı tamamlanan birinci basamak sağlık tesisleri ile acil sağlık hizmetleri istasyonlarında incelemelerde bulundu.</p>

<p>Gerçekleştirilen saha ziyaretine İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkan Yardımcısı Fuat İşlek ve Uzman Ahmet Şimşek de eşlik etti. Ziyaret kapsamında sağlık yatırımlarının son durumu yerinde değerlendirilirken, teknik ekiplerden tesislerin hizmete açılma süreçleri hakkında bilgi alındı.</p>

<p>İncelemeler kapsamında Nusratiye Mahallesi’nde yapımı tamamlanan 4+4 birimli Göçmen Sağlığı Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezi, Gündoğdu Mahallesi’nde bulunan 6+6 birimli Göçmen Sağlığı Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezi, Deniz Mahallesi 4 birimli Aile Sağlığı Merkezi ile Yalınayak Mahallesi Çiftçiler 4 birimli Aile Sağlığı Merkezi ziyaret edildi.</p>

<p>Program kapsamında ayrıca Çavuşlu Mahallesi 75. Yıl Aile Sağlığı Merkezi bahçesinde yer alan 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ile Yenişehir ilçesi Kuzeykent Mahallesi Afetevleri Aile Sağlığı Merkezi yanında bulunan Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu da incelendi.</p>

<p>Tesislerin son durumu hakkında bilgi alan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Ekici, tamamlanan yatırımların kısa süre içerisinde vatandaşların hizmetine sunulacağını belirterek, “İnşaatı tamamlanan modern tesislerimizi en kısa sürede halkımızın hizmetine sunarak Mersin’in sağlık altyapısını daha da güçlendireceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni sağlık tesislerinin hizmete açılmasıyla birlikte hem birinci basamak sağlık hizmetlerinin kapasitesinin artırılması hem de acil sağlık hizmetlerine erişimin daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor. Mersin genelinde sürdürülen sağlık yatırımlarının, vatandaşların kaliteli ve hızlı sağlık hizmetine ulaşmasına önemli katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p><img alt="" height="375" src="https://mersintimecom.teimg.com/mersintime-com/uploads/2026/06/730332501-1389878119658050-2617983741622837412-n34.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="550" /><img alt="" height="245" src="https://mersintimecom.teimg.com/mersintime-com/uploads/2026/06/730223556-991213887035190-8390590031494794532-n36.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="550" /><img alt="" height="460" src="https://mersintimecom.teimg.com/mersintime-com/uploads/2026/06/730171873-1000270032913069-1931887409932690628-n.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="550" /><img alt="" height="460" src="https://mersintimecom.teimg.com/mersintime-com/uploads/2026/06/728254779-1006223715456138-7105173137551060660-n.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="550" /><img alt="" height="460" src="https://mersintimecom.teimg.com/mersintime-com/uploads/2026/06/730332501-1389878119658050-2617983741622837412-n.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="550" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/ekici-modern-saglik-tesislerini-en-kisa-surede-halkimizla-bulusturacagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 20:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/06/730171873-1000270032913069-1931887409932690628-n33.jpg" type="image/jpeg" length="75749"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zabıta Denetiminde Pes Dedirten Manzara: 3 Yıllık Ürünler Satışta]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/zabita-denetiminde-pes-dedirten-manzara-3-yillik-urunler-satista</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/zabita-denetiminde-pes-dedirten-manzara-3-yillik-urunler-satista" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'in Akdeniz ilçesinde zabıta ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde, son kullanma tarihi geçmiş çok sayıda gıda ürünü ele geçirilerek imha edildi. İşletme hakkında idari para cezası uygulanırken, ürünler bertaraf edilmek üzere imha merkezine gönderildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin'in Akdeniz ilçesinde zabıta ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde, son kullanma tarihi geçmiş çok sayıda gıda ürünü ele geçirilerek imha edildi. İşletme hakkında idari para cezası uygulanırken, ürünler bertaraf edilmek üzere imha merkezine gönderildi.</p>

<p>Akdeniz Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla market ve gıda satışı yapılan iş yerlerine yönelik denetimlerini sürdürdü. Bahçe Mahallesi'nde faaliyet gösteren bir işletmede yapılan kontrollerde, son kullanma tarihi geçmiş çok sayıda gıda ürünü tespit edildi.</p>

<p>Denetimlerde raflarda satışa sunulan ürünlerin son tüketim tarihleri tek tek incelenirken, bazı ürünlerin son kullanma tarihinin yaklaşık 3 yıl önce geçtiği belirlendi. Halk sağlığını tehdit edebilecek nitelikteki ürünler ekipler tarafından raflardan toplatılarak muhafaza altına alındı.</p>

<p>Konuya ilişkin açıklama yapan Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürü Ufuk Sivaslıoğlu, vatandaşların sağlığını korumaya yönelik denetimlerin titizlikle devam ettiğini belirterek, 'Akdeniz Belediyesi olarak vatandaşlarımızın güvenli ve sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi için ilçe genelindeki market, bakkal ve gıda satışı yapılan iş yerlerinde düzenli denetimler gerçekleştiriyoruz. Son yaptığımız kontrollerde, son kullanma tarihi geçmiş ve tüketilmesi halinde insan sağlığını riske atabilecek çok sayıda ürüne el koyduk' dedi.</p>

<p>Esnafa ürün takiplerini düzenli yapmaları çağrısında bulunan Sivaslıoğlu, son kullanma tarihi yaklaşan veya geçmiş ürünlerin raflardan kaldırılmasının büyük önem taşıdığını ifade ederek, vatandaşların sağlığını tehlikeye atan uygulamalara karşı gerekli yasal işlemlerin kararlılıkla uygulanacağını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ele geçirilen ürünlerin Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğünde tutanak altına alındığı bildirildi. İşletmeye ilgili mevzuat kapsamında idari para cezası uygulanırken, ürünlerin imha edilmek üzere bertaraf tesisine gönderildiği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Mersin, Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/zabita-denetiminde-pes-dedirten-manzara-3-yillik-urunler-satista</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/06/agency/iha/mersinde-tarihi-gecmis-gida-urunleri-ele-gecirildi.jpg" type="image/jpeg" length="30535"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Şehir Hastanesi'nden Uluslararası Başarı]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/ingiltereden-gelen-genc-sporcuya-mersinde-basarili-operasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/ingiltereden-gelen-genc-sporcuya-mersinde-basarili-operasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık turizmi kapsamında İngiltere'den Mersin'e gelen 15 yaşındaki futbolcu, Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık turizmi kapsamında İngiltere'den Mersin'e gelen 15 yaşındaki futbolcu, Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.</p>

