Seçer, Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen etkinlik öncesi Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından hazırlanan resim ve heykel sergisini gezdi. Etkinliğe Seçer'in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi ile MESKİ bürokratları, daire başkanları ve çalışanları ile Mersin Üniversitesi akademisyenleri katıldı. Etik ile ilgili resim ve heykel sergisinin yere aldığı etkinlikte, Büyükşehir ve MESKİ Genel Müdürlüğü saha personellerinin yer aldığı Etik İmaj Videosu izletildi.

Etkinlikte konuşan Seçer, zor bir süreçten geçildiğini ancak insanlarının umutlarını yitirmemesi gerektiğini ifade ederek, “Toplumun içerisinde yaşanan sorunların aşılmasının da temel unsuru, toplumun mutlu olması, enerjisini daima üzerinde taşıması; şu anda Türkiye’de olduğu gibi. Her şeyin çok iyi gittiği söylenemez. Muazzam gergin bir atmosferde, bir şenlik içerisinde yapılması gereken demokratik bir mücadeleyi sürdürmeye çalışıyoruz. Kendimizi sıkarak, sinir sistemimizi zorlayarak, ya sabır diyerek. Böyle bir toplumdan çıkacak enerjinin iyi olabilmesi için bu sorunları çözecek iradeyi de harekete geçirecek umudun, enerjinin olması lazım. Onun için her zaman diri olalım” dedi.

Seçimi kazandığı an işini çok iyi yapmak için kendini hazırladığını sözlerine ekleyen Seçer, “Şöyle bir duyguya kapıldım; ‘Sanki sen bu belediyeyi 30 yıldır yönetiyorsun’. Bu kendiliğinden gelen bir duyguydu. Çünkü, belediye başkanlığı görevine başlarken bu işi çok iyi yapmak için kendimi hazırlamıştım. Enerjim çok yüksekti, işime dört elle sarıldım. Belirli bir yaşa gelmiş insanın etik kuralları, temel ilkeleri vardır. Aslında o temel ilkeler o insanı ileriki hayatında şekillendirir. Bir adam eğer çok güzel yalan söyleyebiliyorsa, söylerken de yüzü kızarmıyorsa o adamı 40’ından, 50’sinden sonra dürüst adam haline getiremezsiniz” diye konuştu.

Genel Müdür Zoteeva: "Akkuyu NGS inşaatında iç koruma kabuğuna beton dökme işlemini tamamladık" Genel Müdür Zoteeva: "Akkuyu NGS inşaatında iç koruma kabuğuna beton dökme işlemini tamamladık"

Etik değerlerin insanların genetik yapısında var olan bir değer olduğuna değinen Seçer, “Biliyorsunuz bizim kamuda kullandığımız paralar, kaynaklar bizim kaynaklarımız değil. Hani duygusal gelebilir ama hep şu söylenir, dinimizde de vardır; ‘bana her şeyle gel ama kul hakkı yiyerek gelme’. Kamuda çalışan bir kişi; kul hakkı yemeyi, haramı, rüşveti, yolsuzluğu bir hayat biçimi haline getirmişse o çalışanı, o memuru belirli bir yaştan sonra siz ıslah edemezsiniz. Çünkü genetik kodlarında, kafasında yazdığı değerler sistemi öyle şekillenmiş” diye belirtti.

Etik ilkelerin çocukları küçük yaşta öğretilmesi gereken ilkeler olması gerektiğine dikkat çeken Seçer,  Mustafa Kemal Atatürk'ün ‘Bir milletin zenginliği etik değerleri, ahlakıyla ölçülmeli’ sözüne atıfta bulunarak, “Atatürk, o zaman onun için söylemiş. Boşa söylememiş, laf olsun diye hiç söylememiş. Çocuklarımızı eğitelim. Onun için ‘Çağdaş eğitim’, ‘Laik sistem’ demiş. Bilimin peşinde gidelim, felsefe, psikoloji, ahlak dersi okuyalım. Şimdi olduğu gibi, hurafeler peşinden toplumları, milletleri tahakküm altına almak için onların hassas duygularıyla, diniyle, milletiyle, etnik yapısıyla oynayarak, onları kaşıyarak o topluma tahakküm etmeyelim. O toplumu eğitelim. Muhakeme kabiliyeti olsun, kendini seçecek olan siyasetçileri kendi özgür iradesiyle, küçüklüğünden beri aldığı eğitimle, birikimiyle, liyakatiyle seçsin. Atatürk onun için o tarihlerde topluma bu enerjiyi vermek, bu farkındalığı yaratmak için bu ve bunun gibi onlarca söz söylemiş” dedi.

