01.05.2021, 14:17

EŞİTSİZLİĞİN BEDELİ

İstanbul’da yaşayan iş adamı bir üstadım “yoksulluğun azaltılması ve kırılganlığın giderilmesi” üzerine yaptığım çalışmaları da bildiğinden Ramazan başında yaklaşık 80 aileye gıda ve nakit yardımı yapmayı planladığını ve bu konuda güvenilir bir adrese ihtiyacı olduğunu iletti. Ben de neredeyse ekibin tamamını tanıdığım, profesyonel ve etkili çalışan, destek verdikleri aileleri titizlikle seçen ve durum bilgilerini belli aralıklarla güncelleyen ilçe Kızılay çalışanlarına yönlendirdim.

Destek sonrası ulaşılan ailelerle ilgili bir de durum raporu talebim olmuştu. Tutulan raporda daha önce yayınladığım bir yazımda betimlediğim aileye benzer ve hatta daha kötü seviyede 80 ailenin durumuyla karşılaştım.

Üstad ile desteğinin çok doğru adreslere ulaştığını ve bunu sağladığı için tebriklerimi sunmak için görüştüğümde; anlık veya dönemlik insani ihtiyaçları karşılamanın önemli olduğu fakat; yoksulluk ve kırılganlığın giderilmesi için yapısal çözümler geliştirebilecek insan kaynağı, proje, kurum ve kuruluşların desteklenmesinin daha önemli, özellikle bu nüfusun çocuk ve gençlerinin eğitiminin desteklenmesinin elzem olduğunu vurguladım.

Yaklaşık 1 ay önce Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Göç Sağlığı Dairesi Başkanlığına saha gözlemcisi olarak görevlendirildim. Bu çerçevede hizmet sunulan kitle de yoksul ve kırılgan bir nüfus. Tabi bu alanda ayrıca göç kavramı, sosyal ve kültürel süreçler de işin içine girmekte. Daha önce TASAM sitesinde yayınlanan “Sağlık Diplomasisi-1 İyilik ve Sağlık” yazımda da yer verdiğim gibi işleyiş sağlık diplomasisi süreçlerini de barındırmakta. Göç ve sonrasının neye evrileceği ile ilgili distopik öngörüler geliştimek yerine, nasıl gerçekleşip gelişeceği üzerine yapısal çözümler ve düzenlemeler için uzun vadeli çalışmalar yapmak elzem.

Bu gerekçelerle; ilçede toplum sağlığı hizmetlerinden sorumlu iken şahit olduğum bir vakıadan esinlenerek tam 4 yıl önce kaleme aldığım “Eşitsizliğin Bedeli” başlıklı betimlemeyi bana hatırlatan gelişmeler sebebiyle tekrar ve biraz da kısaltarak paylaşmak istedim.

EŞİTSİZLİĞİN BEDELİ

'Neresiymiş, öğrendin mi?' diye sorduğum sırada telefondaki ses adresi veriyordu ama çömezin anlamadığı belli oluyordu.

'Anlamadım abi.' 'Kadın ya acısından ya da bilmediğinden anlatamadı.'

'Hiç bir şey demedi mi' diye soruyu destekledi Akif kırmızı ışığa yetişemeyeceğini düşünüp frene asıldığı sırada.

'Üçüncü kanaldan sağa dönmemi istediği dışında hiç bir şey anlamadım' dedi çömez.

Sahil yolundan kuzeye keskin bir dönüş yapmasından Akif'in adresi tahmin ettiğini anladım. Sesli bir şekilde kanalları saymaya başladı. Üçüncü olarak saydığı su kanalından sağa döndü. Sokak ismi ya da herhangi bir numara yoktu kapılarda. Kadının söylediklerini fark ettikçe çömez yönlendiriyordu Akif'i. Cep telefonundaki navigasyon programında da görünmüyordu dolandığımız yer.

'Aha bayraklı ev' dedi çömez. 'Bayraklı evi geçtikten sonraki evmiş abi.'

Yol bitmişti. Arabayı yolun sonuna park edip yokuşu çıkmaya başladık. Karşıdan 13-14 yaşlarında bir kız bize doğru koşuyordu. Kız bizi geçti gitti.

'Nereye gidiyorsun?' diye seslendi Akif, tuhaflığı fark ettiğini hissettirerek.

'Annem koş dedi koşuyorum' dedi kız.

Akif anlamıştı kızın bizi karşılamak için gönderildiğini. Kızı üzmek istemediğinden belki, bir şey demedi.

'Cenaze için siz mi aradınız?' diye sordu kıza çömez.

Kız kafasını sallayarak onayladı.