<p>Dizindeki sakatlık nedeniyle tedavi arayışına giren İngiltere vatandaşı genç sporcu, sağlık turizmi kapsamında Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ni tercih etti. Yapılan muayene ve tetkiklerde hastada menisküs yırtığı ile ön çapraz bağ yaralanması tespit edildi.</p>

<p>Menisküs onarımı ve çapraz bağ rekonstrüksiyonu yapıldı</p>

<p>Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde görev yapan Doç. Dr. Fatih Günaydın ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonda menisküs onarımı ve ön çapraz bağ rekonstrüksiyonu başarıyla uygulandı. Ameliyat sonrası sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen hastanın rehabilitasyon sürecine başlandığı bildirildi.</p>

<p>'Uluslararası hastalar tarafından tercih ediliyoruz'</p>

<p>Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ballı, sağlık turizmi alanında sunulan hizmetlerin yurt dışından gelen hastalar tarafından tercih edilmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Hastanenin güçlü hekim kadrosu, teknolojik altyapısı ve nitelikli sağlık hizmetleriyle yalnızca Türkiye'den değil, farklı ülkelerden gelen hastalara da güven verdiğini belirten Ballı, sağlık turizmi kapsamında gelen hastalara tanıdan tedaviye kadar tüm süreçlerde yüksek standartlarda hizmet sunmaya devam ettiklerini kaydetti.</p>