Belediyelerin; siyasi figürler tarafından yönetildiğini ve bu siyasi figürlerin etik ilkeler çerçevesinde belirlenerek makamlara getirilmesi gerektiğini belirten Seçer, “Eğer bir siyasi figür, milletin oyunu alarak göreve geldiği makamı ve yönettiği kurumu siyasi partisinin arka bahçesi gibi yönetmeye başlarsa vay o şehrin haline, o ülkenin haline, şimdi olduğu gibi. Az önce etik ilkelerden birinin insanların din, dil, ırk, siyasi görüş ayrımı yapmadan onlara muamele etmek olduğunu izledik. Demek ki şu andaki Türkiye'yi yönetenler, belediye başkanları, tabi Türkiye’ye şamil değil. Mutlaka iyi örnekler var ama sayıları nedir? Sayılarının oranı endir? Dominant olan kötü örnekler mi iyi örnekler mi? İşte Türkiye'de olduğu gibi. Bunların muhakemesini yapmak lazım” diye konuştu.

Dört yıllık görev süresi boyunca Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin toplum inindeki itibar, kalite ve beğenisinin düzenli bir şekilde artış gösterdiğine vurgu yapan Seçer, “Anket sonuçlarını incelemeye gerek yok, sokağa çıkarsınız benimle beraber, yanımıza kimseyi de almadan sokakta yürüyebiliriz. Bu, bir belediye başkanının sokakta yalnız yürüyebiliyor, o belediyenin şeffaf ve hesap verebilir olduğunu, kimseden korkmadığını çünkü korkacak hiçbir nedeni olmadığı anlamına gelir” ifadelerine yer verdi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin iyi bir belediye olduğunun altını çizen Seçer, şöyle konuştu:

“Belediyemiz Türkiye'deki emsal büyükşehir belediyeleri içerisinde her gün kendine bir şey katabilen ve işini en iyi şekilde yapma gayreti içinde olan belediyelerin başında gelmektedir. Öne çıkan bir konu var. Bunu zaman zaman partim Cumhuriyet Halk Partisi sözcüleri dile getirdiği zaman çok mutlu oluyorum. Bir tanesi ‘Belediyemizin hizmet yaparken vatandaşları arasında ayrım yapıp yapmadığı’ sorusuna Türkiye'de diğer belediyeler içerisinde ‘Hayır, Mersin Büyükşehir Belediyesi çalışanları hizmeti getirirken bize ayrım yapmıyor’ oranının en yüksek çıktığı belediye Mersin Büyükşehir Belediyesi’dir. Bunu övünerek söylüyorum. İkinci bir konu; ‘Mersin Büyükşehir Belediyesi yaptığı işleri, hizmetleri, bina, yol, her neyse, sinekle mücadelede sizce kaliteli mi yapıyor?’ sorusuna yine belediyeler içerisinde ‘Evet Mersin Büyükşehir Belediyesi yaptığı işleri kaliteli yapar’ cevabının en yüksek çıktığı belediye Mersin’dir. Bu da bizim için bir övünç kaynağıdır ve bu övünç hepimizin ortak övüncüdür. Bu sonuç hepimizin ortak sonucudur. Hepimizin ortak gayesiyle ortaya çıkan bir sonuçtur. Biz 11 bin kişilik Mersin Büyükşehir Belediyesi, Sular İradesi tüm işte şirketlerimizde çalışanların ortak manevi yaklaşımı işimizi en güzel şekilde yaparak, Mersinli hemşerilerimize en güzle hizmeti yapmaktır.”

