Uzun zamandır hakkında yazmak istediğim ama açıkçası elimde yeterli veri olmadığını düşündüğüm için değerlendirmeye cesaret edemediğim bir konuda görüş bildireceğim. Yaklaşık 2 haftadır üzerinde çalıştığım ve birkaç ayımı daha alacağını düşündüğüm okumalarım ve Ankara Şehir Hastanesinde bu haftasonu gerçekleştirdiğim hasta ziyareti sırasında gözlemlediklerim Şehir Hastaneleri üzerine şimdiye kadar edindiğim veri ve çerçevesinde gerçekleştirdiğim analizleri paylaşmama vesile oldu.

Yukarıda belirttiğim gibi yaklaşık 2 hafta önce, uzun süredir beklettiğim Manuel Castells’in 3 ciltlik ‘Enformasyon Çağı’ başlıklı çalışmasını incelemeye başladım ve özellikle ‘Ağ Toplumunun Yükselişi’ başlıklı 1. cilt üzerindeki okumalarım ve bu eserden çok sonra kaleme alınmış ama Manuel Castells’in tezlerini destekleyen; Amin Maalouf’un güncel görüşlerini özetlediği ‘Uygarlıkların Batışı’ başlıklı eserinin paylaşacağım analizlerde etkisi olduğunu belirtmeliyim.

Aşağıda özetleyeceğim görüşlerin oturduğum yerden gelişmediğini vurgulamak için hakkımdaki birkaç istatistiği de ifade etmem gerektiğini düşünüyorum. Acil hekimliği, Acil servis sorumluluğu, Aile Hekimliği, İlçe sağlık yöneticiliği, sağlık projeleri geliştirme ve yürütme sorumluluğu olarak özetleyebileceğim bir çerçevede çalışmış 10 yıllık bir hekimim. Son 20 ayda yaklaşık 20000 kez poliklinik hizmeti vermiş biri olarak da sağlık hizmetleri sunumuna ve işleyişine yakından ve yoğun olarak şahit olduğumu vurgulamalıyım.

Bu cümlelerle şehir hastaneleri hakkındaki kitabi ve istatistiki bazı detayları öncelikle paylaşmalıyım:

 Sağlıkta Dönüşüm Programı ile Türkiye güncel olarak 30 sağlık bölgesine ayrılmış ve bu bölgelerin belirlenen rollerine ve planlanan yatak sayılarına göre nitelikli hastane hizmetleri için yeniden yapılandırılması çerçevesinde sağlık bölge merkezi konumundaki illere; “sağlık hizmetleri sunumunun performansını yükseltmek amacıyla aynı kampüs içerisinde, ihtiyaç duyulan, başta tıbbi hizmetler olmak üzere bütün sağlık hizmetlerinin entegre bir şekilde sunulduğu, eğitim ve araştırma hizmetlerinin her alanda sunulmaya çalışıldığı, teşhis ve tedavide yeni teknolojilerin ve yaklaşımların uygulanabildiği, bu sayede hasta yatış sürelerinin kısaltılmaya çalışıldığı, nitelikli hasta yatak sayısının artırılmasına imkan tanındığı, hastaneler arası hasta naklinin azaltılmaya çalışıldığı, hasta güvenliğinin ve memnuniyetinin artırılmaya çalışıldığı, sağlık turizmi faaliyetlerinin artırılmasına alt yapı sağlandığı, çalışan güvenliğinin önemsendiği, iş gücü ve hizmet kalitesinin artırılmasının hedeflendiği ve bunları yaparken de maliyet etkinliğinin önemsendiği, özel yönetim modellerine sahip dijital ve kompleks niteliğinde akıllı bina yapısındaki hastaneler” olarak hem ilin hem de bölgenin sağlık hizmet ihtiyacını bütünlük içerisinde karşılamak üzere şehir hastaneleri yapılması planlanmıştır. Şehir hastaneleri yatak kapasitesi 42.199 adet ve 12 Milyon metrekare yeni hastane alanı ile toplam 32 adet olarak  hedeflenmektedir. Şimdiye kadar da 20 şehir hastanesinin sözleşmesi imzalanmış ve 10 şehir hastanesi açılmıştır.

Şehir hastaneleri hakkındaki özet niteliğindeki bilgilerden sonra bu hastanelerle ilgili olarak toplumda ‘sözde bir başarısızlık’ algısı geliştiğini gözlemlediğimi üzülerek belirtmeliyim. Bu algının temel sebeplerini;

·        Şehir hastanelerinin geleceğin ya da değişen çağın sağlık ihtiyaçlarına bir hazırlık süreci barındırdığının ve gelişim ve değişime açık olarak planlandığının karar uygulayıcılar tarafından anlaşılamamış ve halka anlatılamamış olması

·        Yeni dünyada ve çağda yetişmiş ve nitelikli insan kaynağı kısıtlılığı, gelişen ve gelişecek teknolojinin edinim maliyetinin yüksekliği ve yeni teknoloji/nitelikli insan kaynağının sunulan hizmetlere entegrasyon sürecinin zahmetliliğinin karar uygulayıcılar tarafından öngörülemeyişi

·        Yukarıda öngörülmesi gerekenler olarak belirtilenler sebebiyle dünya genelinde üst basamak sağlık hizmetlerinin periferlerden belirli merkezlere taşınması ya da belirli merkezlerde kurulması gerekliliğinin karar uygulayıcılar tarafından anlaşılamaması ve halka anlatılamaması