<p>Hedef yeniden sahalara dönmek</p>

<p>Operasyonu gerçekleştiren Doç. Dr. Fatih Günaydın ise ön çapraz bağ ve menisküs yaralanmalarının özellikle genç sporcularda sık görülen sakatlıklar arasında yer aldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ameliyatın başarılı geçtiğini ifade eden Günaydın, uygulanacak rehabilitasyon programının ardından genç sporcunun sağlıklı bir şekilde yeniden spor hayatına dönmesinin hedeflendiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Mersin, Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/ingiltereden-gelen-genc-sporcuya-mersinde-basarili-operasyon</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/06/agency/iha/ingiltereden-gelen-genc-sporcuya-mersinde-basarili-operasyon.jpg" type="image/jpeg" length="77671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençliğin yeni sessiz salgını: Sanal kumar ve bahis]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/gencligin-yeni-sessiz-salgini-sanal-kumar-ve-bahis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/gencligin-yeni-sessiz-salgini-sanal-kumar-ve-bahis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akıllı telefonlar ve dijital platformlar üzerinden birkaç saniyede ulaşılabilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında giderek büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, özellikle ekonomik kaygılar ve kısa yoldan kazanç elde etme isteğinin gençleri bu platformlara yönelttiğini belirtirken, başlangıçta sunulan küçük kazançların bağımlılık döngüsünü tetiklediğine dikkat çekiyor. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, gençler arasında sanal bahis ve kumarın alarm verici boyutlara ulaştığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefonlar ve dijital platformlar üzerinden birkaç saniyede ulaşılabilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında giderek büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, özellikle ekonomik kaygılar ve kısa yoldan kazanç elde etme isteğinin gençleri bu platformlara yönelttiğini belirtirken, başlangıçta sunulan küçük kazançların bağımlılık döngüsünü tetiklediğine dikkat çekiyor. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, gençler arasında sanal bahis ve kumarın alarm verici boyutlara ulaştığını söyledi. </p><p>Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda konuşan Ögel, sanal kumarın Türkiye'de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini söyledi. Kumarın artık yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Ögel, cep telefonları aracılığıyla günün her saatinde erişilebilen dijital platformların riski katladığını ifade ederek, 'Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri haline geldi. Bu yolla düzenli para kazanmak mümkün değil. Buna rağmen gençler bir kez başladığında kendilerini durdurmakta ciddi güçlük yaşıyor' dedi. </p><p>Uzmanlara göre, sanal bahis sitelerinin en tehlikeli yönlerinden biri ise kullanıcıyı sisteme bağlamak için kullandıkları yöntemler. Renkli tasarımlar, anlık bildirimler ve hızlı geri dönüş mekanizmalarıyla dikkat çeken platformların özellikle ilk aşamada kazandırarak güven oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Ögel, 'Bir kez kazanan kişi kaybetmeye başladığında da oyunda kalmayı sürdürüyor. Çünkü kayıplarını geri kazanabileceğine inanıyor. Asıl tuzak da burada başlıyor' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ortak mücadele çağrısı </p><p>Ögel, ailelerin çocuklarında ortaya çıkan davranış değişikliklerini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurgulayarak, 'Harcama alışkanlıklarında ani değişimler, sosyal çevreden uzaklaşma, okul başarısında düşüş ve dijital cihazlarla geçirilen sürenin artması önemli işaretler arasında yer alıyor. Bağımlılığı anlamanın en etkili yolu çocukla sağlıklı iletişim kurmaktır. Ergenlik dönemine ait davranışlarla bağımlılık belirtilerini ayırt etmek ancak güçlü bir iletişimle mümkündür' dedi. </p><p>Uzmanlar, sanal kumarın yalnızca ekonomik kayıplara yol açmadığını; aile ilişkilerinden eğitim hayatına, ruh sağlığından sosyal yaşama kadar birçok alanda kalıcı sorunlara neden olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle sanal bahis ve kumarın, dijital çağın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. </p><p>Bağımlılık bir beyin hastalığı </p><p>Klinik Psikolog Yusuf Babacan da bağımlılığın irade sorunu değil, bir beyin hastalığı olduğunu ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evrildiğini belurterek, 'Bağımlılık kamuoyunda bir nefis mücadelesi gibi algılanıyor. Oysa bağımlılık beynin bazı bölgelerinin işlevselliğini kaybetmesi anlamına geliyor. Beyin ödül merkezi ve kontrol merkezinden oluşur. Kontrol merkezindeki bozulma bağımlılığın gelişmesine neden oluyor. Kontrol merkezi devre dışı kaldığı için kişi kendisini frenleyemiyor. Beynin içsel frenleme sistemi devre dışı kalıyor' diye konuştu. </p><p>Özellikle son dönemde gençler arasında kumar bağımlılığının hızlı geliştiğine dikkat çeken Babacan, online bahis sisteminin ve kumarın gençleri hedef aldığına işaret etti. Erişimin kolaylaşmasının bağımlılığın gelişip sürdürülmesine katkıda bulunduğunu ifade eden Babacan, gençlerin başlangıçta can sıkıntısı, keyiflenmek ama en önemlisi kısa yoldan zengin olma dürtüsü ile kumara başladığını ifade etti. Kumarın sonu olmayan ekonomik bir bataklık olduğuna dikkat çeken Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: 'Kısa yoldan köşeyi dönme, emek harcamadan zengin olma hayali bu davranışı başlatıyor, sonra kazanıp-kaybedip bunu devam ettiriyorlar. Zengin olma fantezisi onları dipsiz bir kuyuya çekerek, ailelerinin de iflasına sebep oluyor. Çünkü gençler kumar borçlarını ailelerine ödetmeye çalışıyor. Unutulmamalıdır ki, bağımlılık kronik bir hastalık ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evriliyor'. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/gencligin-yeni-sessiz-salgini-sanal-kumar-ve-bahis</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 15:08:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/06/agency/iha/gencligin-yeni-sessiz-salgini-sanal-kumar-ve-bahis.jpg" type="image/jpeg" length="31770"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital çağın sağlık tuzağına 'Yarım doktor candan eder' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/dijital-cagin-saglik-tuzagina-yarim-doktor-candan-eder-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/dijital-cagin-saglik-tuzagina-yarim-doktor-candan-eder-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medya fenomenlerinin ve 'yaşam koçu' adı altında sağlık tavsiyesi veren yetkisiz kişilerin, tıp ilmini ticaret aracı haline getirerek halk sağlığını uçurumun kenarına taşıdığına dikkat çekildi. