19.09.2020, 18:15

MEMLEKET MESELESİ

Yıllarca Libya’da büyükelçilik yapmış, Kaddafi ile defalarca bir araya gelmiş, bölge ve diplomasisi çerçevesinde yüzlerce hikaye biriktirmiş bir büyüğümüzü; özellikle üniversite öğrencilerine yönelik planladığım ve gerçekleştirdiğim bir proje kapsamında gençlerle bir araya getirmiştim. Program sonrası havalimanına bizzat bırakmak ve aslında biraz sohbet etmek istedim. Sohbet sırasında Türk inşaat sektörünün Libaya’ya giriş hikayesini anlattı.
Dönemin Libya yönetiminin himayesinde ve bütçesiyle planlanan büyük bir inşaat projesini gerçekleştirmek isteyen bir Türk firması gerekli başvuruları yapıyor fakat süreç istenildiği gibi ilerlemiyor. Firma yetkilileri durumu kendisine yani dönemin büyükelçisine iletiyor ve ‘facilitator’ yani kolaylaştırıcı rol oynamasını istirham ediyorlar. Büyükelçi kurduğu nitelikli ilişkiler ve doğru kişilerle süreci yöneterek firmanın projeyi almasını sağlıyor. Bir zaman sonra firma sahibi Libya’ya gelerek büyükelçiyi ziyaret ediyor. Biraz da çekinerek, büyükelçiye, emeklerine karşılık teşekkür olarak kabul etmesini belirterek bir dolma kalem hediye etmek istiyor. Büyükelçi kesinlikle kabul edemeyeceğini söyleyince firma sahibi biraz da şaşkın bir şekilde çıkış yapıp, kendilerini yeterince mahcup ettiğini, normalde facilitator olarak yüzde bilmem kaç (geçmiş zaman yüzdeyi hatırlamıyorum) pay ayırdıklarını, konunun açılmasına dahi müsaade etmediği için büyükelçiyi bizzat ziyaret ederek teşekkür ve sürecin anısı olarak bari bir kalem hediye etmek istediğini haykırıyor. Durumun hassasiyetini ve mahcubiyetini anlayan büyükelçi kalemi kabul ediyor.
Bu ülkede; memleket sevgisiyle ve memleket için çalışan çok insan ve birikmiş çok hikaye var. Karşılık beklemeksizin memleket insanı için en iyisini yapan, yapmaya çalışan ve yapmaya hazır insanlar var.
Bazı insanların hayatı boyu verdikleri emek, gösterdikleri çaba, gerçekleştirdikleri tüm çalışmalar ve sahip oldukları tüm nitelikler bazen bir dönem ve hatta bazen bir an içindir. O an veya o dönemde bulunmaları gereken pozisyonda olup, yapmaları gerekeni yapmaları içindir.
Bu tanımlama bana Ömer Seyfettin’in Pembe İncili Kaftan hikayesindeki Muhsin Çelebi karakterini hatırlatır. Rutin bir şekilde hayat ilerlerken bazen bazı insanların sahip oldukları nitelikleri veya donanımları ‘pembe incili kaftanları’ oluverip, memleket sevgileri ile sınanabilmektedir. Kimisi bu sınavı hakkıyla geçip bir hikaye sahibi olurken kimisi başarısız olup unutulur.
Bu ara hikayeler biriktirilen ve tarihi olarak niteleneceğinden şüphe duyulmayan bir dönemden geçiyoruz. Şikayetler edip bahaneler üretenlerin unutulacağı, ‘neyi ve nasıl yaparım’ diyenlerin hatırlanacağı bir süreç. Kaftanlarına sımsıkı sarılanların hatırlanmayacağı, Muhsin Çelebi’lerin hiç unutulmayacağı bir süreç.
Gençler geçen yıllarda yaptığımız çalışmalar sırasında niteliğin önemsenmediğinden ve aidiyetin öncelendiğinden yakınırlardı. Onlara ‘taşın altına elini koyacak nitelikliler arandığı zamanlar için hazır olmalısınız’ derdim. Yukarıda ifade ettiğim gibi bazı insanların hayatı boyu verdikleri emek, gösterdikleri çaba, gerçekleştirdikleri tüm çalışmalar ve sahip oldukları tüm nitelikler bazen bir dönem ve hatta bazen bir an içindir. Bu bazen kısmet ve bazen külfettir. Kısmet gözüyle bakanın hikayesi külfet gözüyle bakanın çilesi olur.