Personelinden memnun olduğunu ifade eden Seçer, “Bugünlere beraber geldik. Dikkat ediyorum kamuoyunda hizmetlerimizle ilgili bize karşı elde tutulur somut eleştiriler gelmiyor. ‘Bu belediyede yolsuzluk var, işler iyi gitmiyor, bu belediye yönetilemiyor, bu belediyede israf almış başını gitmiş, şeffaf değil’ gibi eleştiriler almıyoruz ama dikkat ediyorum bu iyi gidişatı bozmak için bazı çabalar var. Bunlar vatandaşın çabaları değil, vatandaş işinde, gücünde, ekmeğinde. Yolunu temiz yap, çevresini temiz tut, ihtiyaçlarını yap, işinde gücünde ekmeğinde olan vatandaş belediyesinden, belediye başkanından başka bir şey istemez. Emin olun onun siyasi partisini de görmez” dedi.

Büyükşehir Belediyesi’nin personel politikasına yönelik konuşan Seçer, “Bu aramıza nifak sokmadır. Hiçbir personelimden, hiçbir mesai arkadaşımdan, bizim belediyemizde ‘siyasi görüşümüzden dolayı mobbing uygulanıyor’ dendiği şikâyetini almadım. Siz işinizde gücünüzdeyseniz kimse size ‘Hangi partiye oy veriyorsunuz?’ diye müdahale etmez ama belediye çalışanısınız; işi gücü bırakmışsınız sanki sizin işiniz siyasi propaganda yapmak gibi politika yapıyorsanız, hiç kusura bakmayın. Benim partime de mensup olsanız, diğer siyasi partilere de mensup olsanız benim sizinle çalışacak, beraber yol yürüyecek bir anlayışım olmaz” ifadelerini kullandı.

Kendisinin hizmet anlayışını anlayarak vatandaşlarına hizmet veren çalışanlarının kendisi için kıymetli olduğunu sözlerine ekleyen Seçer, şöyle devam etti: “Kurumunuzda huzurunuzu bozacak olanlara, bozmak isteyenlere kulağınızı tıkayıp işinize ekmeğinize bakın. Her zaman şunu söyledim; benim gayem hizmet etmek. 10 ay sonra seçimlerde halkın karşısına çıktığım zaman başım dik alnım açık olabilmek. Benim 5 yıl nihai hedefim bu olarak Mersin’e hizmet ettim. Benim çalışma arkadaşım da başkanının bu düşüncesini görüp, bilip başkanına yardımcı oluyorsa, vatandaşa hizmet götürüyorsa, o çalışma arkadaşım benim için muteberdir, değerlidir, kıymetlidir. Çünkü halkıma hizmet ediyordur.”

Seçer'in konuşmasının ardından Mersin Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Taşkıner Ketenci tarafından bir sunum gerçekleştirildi. Sunumunun ardından ise Mersin Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Taşkıner Ketenci'ye ve Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Dekanı Ayşe Yüce'ye Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Etik Komisyonu Başkanı Ali Rıza Özdemir tarafından çiçek takdimi yapıldı. Etkinlik Kent Orkestrası konseri ile devam etti.

Etkinlikte ayrıca Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Etik Komisyonu Başkanı Ali Rıza Özdemir tarafından MEÜ Sürekli Eğitim ve Kariyer Merkezi Müdürü Prof. Dr. İlhan Ege’ye de plaket takdimi yapıldı. Etkinlikte son olarak da Mersin Büyükşehir Belediyesi Etik Komisyonu ve MESKİ Etik Komisyonu ile birlikte bir aile fotoğrafı çektirildi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Etik Komisyonu Başkanı Ali Rıza Özdemir, etkinlik ile ilgili konuşarak, “25-31 Mayıs Etik Haftası’nı çeşitli etkinliklerle kutlamaya gayret ediyoruz. Amacımız çalışan arkadaşlarımızda farkındalığı oluşturmak. Büyükşehir Belediye Başkanımızın hizmet dönemi olan 4 yıllık süre içerisinde biz etik kültürünü hizmetlerimize oturttuğumuzu, yaydığımızı düşünüyoruz. Bunu da vatandaşlarımızdan gelen tepkilerden, ölçümlerden görüyoruz. Herkesin Etik Haftası’nı kutluyorum. Diğer kurumlara da örnek olmasını diliyorum” dedi ve bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hizmetleri etik kurallarını öne koyarak devam ettireceklerini vurguladı.