Daracık ve taşlı patikanın sonundaki naylon çadıra varmıştık. Çadırın önüne gölge yapsın diye uzatılmış tentenin altında bekleyen iki adama selam verip baş sağlığı dileyerek cenazenin içeride olup olmadığını sordum. Adamlardan birinin elleri titriyor ve hasta olduğu belliydi.

Ölen kadın elleri titreyen adamın annesiydi ve defin ruhsatı alabilmek için merkeze haber vermişlerdi. Merkezde hazırda araç olmadığından nöbetçi tabip olan çömezi Akif kendi aracıyla götürmeye karar vermişti. Ben de çıkarlarken görüp eşlik etmek istemiştim. Fakat çömezin acele edilmesine ve Akif'in aracıyla gidilmesine canı sıkılmıştı.

Akif belki de göreceği manzarayı tahmin ederek 'hali vakti yerinde birinin kolay kolay yakını evde ve yatağında ölmez oğlum' 'Ölen ya bir garibanın yakınıdır ya da kimsesiz biridir' diye çıkıştı.

‘Cenazesini bekletip ayıp etmeyelim' demişti Akif daha yola çıkarken.

Çömezle birlikte başımızı eğerek üçümüz de naylon çatmanın içine girdik. Karşılıklı iki divan ve bir yüklük dışında bir şey yoktu odada. Küçük bir odası daha vardı sadece, ev denecek durumu olmayan barınağın. Girdiğimiz odanın kapı tarafındaki divanın üstündeydi yaşlı kadının cenazesi. Üstüne çok eski bir bez örtmüşlerdi. Akif de ben de çömezin arkasında odanın ortasında çömezi izliyorduk.

Bezi kaldırdı çömez. Yaşlı kadının çenesini bağlamışlardı. Eski gömleği, yamalı şalvarı ve kınalı saçlarını örten boncukları dökülmüş eski bir yazması vardı. Odada uzanan cenazenin elli yaşlarındaki hasta oğlu, yanakları göz yaşını silmekten kızarmış gelin ve bize doğru koşan kızdan başka kimse yoktu. Cenazenin oğlunun yanındaki adamın enişteleri olduğunu öğrendik. Adam tentenin altında kapıdan bizi izliyor, ölen yaşlı kadının kızı yani adamın karısı küçük odada bir kalıp beyaz sabunu rendeliyordu.

Yaşlı kadının biz gelmeden 1 saat önce öldüğünü ve 12 yıldır hasta, 3 yıldır da yatalak olduğunu öğrendi çömez. Çömez evrakları hazırlarken biz dışarı çıktık. Tentenin altında boş bir sürü kap ve bir de içi su dolu bir kazan göze çarpıyordu hemen. Kazanın içindeki suyun çok önceden konduğu üzerindeki döküntüden belliydi. İkimizin de cenazeyi yıkamak için suyun ısıtılacağı kazanın bu olacağını düşündüğümüzden emindim.

'Ne iş yapar bu adam' diye Akif hasta adamın durumunu enişteye sordu.

'Üç keçisi ve bu çatma dışında başka bir şeyi yok' dedi enişte. 'Engelli olduğu için yardım alıyor, iki çocuğu lisede okuyor ve bir de ölen kadının yaşlı maaşı vardı' diye ekledi.

'Doktor beye araca doğru gittiğimizi söyle, tekrar başınız sağolsun' dedi enişteye Akif. Arabayı bıraktığımız yere doğru yürümeye başlamıştık.

'Biliyor musun?' dedi Akif. 'Bu ara ne okuyorum?'

Patika yolun her iki kenarında domates serası vardı ve yeni verilmiş ilaç kokusu genzimizi yakıyordu. 'Ne biliyim, bahsetmedin hiç' dedim.

'Joseph Stiglitz'den Eşitsizliğin Bedeli' dedi sesini yükselterek. '%1'in ekonomideki payının %99'un payının toplamına eşit olmasının sebep ve sonuçları' 'Ben bu kitabı okumaya çalışan bir ahmağım oysa herşey ortada' diye haykırdı Akif.

Ne düşündüğünü ve neye kızdığını tahmin ediyordum Akif'in. 'Teorisini okuyup anlamlandırmaya çalışırken bu insanların eşitsizliğin bedelini ödemekte olduğunu söylemeye çalışıyorsun da biz ne yapabiliriz ki' dedim sakinleşsin diye.

'Bu insanların haklarını aramak ve durumlarını iyileştirmek için vermediğimiz mücadelenin bedelini ödeyeceğiz biz de'. 'İnsanların naylondan bir çatmanın içinde yaşamasını kanıksamamızın bedelini de ödeyeceğiz' diye haykırmaya devam etti.

'Sence bu eşitsizliğin bedeli mi' diye sorduğum sırada arabanın yanına gelmiştik.