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, ekranlarda ilaç önerenlerden, ruhsatsız güzellik merkezlerinde işlem yapanlara kadar genişleyen bu alanı eleştirerek, 'Tıp oyuncak edilebilecek bir meslek değil; edilirse halkın sağlığı oyuncak olur' uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya fenomenlerinin ve 'yaşam koçu' adı altında sağlık tavsiyesi veren yetkisiz kişilerin, tıp ilmini ticaret aracı haline getirerek halk sağlığını uçurumun kenarına taşıdığına dikkat çekildi. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, ekranlarda ilaç önerenlerden, ruhsatsız güzellik merkezlerinde işlem yapanlara kadar genişleyen bu alanı eleştirerek, 'Tıp oyuncak edilebilecek bir meslek değil; edilirse halkın sağlığı oyuncak olur' uyarısında bulundu. </p><p>Sosyal medyada yayılan sahte doktorlar, ürün pazarlayan fenomenler ve hiçbir tıbbi geçerliliği bulunmayan kaçak tedavi yöntemleri, halk sağlığını doğrudan tehdit eden bir sağlık kaosuna dönüştü. Lisanslı hekimlerin yıllar süren eğitimiyle edindikleri teşhis ve tedavi yetkisinin, tıbbi altyapısı olmayan fenomenler ve yetkisiz kişilerce gasp edilmeye çalışıldığına dikkati çeken HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, vatandaşları uyardı. </p><p>'Hekimin tanınmış haklarını kullanmak isteyen kesimler var' </p><p>Sağlık sektöründeki maddi cazibenin, ehliyetsiz kişileri ve farklı oluşumları bu alana çektiğini ifade eden Uzm. Dr. Kurban, 'Mesela öğretmenlerle ilgili bir yapay zeka çalışması ne ölçüde var? Neredeyse yok. Peki başka bir meslekle ilgili, örneğin eczacılıkla ilgili var mı? Avukatlıkla ilgili var mı? Yok. Dikkat edin yok. Neden tıpla ilgili bu kadar çok var? Neden yapay zeka tıpta kullanılmaya çalışılıyor çünkü tıptaki büyük ranttan ötürü. Hekimin tanınmış haklarını kullanmak isteyen kesimler var. Bunlar da bilerek bu işi yapmıyorlar, keşke bilseler ama bilerek yapmıyorlar' dedi. </p><p>'Bu yerler insana ne kadar müdahil olabilirler' </p><p>Güzellik merkezleri adı altında yetkisiz ama sağlığı doğrudan etkileyebilen işlemler yapan işletmelere de tepki gösteren Kurban, 'Çok basitçe, merdiven altı olarak tabir edilebilecek yerlerde, bazen çok da lüks yerlerde güzellik merkezleri var. Bu yerler insana ne kadar müdahil olabilirler? Haklarını ve hadlerini bilmeden bunu yapabiliyorlar. Araştırdığınız zaman şunu da göreceksiniz, çok sayıda insana ait işlem ruhsatsız ellerde yapılıyor. Ama neden buna göz yumuluyor? Bunu da sormak istiyorum' diye konuştu. </p><p>'Tıp oyuncak edilebilecek bir meslek değil' </p><p>Hekimlik mesleğinin zorluğuna ve tıp eğitiminin ağırlığına vurgu yapan Uzm. Dr. Kurban, hekimlerin sadece mesleki haklarını talep ettiğini belirterek şunları söyledi: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Peki hekimler ne istiyor? Hekimler, haklarından başka bir şey istemiyor. Hekimler dağları taşları istemiyorlar. Tıp eğitimi standart bir lisans programına göre yaklaşık 3,2 kat daha fazla ders saatine sahip. Bakın dikkat edin süre olarak 1,5 kat olması gerekirken 3,2 kat ders saatine sahip. Bu da tıp eğitiminin sadece uzun değil aynı zamanda yoğun bir eğitim olduğunu da gösteriyor. Bu veri tam tespit edilmiş, bizim yaptığımız bilimsel bir çalışmadır. Biz bunu HEKİMSEN ilk kurulduğunda araştırdık. Bir üniversitede ders saatlerini karşılaştırdık. Buna hocalar bile şaşırdı. Dikkat edin 3,2 kat. Yine zorluk derecesini karşılaştırdığınız zaman da tıp fakültesini bitirmek hiç kolay değil. O fakülteyi kazanmak, o bilgiyi edinmek, mezun olmak çok zordur. İlk 50 bine girenlerin bitirdikleri fakültelerden sonra hastanelerde nasıl zorluk çektiklerini görüyoruz, biliyoruz. Tıp oyuncak edilebilecek bir meslek değil, edilirse halkın sağlığı oyuncak olur.' </p><p>Zayıflama ilaçlarına dikkat: 'Bazen karaciğer yetmezliği gelişiyor' </p><p>Tıp dışı meslek gruplarının hastalara ilaç veya fitoterapi tavsiyesinde bulunmasının geri dönülmez sağlık sorunlarına yol açtığını da belirten Kurban, 'Tıp sadece bir ustalık değil, tıp bir zanaattir ama bu zanaatın kökeninde çok büyük ve önemli binlerce yıllık bir bilgi birikimi var. Modern tıpla da bu bilgi bazı açılardan zirveye çıkmıştır. İşte bu durumu bilmek gerekir. Örneğin bazı eczacı arkadaşlarımız rahat rahat ilaç tavsiyesi verebiliyor. Fitoterapik bir şey de olabilir, tavsiye ediyor. Tanı koymadan tedavi verilemez. Tıp dışı meslek sahipleri tanı koyma bilgi ve yetkisine sahip değildir. Eczacı arkadaşlarım beni lütfen yanlış anlamasınlar. Hepsine saygım ve sevgim sonsuz ama bu konu ile ilgili bir yetki aşımı olduğunu da ifade etmem gerekir. Mesela zayıflamak için bazı ürünler kullanıyorlar. Bakıyoruz, vatandaşımızın karaciğer enzimleri bozulmuş, kullanılan ürün nedeniyle Fulminan hepatite dönüşmüş, geri dönülmez hasarlar oluşmuş. Hatta bazen karaciğer yetmezliği gelişiyor' diye konuştu. </p><p>'Yarım doktor candan, yarım imam dinden edermiş' </p><p>Kurban, bu konuda HEKİMSEN'e çok fazla şikayet geldiğini de aktararak, 'Bu ilaçlar yüzünden böbrek yetmezliğine girenler var veya çok ağır hasarla kurtulanlar var. Karaciğerle ilgili ciddi sorunlar yaşayanlar var ama dikkat ederseniz çok ilginçtir, bunu önerenlere bir şey olmuyor. Ben vatandaşlarımızı uyarmak istiyorum. Yarım doktor candan, yarım imam dinden edermiş' ifadesini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Kocaeli</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/dijital-cagin-saglik-tuzagina-yarim-doktor-candan-eder-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 14:18:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/06/agency/iha/dijital-cagin-saglik-tuzagina-yarim-doktor-candan-eder-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="29964"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ölümcül ritim bozukluğundan milimetrik operasyonla kurtuldu]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/olumcul-ritim-bozuklugundan-milimetrik-operasyonla-kurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/olumcul-ritim-bozuklugundan-milimetrik-operasyonla-kurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de, ölümcül ritim bozukluğu olarak bilinen 'ventriküler taşikardi' şikayeti sebebiyle kalp çarpıntıları yaşayan yaşlı adam, üç boyutlu kompleks haritalama sistemi ve yakma yöntemiyle sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de, ölümcül ritim bozukluğu olarak bilinen 'ventriküler taşikardi' şikayeti sebebiyle kalp çarpıntıları yaşayan yaşlı adam, üç boyutlu kompleks haritalama sistemi ve yakma yöntemiyle sağlığına kavuştu. </p><p>İzmir'de yaşayan Hasan Geyik (68), yaklaşık 1 ay önce 'çarpıntı' şikayetiyle İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne başvurdu. Yapılan tetkiklerde yaşlı adama ölümcül ritim bozukluğu olarak da adlandırılan 'ventriküler taşikardi' tanısı konuldu. Defalarca uygulanan elektroşok tedavisine rağmen kalp ritmi düzelmeyen Geyik, kardiyoloji servisine alındı. Bir süre ilaç tedavisi uygulanan hastanın kalp ritmi kısmen kontrol altına alınsa da kısa süre sonra ciddi ritim bozukluğu atakları yeniden başladı. Bunun üzerine Geyik, acil bir