Programa Vahap Seçer’in de katılmasının kendisini onore ettiğini dile getiren Mersin Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Taşkıner Ketenci ise “Çok güzel, çok ilgiyle beni dinleyen bir kalabalık bir çalışan kitlesi vardı. Sayın Başkanın katılması beni çok onore etti. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni merkeze alarak bir sunum yaptım ve bu çağın etik taleplere gereksinimi olduğunu dile getirmeye çalıştım. Çünkü dünya çok kalabalık ve çok karmaşık bir yapıda. Bu karmaşık yapı içerisinde doğru olanın ne olduğunu bulmaya ihtiyacımız var. Buradaki kılavuzumuzda etik denilen felsefe disiplinidir. Bunu anlatmaya çalıştım” ifadelerini kullandı.

MEÜ Sürekli Eğitim ve Kariyer Merkezi Müdürü Prof. Dr. İlhan Ege “Mersin Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Mersin Üniversitesi olarak ve Sürekli Eğitim Merkezi ve Kariyer Merkezi olarak ortak etkinlikler yapmaktan memnunuz. Şehir ve üniversite işbirliği açısından bu tür etkinlikler önemli” şeklinde konuştu.

İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı Memur Özlük hakları Şube Müdürü Sibel Azrak ise kendi yaşamında ve belediye çalışmalarında eşitliğe çok önem verdiğini belirterek “Eşitlik bizim için en önemli şey. Etik kavramı çok geniş bir kavram zaten. Doğduğumuzdan bu yana kadar aldığımız olduğumuz kültürler, davranışlar, hepsi bizim etik kültür davranışlarımız. Ailemizde gördüğümüz ve bir yerde çalışırken, kurumsal olarak etik davranışları yerine getirmek bizim temel amaçlarımız. Bunların başında en önemli şeylerden bir tanesi eşit ilkesidir. Çocuklarımıza da vereceğimiz en güzel şey sevgi ve saygı, başka da bir şeyimiz yok. Etik demek zaten hep bunlardan geçiyor. Bunları yapabildiğimiz takdirde iyi bir insan olabildiğimizi düşünebiliyorum” ifadelerini kullandı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Arşiv Şube Müdürü Nigar Eser Gengeç “Hangi işi yapıyorsak, hangi alanda çalışıyorsak onun gereğini yapmak ve bunu söylemlerden ziyade tavırlarımızla çalışanlarımıza aktarabilme, takım çalışmasında gösterebilmek etik. Yani söylemde değil, eylemde göstermemiz gerekiyor. Ki bunu onlar da davranışlarına, gelecek kuşaklara anlatabilelim” dedi.

İtfaiye Dairesi Başkanlığı Koordinatör Amiri Süleyman İnceler “Etik kelimesi; çalışkanlık, dürüstlük, insanlara karşı yardımcı olmak anlamına gelir. Bizim de en baş amacımız dürüstlüktür” dedi.

Ulaştırma Dairesi Başkanlığı personellerinden Elif Kestek, etik ilkelerin, vatandaşlara adil ve eşit bir şekilde din, dil, ırk, siyasi parti ayrımı gözetmeksizin objektif, tarafsız ve liyakatli hizmet götürebilmenin en başında geldiğini belirterek “O yüzden etik bizim için çok şey ifade ediyor aslında. Etik Haftasını her ne kadar 25-31 Mayıs tarihi arasında kutluyor olsak da etik ilkeleri bizim bütün çalışma hayatımıza yayılmıştır. Biz bu prensiplerle hizmet etmekteyiz. Bizden sonraki çalışma arkadaşlarımıza ve çocuklarımıza, gençlerimize bırakabileceğimiz en büyük miraslardan birisidir etik ilkelerine uygun şekilde çalışmak” diye konuştu.