·        Açılan şehir hastaneleri tanıtımında nadide, nitelikli ve etkili sağlık hizmetlerine erişimin vurgulanması yerine büyüklük ve lüks otelcilik hizmetlerinin sloganize edilmesi

·        Açılan şehir hastanelerinde personel yetersizliği, personel adaptasyon sorunu, hastane yönetim eksikliği gibi başta olabilecek sorunların hastane personeli ve yönetimince mübalağa edilerek hizmet alanlara yansıtılması ve olumsuzluk algısı oluşturulması

·        Açılan şehir hastaneleri ile 1. ve 2. basamak perifer sağlık merkezleri arasında nitelikli bir organizasyon ağının kurulamamış olması

·        Açılan şehir hastanelerinin ulaşılabilirlik durumunun ve planlamasının bu hastaneleri “en ulaşılamaz” olarak gören vatandaşlara göre planlanmaması veya planlanmasının gecikmesi

·        Açılan şehir hastanelerinde öncelikli olarak bölgedeki tüm nüfusun hizmet almasına yönelik planlamaların gecikmesi ve yapılmaması sebebiyle hastanelerin yakın çevrelerindeki belli nüfusun hizmetinde olduğu algısına mahal verilmesi

·        Açılan şehir hastaneleri ile ilgili diğer kurum ve kuruluşlar arasında hafızası (zeka) ve ruhu olan organizasyon ağlarının gerçekleştirilememiş olması

olarak özetleyebilirim.

Kişilerin, robotların, bilgisayarların, toplumların, kurumların, kuruluşların, şirketlerin ve benzerlerinin ve bunlar arasındaki organizasyon ağlarının hafızası ve zekası vardır.  Bana göre; devletin ya da insanların işlerinin ya da organizasyon ağlarının hafıza ve zekaya ek ruhları da olmalıdır.

Şehir hastaneleri çerçevesinde sunulan hizmetlerin gereklilik, ulaşılabilirlik, verimlilik, sürdürülebilirlik, geri bildirimlilik, geliştirilebilirlik, vb olarak ifade edilebilecek şekilde periferden merkeze ve 1. Basamaktan 3. Basamağa doğru multidisipliner ve kurumlar arası gerçekleştirilecek; zeka ve ruhu olan bir organizasyon şeması ve ağına ihtiyacı söz konusudur.

Zeka ya da hafızası olan organizasyon ağı, şehir hastanelerinde sunulan hizmetlerin başlayış, işleyiş ve sonlanış aşamalarının kişiler ve kurumlar arası planlanma süreçlerinin bütünüdür. Ruhu olan organizasyon ağı ise; şehir hastanelerinde sunulan hizmetlerin devletin şefkatli, muktedir ve ilgili tarafına muhtaç olanlarla buluşturulma süreçlerinin bütünüdür. Gerçekleştirilecek ağlar zamanla gelişir, düzelir; kurumsal/kurumlar arası hafıza ve zeka niteliklerini taşıyabilir ve kurumsal ve kurumlar arası ruh ya da sosyal devlet algısı olarak nitelenebilir. Bu çerçevede şehir hastaneleri ile belediyeler, diyanet, aile ve sosyal politikalar müdürlükleri, eğitim birimleri, sivil toplum kuruluşları, sosyal hizmetler müdürlükleri, 1.ve 2.  Basamak sağlık kuruluşları ve üzerinde nitelikli olarak çalışılarak eklemlenebilecek idari ve mülki teşkilatlanmalar arasında ve destekleriyle organizasyon şemaları ve nitelikli ilişkiler geliştirilmesi elzemdir.

Belirtilen organizasyon ağları oluşturularak, etkili sosyal devlet anlayışı gözetilerek ve doğru kaynak yönetimi endişesi ile çalışılarak olumsuz toplumsal algı düzeltilebileceği gibi şehir hastanelerinin sağlıkta dönüşümün son aşaması ve geleceğin gelişime ve inovasyona açık sağlık yatırımı olabileceği fikrinin toplumda yerleşmesinin sağlanması muhtemeldir.

Somut bir örnek ile ne demek istediğimi açılayarak yazıya son vereceğim. Sağlıkta teknolojinin ve bu teknolojiyi kullanmasını bilenlerin öneminin arttığı günümüz dünyasında hayatı tehdit eden ciddi birçok hastalığın tedavisi için ulaşılabilecek merkezler sınırlı ve alınacak hizmetin bedeli çok ama çok pahalıdır. Zamanla bu merkezler daha sınırlı ve daha pahalı olacaktır. Bu ve benzer sağlık hizmetlerinin her yerde ve çok sayıda merkezde sunulmasına geliştirilen teknolojinin bedeli ve de bu teknolojiyi kullanmayı bilen insan kaynağı sınırlılığı müsaade etmeyecektir. Tüm vatandaşların bu nitelikte sağlık hizmetlerine ücretsiz ya da kolay ulaşmasını sağlayabilmenin yolu ve sosyal devlet olmanın gereği; insan kaynağı ve teknik olarak yeterli donanıma sahip hafızası ve ruhu olan yeterli ve etkili sayıda şehir hastaneleri kurmak ve geliştirmektir.

Dr. Şamil Şensoy (12.01.2020)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.