şekilde kalp ritim bozukluklarının tanı ve tedavisinin yapıldığı aritmi laboratuvarına alındı. Burada Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Can Yontar ve ekibi, üç boyutlu kompleks haritalama sistemi kullanarak ritim bozukluğuna neden olan odak noktayı milimetrik hassasiyetle belirledi. Ardından uygulanan ablasyon (yakma) yöntemiyle hastalıklı doku tamamen ortadan kaldırıldı. Başarılı operasyonun ardından Geyik, ölümcül ritim bozukluğundan kurtularak sağlığına kavuştu. </p><p>'Riskli ve zor bir vakaydı' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hastanın tedavi sürecine ilişkin bilgilendirmelerde bulunan İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Can Yontar, 'Hastamız bayramdan bir hafta önce, acil servise çarpıntı ve ona bağlı şikayetlerle başvurdu. Orada 'ventriküler taşikardi' denilen ölümcül ritim bozukluğu olduğu tespit edilmiş. Kendisine birkaç kez elektroşok uygulanmış ancak kalp ritminde bir düzelme sağlanmamış. Daha sonra hastamızı kardiyolojiye yatırdık. Bazı ilaçlar uyguladık. Hastamız 10 sene önce bypass ameliyatı olmuş. Bu yüzden hasta, kalp krizi geçirdiği şüphesiyle anjiyoya alındı. Burada damarın tıkalı olduğu görüldü. Bu damara stent takıldı. Ancak hastamızın ritim bozuklukları tekrarladı. Bunun üzerine hastamızı acil olarak ablasyon işlemine aldık. Bu işlemde ritim bozukluklarını doğuran kalpteki odakları bulup onları yok ediyoruz ve ritmi düzeltiyoruz. Hastamızın acil şartlarda olması sebebiyle de bizim için hem riskli hem de zor bir vakaydı' diye konuştu. </p><p>Kompleks haritalama yöntemleri denilen üç boyutlu yöntemlerle, hastanın kalbindeki hastalıklı dokuyu belirleyip yok ettiklerini anlatan Prof. Dr. Yontar, 'İşlemin ardından hastamızın ritim bozukluğu düzeldi ve tekrarlamadı. Birkaç gün takip edip sonrasında da hastamızı evine gönderdik. Şu an gayet sağlıklı' ifadelerini aktardı. </p><p>Kompleks haritalama yöntemlerinin 2000'li yılların başında başladığını vurgulayan Prof. Dr. Yontar, şunları ekledi: </p><p>'Son 10 yıldır birçok merkezde yapılıyor. Bu yöntem daha çok hayati tehlike olmayan durumlarda yapılan bir işlem. Hastamızın durumu acil olması sebebiyle diğer hastalardan ayrılıyor. Tecrübeli bir merkezde işlemin yapılması gerekiyor.' </p><p>'Ben pes etmek üzeriyken bile onlar pes etmedi' </p><p>Kalple ilgili sorunlar yaşadığını ifade eden hasta Hasan Geyik, 'Operasyonlar geçirdim. En son 2016 yılında bypass oldum. Bir problemim yok sanıyordum ama varmış. Osman hocam ve ekibi bana çok yardımcı oldu. Allah onlardan razı olsun. Ben pes etmek üzeriyken bile onlar pes etmedi. Beni hayata döndürdüler. Artık ritim bozukluğum tamamen kayboldu. Günden güne sağlığıma kavuşuyorum. Daha iyi olacağım. Alkol ve sigaradan uzak kalacağım' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Izmir</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/olumcul-ritim-bozuklugundan-milimetrik-operasyonla-kurtuldu</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:21:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/06/agency/iha/olumcul-ritim-bozuklugundan-milimetrik-operasyonla-kurtuldu.jpg" type="image/jpeg" length="81551"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne karnında yaşama şansı düşük denilen bebek, Diyarbakır'da sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/anne-karninda-yasama-sansi-dusuk-denilen-bebek-diyarbakirda-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/anne-karninda-yasama-sansi-dusuk-denilen-bebek-diyarbakirda-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman'da hamilelik sürecinde bebeklerinin diyafram fıtığı (diyafragma hernisi) olduğunu öğrenen aileye, hastalığın ciddiyeti nedeniyle bebeğin yaşayamayabileceği belirtilerek yasal haklar kapsamında gebeliğin sonlandırılması önerildi. Ancak umutlarını kaybetmeyen aile, yaptıkları araştırmalar sonucu Op. Dr. Taner Kamacı'ya ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batman'da hamilelik sürecinde bebeklerinin diyafram fıtığı (diyafragma hernisi) olduğunu öğrenen aileye, hastalığın ciddiyeti nedeniyle bebeğin yaşayamayabileceği belirtilerek yasal haklar kapsamında gebeliğin sonlandırılması önerildi. Ancak umutlarını kaybetmeyen aile, yaptıkları araştırmalar sonucu Op. Dr. Taner Kamacı'ya ulaştı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Batman'da yaşayan bir aile, anne karnındaki bebeklerine yapılan kontrollerde diyafram fıtığı (diyafragma hernisi) tanısı konulmasının ardından zorlu bir süreç yaşadı. Doktorlar tarafından hastalığın hayati risk taşıdığı ve bebeğin doğum sonrası yaşama şansının düşük olabileceği ifade edilirken, aileye yasal hakları kapsamında gebeliğin sonlandırılması seçeneği de sunuldu. Ancak bebeklerini dünyaya getirmek isteyen aile, farklı tedavi seçeneklerini araştırmaya başladı. Araştırmaları sonucunda Diyarbakır Memorial Dicle Hastanesi Çocuk Cerrahı Op. Dr. Taner Kamacı ile iletişime geçen aile, doğumun Diyarbakır Memorial Dicle Hastanesinde gerçekleştirilmesine karar verdi. Doğumun ardından uzman ekip tarafından yakından takip edilen kız bebek, gerçekleştirilen ameliyatlar ve tedavi süreci sayesinde sağlığına kavuştu. Zorlu süreci geride bırakan minik kızın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. </p><p>Başarılı ameliyatla sağlığına kavuştu </p><p>Çocuk Cerrahı Op. Dr. Taner Kamacı, hastanın daha anne karnındayken konulmuş bir teşhisle kendilerine geldiğini ifade etti. Op. Dr. Kamacı, 'Diyafram hernisi hastamızdı. Gebelik ultrasonlarında sol diyaframında bir yırtık olduğu ve buradan çocuğun bağırsaklarının, midesinin ve karaciğerinin sol lobunun göğüs boşluğuna çıktığı tespit edilmişti. Hastamız bize Batman'dan geldi. Takipte oldukları bazı kadın doğum uzmanları, bebeğin riskinin çok fazla olduğunu, hatta aldırmayı dahi düşünebileceklerini söylemişler. Aile de bize biraz korkuyla geldi. Ancak biz, daha önce bu tür vakaları çok gördüğümüzü, iyi bir ameliyat ve yoğun bakım süreci geçirirse düzelebileceğini aileye anlattık. Çok şükür aile bebeği aldırmadı. Doğum zamanı bize geldi. Biz de doğumunu gerçekleştirdik ve doğduktan hemen sonra hastamızı yoğun bakıma aldık. Bebeğimiz sabah doğdu. Kan gazlarının uygun olması üzerine aynı gün öğleden sonra ameliyata aldık. Sol diyaframındaki yırtığı kapattık. Göğüs boşluğuna çıkmış olan bağırsakları, midesini ve karaciğerini tekrar karın boşluğuna indirerek diyaframdaki açıklığı onardık. Hastamızda aynı zamanda bağırsakta da küçük bir problem vardı. Ameliyat sırasında bunu fark ederek, bağırsaktaki 'Ladd bandı' dediğimiz sorunu da giderdik. Ameliyatın ardından hastamızı tekrar yoğun bakıma aldık. Bir süre entübe olarak takip edildi. Daha sonra solunum cihazından ayrıldı ve bir süre oksijen tedavisi aldı. Tüm tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından hastamızı şifa ile taburcu ettik. Bugün hastamızın kontrol muayenesini yapıyoruz. Her şey yolunda görünüyor. Bebeğimizin herhangi