'Hayır tabii ki' dedi. 'Adaletsizliğin ve adil paylaşmamanın bedeli.' 'İzzetbegovic'in en çok hayran olduğum düşüncelerinden biridir verilen zekatın ya da verginin sosyal adaleti sağlamaya yetmesi gerektiği tezi.'

'Doğu ile Batı Arasında İslam'dan.' 'Verilen zekat veya verginin en diptekini insani yaşam standartlarına yükseltmesi gerekliliği iddiası' dedim onu teyit etmek amacıyla.

'Şu keçiyi görüyor musun?' diye sordu Akif anlamlandıramadığım bir şekilde. Gösterdiği yerde derme çatma bir kulübenin içinde memelerinin sütten kesildiği aşikar, hasta ve zayıf bir keçi vardı.

'Bu keçi bana bir deyimimizi hatırlattı tam da konumuzla ilgili' 'Zekat çebiçi' dedi Akif.

Anlamıştım. Buralarda zayıf ve hasta çocuklara 'zekat çebiçi' gibi benzetmesi yapılırdı. Bu deyimi her duyduğumuzda yüzü asılırdı Akif'in.

'İşte dilimize yapışmış bu deyim aslında koca koca adamların büyük büyük cümlelerini özetlemiyor mu?' diye çıkıştı.

'Küçük grupların menfaatlerini önceleyip milletin ve gurebanın hakkını bir kenara koymamız halinde, naylondan çatmada yaşayan insanların durumunu kanıksamaya devam etmemiz halinde, zekat çebiçi deyiminin yerleştiği bir toplum olmaya devam etmemiz halinde, yaşlı teyzenin bu dünyada ödediği adaletsizliğin bedelini gittiği yerde bizler misliyle teyzeye geri ödeyeceğiz' diye tane tane haykırdı.

Akif aracı çalıştırdı, gaz pedalına yüklenmeden önce arkada oturan çömeze doğru seslendi; 'Bir daha cenaze muayenesi sırasında eldiven tak oğlum'.

Yorumlar (1)
Süleyman KARABOĞA 5 gün önce
Tüylerim diken diken oldu emin ol! Allah bunun hesabını bize soracak
22°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 06 Mayıs 2021
İmsak 04:04
Güneş 05:35
Öğle 12:43
İkindi 16:30
Akşam 19:41
Yatsı 21:06
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 37 81
2. Fenerbahçe 37 76
3. Galatasaray 37 75
4. Trabzonspor 37 64
5. Sivasspor 37 58
6. Alanyaspor 38 57
7. Hatayspor 37 57
8. Gaziantep FK 37 54
9. Göztepe 37 51
10. Karagümrük 37 51
11. Konyaspor 37 45
12. Rizespor 37 45
13. Antalyaspor 38 43
14. Başakşehir 37 43
15. Malatyaspor 37 41
16. Kasımpaşa 37 40
17. Kayserispor 37 39
18. Ankaragücü 37 38
19. Erzurumspor 38 37
20. Gençlerbirliği 37 35
21. Denizlispor 37 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 33 67
2. Giresunspor 33 67
3. Samsunspor 33 67
4. İstanbulspor 33 61
5. Altay 33 60
6. Altınordu 33 57
7. Ankara Keçiörengücü 33 55
8. Ümraniye 33 50
9. Tuzlaspor 33 47
10. Bursaspor 33 46
11. Bandırmaspor 33 42
12. Boluspor 33 39
13. Balıkesirspor 33 35
14. Adanaspor 33 34
15. Menemenspor 33 34
16. Akhisar Bld.Spor 33 29
17. Ankaraspor 33 26
18. Eskişehirspor 33 8
Takımlar O P
1. Man City 34 80
2. M. United 33 67
3. Leicester City 34 63
4. Chelsea 34 61
5. West Ham 34 58
6. Tottenham 34 56
7. Liverpool 33 54
8. Everton 33 52
9. Arsenal 34 49
10. Aston Villa 33 48
11. Leeds United 34 47
12. Wolverhampton 34 42
13. Crystal Palace 33 38
14. Brighton 34 37
15. Southampton 33 37
16. Burnley 34 36
17. Newcastle 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 34 26
20. Sheffield United 34 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 34 76
2. Real Madrid 34 74
3. Barcelona 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 34 53
6. Villarreal 34 52
7. Real Betis 34 51
8. Granada 34 45
9. Athletic Bilbao 34 45
10. Celta de Vigo 34 44
11. Osasuna 34 40
12. Cádiz 34 40
13. Levante 34 38
14. Valencia 34 36
15. Getafe 34 34
16. Deportivo Alaves 34 31
17. Real Valladolid 34 31
18. Huesca 34 30
19. Elche 34 30
20. Eibar 34 26