24 Ekim 2018 Çarşamba 15:04
NUMAN KURTULMUŞ MERSİN'DE
AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Cemal Kaşıkçı'nın dünyanın gözü önünde korkunç, ürkütücü ve vahşi bir şekilde öldürüldüğünü belirterek, "Bu cinayet sözün bittiği yerdir. Her gün yeni bir bilgi ve bulguya ulaşılıyor. Cumhurbaşkanımızın sorduğu soruların içerisinde en çok dikkati çeken 'bu talimatı kim verdi' sorusudur. Bu talimatı verenlerin ortaya konulması lazım" dedi. 
Bir dizi toplantıya katılmak için Mersin'e gelen AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, basın mensuplarıyla buluştu. Kurtulmuş'a AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan ile İl Başkanı Cesim Ercik eşlik etti. Kurtulmuş, yerel seçimlerle ilgili beklentilerini açıkladı. 
AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Cemal Kaşıkçı’nın dünya çapında bir gazeteci olduğunu kaydederek, “Cemal Kaşıkçı İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğuna girip, bir daha çıkamamıştır. Dünyanın gözü önünde böyle korkunç, böyle ürkütücü, böyle vahşi bir cinayetin işlenmiş olması gerçekten sözün bittiği yerdir. Bu anlamda Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi ortadaki soruların mutlak suretle cevaplandırılması gerekiyor. Bu soruların muhatabı da Suudi Arabistan yönetimidir. Bir konsoloslukta ‘efendim maksatlarını aştı, elimizden kaçtı’ diye öldürülmüş diye bir mazeret üretmenin mümkün olmadığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Sorumlular kimse, bu olayın arkasındaki failler ve bu emri verenler kimlerse bunların mutlaka ortaya çıkarılması, soruşturmanın hiçbir kısmının örtülmeden, bütün detaylarıyla dünya kamuoyuyla paylaşılması Türkiye’nin en önemli isteği ve sorumluluğudur. Bu çerçevede Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği bir çağrıyı tekrarlamak istiyorum. Bu olaya karıştığı artık delilleriyle sabit olan 18 kişinin, bunların hepsi Suudi Arabistan’a geri döndüler. Bunların suç yeri İstanbul olduğuna göre, buraya getirilerek burada yargılanması uluslararası kamuoyunu rahatlatmak açısından da önemlidir. Aksi takdirde bu olayın birkaç kişinin üstüne atılarak örtüleceği ya da olayla ilgili esas faillerin ortaya çıkarılmayacağı gibi bir endişe şimdiden dünya kamuoyunda oluşmaya başlamıştır" diye konuştu. 

"Öldürme talimatını kim verdi?" 
Bu olayla ilgili sorumluların hepsinin ortaya çıkarılması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Hiçbir kimsenin üstünü örtmeden, talimatı kim verdi, bu işin içinde kimler yer aldı, bu cinayeti kimler işlediyse bunların hepsinin ortaya çıkarılması için Türkiye elinden gelen her şeyi yapıyor. Bu konudaki somut delilleri de Türkiye uluslararası kamuoyuyla paylaşıyor. Ayrıca bundan sonraki gelişmeleri de dünya kamuoyu yakından takip edecektir. Bu dünyayı yeniden o soğuk savaş döneminde olduğu gibi cinayetlerin işlendiği günlere dönmek herkesi rahatsız eder. O yüzden bu cinayetin tekil bir cinayet olmaktan çok daha öte anlamları olduğunun altını çizmek isterim. Bu anlamda bütünüyle soruşturma sonucunda her şey ortaya çıkacaktır. Eğer Suudi Arabistan yönetimi de soruşturmanın bütünüyle incelenmesi ve sonuçların ortaya çıkması, kamuoyunun vicdanını rahatlatacak şeffaf bir işbirliğine hazır olmazsa şimdiden Suudi Arabistan yönetimi yalnızlaşmaya başladığı bu süreçte giderek daha fazla yalnızlaşacaktır. Burada dünya vicdanı ciddi bir şekilde yaralanmıştır ve bu emri kim verdi sorusunu dünyadaki herkes sormaktadır. Türkiye olarak ilgili bütün taraflarla işbirliğine hazırız. Şu anda devam eden bir soruşturma sürüyor. Her gün yeni bir bilgi ve bulguya ulaşılıyor. Cumhurbaşkanımızın sorduğu bütün soruları tekrar sormak istemiyorum ama bu soruların içerisinde herhalde en çok dikkati çeken ‘bu talimatı kim verdi.’ Bu talimatı verenlerin de ortaya konulması lazım" ifadelerini kullandı. 

"4'lü zirveden önemli ve güzel sonuçlar çıkmasını ümit ediyoruz" 
Cumartesi günü İstanbul’da 4’lü zirvenin yapılacağını hatırlatan Kurtulmuş, “Putin, Merkel ve Macron’un katılacağı, Türkiye’nin ev sahipliğini yapacağı 4’lü zirve hem Türkiye’nin uluslararası alanda geldiği noktayı göstermesi bakımından hemde bölgedeki barışın tesisi yönünde atılacak adımların konuşulması bakımından önemlidir. Türkiye çok taraflı bir diplomasiye sahip bir ülkedir. Suriye konusu gerçekten diyebiliriz ki son 100 yılın en ağır sorunlarından birisidir. Neredeyse ilgili birçok devletin işin içine girdiği ve ticaret savaşları üzerinden yeni üretilen terör örgütleriyle bölgenin cehenneme çevrildiği, bir tarafta DEAŞ, bir tarafta YPG, PYD’nin de olduğu ve bölge ülkelerinin bütünlüklerini tehdit eden, sınırlarının değişmesini tehdit eden bir durum ortaya çıktı. Vekalet savaşlarının bir sonu var, eğer bu vekalet savaşlarındaki vekilleri yani maşaları olan terör örgütleriyle bu savaşı sürdüren büyük ülkeler bu savaşın bitirilmesi için ortaya bir irade koymasa bir müddet sonra kendileri çatışma noktası gelir. Ayrıca bu vekalet savaşını hiçbir ülkenin tek başına çözme ihtimali kalmamıştır. Bu savaşta en çok etkilenen ülkelerin başında şüphesiz Türkiye geliyor. Türkiye uzun yıllar bu terör örgütlerinin üzerinden hizaya sorulmaya çalışılan bir ülke. Bunlara karşıda hayati bir mücadele veriyoruz. Bu süreçte Türkiye şöyle bir imkanı da ortaya koydu. İdlib’de Ruslarla müzakere ediyoruz, Münbiç’te Amerikalılarla müzakere ediyoruz. Her iki tarafta da bizim temel hedefimiz o bölgelere, oraların orijinal halkının kendi bölgelerine huzur içinde dönebilecekleri bir barışın temin edilmesidir. Suriye’nin de Irak’ın da toprak bütünlüğünün korunması gerekiyor. Bunun için Türkiye masadaki gücünü artırmak için sahada da var olmasını da şart olduğunu bilerek operasyonlar yapmıştır. Operasyonlar yapmasaydık bugün geldiğimiz noktaya gelemez, Suriye halkının geri dönmesi için o bölgelerin temizlenmesini sağlamak için kararlılığını sürdüremezdi. Dolayısıyla Türkiye bölgede kalıcı bir barışın sağlanması için önemli adımlar atıyor. 27 Ekim’de İstanbul’da yapılacak olan 4’lü zirvede bu anlamda son derece önemli adımın başlangıcı olacaktır. Ümit ediyoruz bu zirveden önemli ve güzel sonuçlar çıkar” şeklinde konuştu. 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
sanalbasin.com üyesidir