bir solunum sıkıntısı yok' dedi. </p><p>Kamacı, diyafram hernisi hastalığının her 4 bin ila 5 bin doğumda bir görülen, nadir ancak hayati riski yüksek konjenital anomalilerden olduğunu kaydederek, ''Ancak diyafram hernisi konusunda tecrübe kazanmış merkezlerde hayatta kalma oranları ciddi şekilde artmaktadır. Diyafram hernisi tanısı almış ailelere tavsiyemiz korkmamalarıdır. Evet, bazı hastalar gebeliğin sonuna ulaşamayabiliyor veya doğduktan sonra ameliyat şansı bulamadan kaybedilebiliyor. Ancak doğum zamanına ulaşmış ve dünyaya gelmiş bebeklerin çok büyük bir kısmı artık başarılı şekilde tedavi edilebilmektedir. Eskiden ölüm oranları daha yüksekti. Günümüzde ise hasta kaybı oldukça nadir görülmektedir. Ailelerin korkmadan, doğum sonrası hem yenidoğan yoğun bakım hem de çocuk cerrahisi açısından gerekli imkânlara sahip merkezleri tercih etmelerini öneriyoruz'' diye konuştu. </p><p>Baba Ümit Dinler ise Batman'dan geldiklerini ve kızlarını kucaklarına aldıkları için çok mutlu olduklarını söyledi. Dinler, '14 Ocak 2026 tarihinde yapılan detaylı ultrason muayenesinde bebeğimize diyafram hernisi tanısı konuldu. Hatta o dönemde görüştüğümüz doktorlardan biri bize, yasal hakkımız olduğunu söyleyerek bebeği aldırmamızı önerdi. Tabii biz de o süreçte araştırmalara başladık. Taner hocamızla tanıştık. Allah razı olsun, bize çok yardımcı oldu. Tüm raporlarımızı kendisine gönderdik. Bize, 'Allah'ın izniyle ben bu ameliyatı yapacağım ve kızınızı sağlıklı bir şekilde kucağınıza verip sizi buradan göndereceğim' dedi. Biz de güvenerek buraya geldik. Allah razı olsun Taner hocamızdan ve Emin hocamızdan. Kızımız başarılı bir operasyon geçirdi. Şu anda da çok mutlu bir şekilde hayatımıza devam ediyoruz. Bugün de kontrolümüz için Taner hocamızın yanına geldik. Kendisine ve hastaneye çok teşekkür ediyoruz. Çok şükür, elhamdülillah kızımızın durumu çok iyi. İlk günden beri anne sütüyle besleniyor. Bugün de Taner amcası muayenesini yaptı, filmlerini çekti. Her şeyin yolunda ve şuanda Taner amcasına gülüyor' şekline konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/anne-karninda-yasama-sansi-dusuk-denilen-bebek-diyarbakirda-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 10:37:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/06/agency/iha/anne-karninda-yasama-sansi-dusuk-denilen-bebek-diyarbakirda-sagligina-kavustu.jpg" type="image/jpeg" length="53038"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: 'Hanta virüsü yeni bir salgın değil']]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/prof-dr-gurdal-yilmaz-hanta-virusu-yeni-bir-salgin-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/prof-dr-gurdal-yilmaz-hanta-virusu-yeni-bir-salgin-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor. </p><p>Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye'deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor. </p><p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti. </p><p>Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika'da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye'de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti. </p><p>'Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın' </p><p>Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, 'Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya'da, Kuzey Avrupa'da ve Amerika'da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz'de görülen, daha hafif seyreden formlardır' dedi. </p><p>'Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit' </p><p>Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, 'Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90'lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir' diye konuştu. </p><p>Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları </p><p>Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz 'Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken 'bana bir şey bulaşır mı' sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/prof-dr-gurdal-yilmaz-hanta-virusu-yeni-bir-salgin-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 10:00:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/06/agency/iha/prof-dr-gurdal-yilmaz-hanta-virusu-yeni-bir-salgin-degil.jpg" type="image/jpeg" length="71091"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Meme estetiğinde farklı yöntemler bir arada uygulanabiliyor']]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/meme-estetiginde-farkli-yontemler-bir-arada-uygulanabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/meme-estetiginde-farkli-yontemler-bir-arada-uygulanabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meme estetiği kapsamında en sık meme büyütme, küçültme ve dikleştirme ameliyatlarının uygulandığını belirten Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Necmettin Tütüncü, 'Meme asimetrisinin düzeltilmesi, doğum ve emzirme sonrası meme formunun yeniden düzenlenmesi de sık yapılan işlemler arasındadır. Bazı hastalarda işlemler tek başına yapılırken bazı durumlarda meme dikleştirme ile implant uygulaması birlikte planlanabilmektedir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meme estetiği kapsamında en sık meme büyütme, küçültme ve dikleştirme ameliyatlarının uygulandığını belirten Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Necmettin Tütüncü, 'Meme asimetrisinin düzeltilmesi, doğum ve emzirme sonrası meme formunun yeniden düzenlenmesi de sık yapılan işlemler arasındadır. Bazı hastalarda işlemler tek başına yapılırken bazı durumlarda meme dikleştirme ile implant uygulaması birlikte planlanabilmektedir' dedi. </p><p>Meme estetiği ameliyatları, yalnızca estetik görünüm amacıyla değil bazı fiziksel rahatsızlıkların azaltılması ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla da tercih edilebiliyor. VM Medical Park Mersin Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Necmettin Tütüncü, meme estetiğinin memelerin şekil, hacim, simetri ve diklik açısından daha dengeli hale getirilmesini amaçlayan cerrahi işlemlerin genel adı olduğunu belirterek, 'Bu işlemler yalnızca estetik kaygılarla değil, bazı durumlarda fiziksel rahatsızlıkların azaltılması ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla da yapılabilmektedir' ifadelerini kullandı. </p><p>'En sık meme büyütme ve küçültme işlemleri uygulanıyor' </p><p>Meme estetiği kapsamında en sık meme büyütme, küçültme ve dikleştirme ameliyatlarının uygulandığını dile getiren Op. Dr. Tütüncü, 'Meme asimetrisinin düzeltilmesi, doğum ve emzirme sonrası meme formunun yeniden düzenlenmesi de sık yapılan işlemler arasındadır. Bazı hastalarda işlemler tek başına yapılırken bazı durumlarda meme dikleştirme ile implant uygulaması birlikte planlanabilmektedir' diye konuştu. </p><p>'Büyük memeler fiziksel şikayetlere yol açabiliyor' </p><p>Meme estetiğinin yalnızca kozmetik nedenlerle tercih edilmediğini ifade eden Tütüncü, 'Büyük memeler sırt, boyun ve omuz ağrılarına, sütyen askılarının omuzda iz yapmasına, meme altında pişik ve cilt tahrişine neden olabilir. Meme küçültme ameliyatı bu şikayetlerin hafiflemesine katkı sağlayabilmektedir. Memelerde sarkma, şekil bozukluğu, iki meme arasında belirgin hacim farkı ya da doğum sonrası hacim kaybı da ameliyat nedenleri arasında yer almaktadır' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Amaç vücut oranlarıyla uyumlu görünüm sağlamak' </p><p>Meme büyütme ameliyatlarında genellikle silikon implantların kullanıldığını belirten Op. Dr. Tütüncü, 'Amaç daha dolgun, vücut oranlarıyla uyumlu ve estetik bir görünüm sağlamaktır' ifadelerini kullandı. </p><p>Tütüncü, meme küçültme ameliyatına ilişkin ise 'Bu işlemde fazla meme dokusu, yağ dokusu ve deri çıkarılır. İşlem yalnızca estetik açıdan değil, fiziksel yükün azalması açısından da hastalara katkı sağlayabilmektedir' diye konuştu. </p><p>Meme dikleştirme ameliyatına da değinen Op. Dr. Tütüncü, 'Bu işlem memenin hacmini belirgin şekilde artırmak ya da azaltmaktan çok, sarkmış meme dokusunu toparlamayı ve meme başını daha ideal konuma taşımayı amaçlar' dedi. </p><p>'İmplant seçimi kişiye göre değişiyor' </p><p>Meme büyütme ameliyatlarında silikon jel içerikli ve serum fizyolojik içerikli implantların kullanılabildiğini söyleyen Op. Dr. Tütüncü, 'Silikon implantlar doğal his ve görünüm sağlaması nedeniyle daha sık tercih edilmektedir. İmplant seçiminde kişinin göğüs yapısı, mevcut meme dokusu, cilt kalitesi ve beklentileri dikkate alınmaktadır. İmplantların şekli, hacmi ve yerleştirileceği plan kişiye özel belirlenmektedir' açıklamasında bulundu. </p><p>'Doğum ve emzirme sonrası değişiklikler görülebiliyor' </p><p>Doğum ve emzirme sonrasında memelerde hacim kaybı, sarkma ve asimetri oluşabileceğini belirten Op. Dr. Tütüncü, şu bilgileri paylaştı: </p><p>'Bu değişiklikler kişinin cilt yapısına, kilo değişimine ve emzirme sürecine göre farklılık gösterebilir. Hacim kaybının ön planda olduğu durumlarda meme büyütme, sarkmanın belirgin olduğu durumlarda ise meme dikleştirme ameliyatı tercih edilebilmektedir.' </p><p>'İyileşme süreci kişiye göre değişiyor' </p><p>Meme estetiği ameliyatlarından sonra ilk günlerde şişlik, morluk ve hafif ağrı görülebileceğini belirten Op. Dr. Tütüncü, 'Doktorun önerdiği özel sütyenlerin düzenli kullanılması ve ilk haftalarda ağır kaldırmaktan kaçınılması önemlidir' dedi. </p><p>Günlük yaşama dönüş süresinin yapılan işleme göre değişebildiğini söyleyen Op. Dr. Tütüncü, 'Masa başı çalışan birçok hasta yaklaşık bir hafta içinde günlük rutinine dönebilmektedir. Daha yoğun fiziksel aktiviteler için ise birkaç hafta beklemek gerekebilir. Ameliyat sonrası memelerin son şeklini alması birkaç ay sürebilir. İzler zamanla azalabilir ancak tamamen kaybolmayabilir. İzlerin görünürlüğü kişinin yara iyileşme süreciyle yakından ilişkilidir' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Mersin</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/meme-estetiginde-farkli-yontemler-bir-arada-uygulanabiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 10:17:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/05/agency/iha/meme-estetiginde-farkli-yontemler-bir-arada-uygulanabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="91377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Demirkol, Türkiye'nin yerli ultrason üretimine başlayacağını duyurdu]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/kamu-hastaneleri-genel-muduru-demirkol-turkiyenin-yerli-ultrason-uretimine-baslayacagini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/kamu-hastaneleri-genel-muduru-demirkol-turkiyenin-yerli-ultrason-uretimine-baslayacagini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu'da öğrencilerle buluşan Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Türkiye'nin sağlık teknolojilerinde geldiği son noktayı anlattı. Yerli ultrason üretimine başlanacağını ve gelecek yıl 700 cihazın Sağlık Bakanlığı'na teslim edileceğini açıklayan Demirkol, ayrıca 5G teknolojisi kullanılarak İstanbul'daki cerrahların Muş'taki bir hastaya uzaktan robotik böbrek ameliyatı gerçekleştirdiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolu'da öğrencilerle buluşan Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Türkiye'nin sağlık teknolojilerinde geldiği son noktayı anlattı. Yerli ultrason üretimine başlanacağını ve gelecek yıl 700 cihazın Sağlık Bakanlığı'na teslim edileceğini açıklayan Demirkol, ayrıca 5G teknolojisi kullanılarak İstanbul'daki cerrahların Muş'taki bir hastaya uzaktan robotik böbrek ameliyatı gerçekleştirdiğini duyurdu. </p><p>Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Bolu'da düzenlenen 'İhtisas Akademi 26' programında öğrencilerle buluştu. Türkiye'nin ultrason cihazı üretiminde, kanser ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T sisteminde hem de yenilikçi tedavilerde gelinen son noktayı aktaran Demirkol, dün 5G teknolojisiyle sağlık alanında yapılan başarılı bir tedaviden bahsetti. Programda İhtisas Akademi'nin sinevizyon gösterisi de izletildi. </p><p>'Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'nin kendi ultrason cihazını üretmeye başlayacağını ve önümüzdeki yılda 700 adet ultrason cihazının Sağlık Bakanlığı bünyesine kazandırılacağını açıklayan Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, 'Artık sağlık alanında kendi kalp akciğer pompamızı yapıyoruz. 2 hafta önce Sayın Bakanımızın hem Kore hem de Çin firmasıyla imzalamış olduğu anlaşma gereği, artık Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor. Böylelikle önümüzdeki yılda 700 tane ultrasonu Sağlık Bakanlığına bu protokol yapılan firmalar teslim edecekler. Şu anda CAR-T (Kimerik Antijen Reseptörü T-hücre) sistemi dediğimiz, özellikle lösemi ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T çalışması Ankara Etnik Şehir Hastanesi'mizde başladı. Bu sistem Türkiye'de ve dünyada gelecek 10 yılın en önemli kanser tedavilerinden biri olacak. Hem ultrasonda hem CAR-T'de hem de yenilikçi tedavilerde Türkiye, üreten sağlık olarak özellikle savunma sanayiinde aldığımız yolun çok daha ötesine gitmeyi hedefliyor' dedi. </p><p>5G teknolojisiyle uzaktan böbrek ameliyatı yapıldı </p><p>Türkiye'nin yeni geçtiği 5G teknolojisi sayesinde uzaktan başarılı bir böbrek ameliyatı yapıldığını aktaran Demirkol, 'Dün Muş Devlet Hastanesi'nde İstanbul Üniversitesi'ndeki hocalarımızın 5G teknolojisiyle İstanbul'dan Muş'a bağlanarak robotla başarılı bir böbrek ameliyatı yapması sağlandı. Türkiye'nin dört bir yanında, özellikle Türkiye'nin gelişen teknolojisinde, 5G teknolojisiyle bu uzaktan telecerrahi işlemlerini artırarak devam ettiriyoruz' şeklinde konuştu. </p><p>Programa Yatırım Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Fidan, BAİBÜ Rektör yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, öğrenciler ile vatandaşlar katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Bolu</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/kamu-hastaneleri-genel-muduru-demirkol-turkiyenin-yerli-ultrason-uretimine-baslayacagini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 18:05:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/05/agency/iha/kamu-hastaneleri-genel-muduru-demirkol-turkiyenin-yerli-ultrason-uretimine-baslayacagini-duyurdu.jpg" type="image/jpeg" length="98666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban kesiminde bel ve kas yaralanmalarına dikkat]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/kurban-kesiminde-bel-ve-kas-yaralanmalarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/kurban-kesiminde-bel-ve-kas-yaralanmalarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda yanlış kaldırma ve taşıma hareketlerinin ciddi kas ve bel yaralanmalarına yol açabileceğine dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Metehan Saraçoğlu, 'Özellikle ağır yük kaldırırken ani hareket yapılması bel tutulması, kas yırtılması ve fıtık problemlerini tetikleyebilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı'nda yanlış kaldırma ve taşıma hareketlerinin ciddi kas ve bel yaralanmalarına yol açabileceğine dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Metehan Saraçoğlu, 'Özellikle ağır yük kaldırırken ani hareket yapılması bel tutulması, kas yırtılması ve fıtık problemlerini tetikleyebilir' dedi. </p><p>Liv Hospital Samsun Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Metehan Saraçoğlu, kurban kesimi ve taşıma sürecinde omurga sağlığının korunması gerektiğini belirterek, 'Özellikle ağır yük kaldırırken ani hareket yapılması bel tutulması, kas yırtılması ve fıtık problemlerini tetikleyebilir' açıklamasında bulundu. </p><p>'Omurga sağlığını olumsuz etkileyebilir' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uzun süre eğilerek çalışmanın da omurga sağlığını olumsuz etkilediğini ifade eden Opr. Dr. Saraçoğlu, 'Kurban kesimi sırasında kontrolsüz güç uygulanması ve uygun olmayan pozisyonlarda çalışılması sırt, boyun ve diz ağrılarını artırabilir. Bu nedenle mümkün olduğunca destek alınmalı ve ağır yükler tek kişi tarafından kaldırılmamalıdır' dedi. </p><p>Ani ağrı, hareket kısıtlılığı veya kaslarda şiddetli zorlanma hissi oluşması durumunda dinlenmeden çalışmaya devam edilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Saraçoğlu, 'Basit görülen kas zorlanmaları ilerleyen süreçte daha ciddi ortopedik problemlere dönüşebilir' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/kurban-kesiminde-bel-ve-kas-yaralanmalarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 13:44:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/05/agency/iha/kurban-kesiminde-bel-ve-kas-yaralanmalarina-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="60717"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnmede erken müdahale felci önleyebilir]]></title>
      <link>https://www.mersintime.com/inmede-erken-mudahale-felci-onleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersintime.com/inmede-erken-mudahale-felci-onleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her 4 kişiden 1'inin yaşamı boyunca inme riski taşıdığına dikkat çeken Medicana International Ankara Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Müge Kuzu Kumcu, inmede erken müdahalenin hayat kurtardığını ve kalıcı felç riskini ciddi oranda azaltabildiğinin altını çizerek, 'İnme belirtilerinde vakit kaybetmeden 112 aranmalı' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her 4 kişiden 1'inin yaşamı boyunca inme riski taşıdığına dikkat çeken Medicana International Ankara Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Müge Kuzu Kumcu, inmede erken müdahalenin hayat kurtardığını ve kalıcı felç riskini ciddi oranda azaltabildiğinin altını çizerek, 'İnme belirtilerinde vakit kaybetmeden 112 aranmalı' dedi. </p><p>İnmenin çoğu zaman önceden önemli belirtiler verdiğini söyleyen Medicana International Ankara Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Müge Kuzu Kumcu, yüz kayması, konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güçsüzlük, ani denge kaybı, çift görme ve şiddetli baş ağrısı gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. İnme belirtilerinin hızlı fark edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Müge Kuzu Kumcu, toplumda FAST kuralının bilinmesi gerektiğini belirterek şu bilgileri paylaştı: </p><p>'F (Face) yüzde kayma, A (Arm) kolda güçsüzlük, S (Speech) konuşma bozukluğu, T (Time) ise zaman kaybetmeden harekete geçmek anlamına gelir. Bu belirtilerden biri görüldüğünde hastanın beklemesi son derece risklidir. Vakit kaybetmeden 112 Acil Sağlık ekipleri aranmalı ve hasta en kısa sürede inme merkezine ulaştırılmalıdır.' </p><p>'Akut inme tablolarında 'zaman beyindir' yaklaşımı hayati önem taşır' </p><p>Erken müdahalenin tedavi başarısını doğrudan etkilediğini belirten Doç. Dr. Kumcu, sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'Semptomların başlamasından sonraki ilk 4,5 saat içerisinde uygun hastalara damardan pıhtı eritici tedavi uygulanabilmektedir. İlk saatlerde başvuran ve büyük damar tıkanıklığı bulunan uygun hastalarda ise trombektomi yöntemiyle pıhtının damar içerisinden çıkarılması mümkün olabilmektedir. Bu nedenle inmede zaman kaybı ciddi sonuçlara yol açabilir. Akut inme tablolarında 'zaman beyindir' yaklaşımı bu sebeple hayati önem taşır. İnme şüphesiyle başvuran hastalarda öncelikle nörolojik muayene yapılır, bilgisayarlı beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemleriyle inmenin damar tıkanıklığına mı yoksa beyin kanamasına mı bağlı olduğu belirlenir. Günümüzde rekanalizasyon tedavilerindeki gelişmeler, inme sonrası kalıcı felç ve yatağa bağımlılık oranlarını ciddi ölçüde azaltmıştır.' </p><p>'Sigara kullanımı, obezite, hipertansiyon, diyabet ve yoğun stres gibi faktörler gençlerde inme riskini artırıyor' </p><p>İnmenin yalnızca ileri yaş hastalığı olmadığına da dikkat çeken Doç. Dr. Müge Kuzu Kumcu, son yıllarda genç yaşta görülen inme vakalarında belirgin artış yaşandığını ifade ederek sözlerini şöyle sonlandırdı: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı, obezite, hipertansiyon, diyabet ve yoğun stres gibi faktörler gençlerde inme riskini artırıyor. FAST kuralları genç bireylerde de dikkate alınmalı, ani konuşma bozukluğu, yüz kayması, görme kaybı, şiddetli baş ağrısı ve denge kaybı gibi belirtiler mutlaka ciddiye alınmalı ve zaman kaybetmeden 112 aranmalıdır.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.mersintime.com/inmede-erken-mudahale-felci-onleyebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:38:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersintimecom.teimg.com/crop/1280x720/mersintime-com/uploads/2026/05/agency/iha/inmede-erken-mudahale-felci-onleyebilir.jpg" type="image/jpeg" length="33953"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