Bu dönem taşın altına elini uzatarak iyi işler yapan ve hikayeler yazan insanları hayranlıkla izliyorum. Bu karakterlerden biri Cüneyt Özdemir. Görsel ve yazılı medyanın nitelik açısından sorgulandığı, izlenme ve okunma istatistiklerinin düştüğü bir süreçte; gazetecilik ve yayıncılık adına sahip olduğu donanım ve birikimi günümüz toplumu ve hatta gençlerinin ilgisini çekecek seviyeye indirerek, yaygın medya platformlarının dışında, kendi çaba ve imkanları ile sosyal medya üzerinden kalabalıkları ve hatta karar vericileri etkilemeyi başarıyor. Öyle ki bazen konunun ilgilisi bakanlık, yönetim, kurum veya kuruluş yayın sırasında konuyla ilgili bilinmezleri, belirsizlikleri, vurgulanması gerekeni kendisine iletiyor ve paylaşılmasını sağlıyor. Gelişen ilgiyi diri tutmak ve üstlendiği (bana göre) misyonu gerçekleştirebilmek için ara vermeden üst üste günlerce yayın yapmak zorunda olup, yaptığı sayısız yorum veya kullandığı cümlenin tüm muhataplarının bazen takdir, bazen eleştiri ve bazen itibar suikastlerine maruz kalıyor.
Özdemir’in yayınlarından birinde konusu açılan bir başlıkta da bir hikaye yazılmaya çalışılmış, önemli bir başarı edinilmişti aslında. Özdemir yayın sırasında, Fatih projesinin tabletlere indirgenerek yarım bırakıldığını, FETÖ’nün kumpas ve ayak oyunlarına maruz kaldığını, dijital içerik hazırlama konusunda yetersiz kalındığını ve aslıında başarısız olunduğunu ifade etmişti. Yayın sırasında MEB whatsaap üzerinden bilgi paylaşmış, projenin tabletlere indirgenmemesi gerektiğini, içerik konusunda ciddi yol alındığını, her sınıftaki akıllı tahtaların önemli bir kazanım olduğunu ve hatta akıllı tahta kazanımının ve bu tahtalar için hazırlanan içeriğin pandemi sürecinde birçok gelişmiş ülkeye kıyasla eğitim içerik ve niteliğimizin hazır olmasını sağladığını iletmişti. MEB’in bilgi paylaşımına ben de katılıyorum. İçerik ve nitelik olarak pandemi sürecine hazır olunmasında 2013 yılından beri gerçekleşen çalışmaların etkili olduğunu düşünüyorum. Lakin bu dönem eğitimde bir hikaye yazılmaya çalışılırken,ucuz ve kolay ulaşılabilir olmayan ve hatta alt yapısı yetersiz internet, öğrencilerin donanım yani tablet ve bilgisayar sahibi olma konusunda fırsat eşitsizliği başarısızlık algısı oluşturmuştur.
İşte burada ‘sosyal inovasyon’ başlığı tekrar gündeme gelmektedir. Projeler ve aslında tüm çalışmalar multidisipliner ve/veya ilgili tüm kurum ve kuruluşların işbirliğinin gerçekleşebileceği bir koordinasyona muhtaçtır. Yeni dünyada bu koordinasyonu sağlayacak kurum, birim veya kişilere ihtiyaç kaçınılmazdır. Konuyla ilgili örnekler ve detaylı açıklamalarımı ‘Sosyal İnovasyon’ başlıklı bir önceki yazımda okuyabilirsiniz.
Özetle; bu dönem memleket için çalışmak yetmiyor koordineli ve birlikte çalışmak gerekiyor. Bu birlikteliği doğru verilerle besleyen, yöneten, yönlendiren, düzenleyen ve geliştiren kurum, kuruluş, birim ve kişilerin hikayeleri unutulmayacaktır.
Yorumlar (4)
Mustafa Şenol 1 ay önce
Güzel ve teşvik edici bir yazı olmuş. Kalemine sağlık değerli kardeşim!
Hasan San 1 ay önce
what's up değil. whatsapp sayın yazar.
Metin Baran 1 ay önce
Ellerinize sağlık Şamil bey, güzel ve aydınlatıcı bir yazı olmuş. Yazınızda bahsettiğiniz diplomatimiz sanırım sayın Uluç Özülker. Kendisini Mersin'e konferansa davet etmeniz gerçekten gençlerimiz için büyük bir fırsat, emeğinize sağlık.
İMRAN ÖZDEMİR 5 gün önce
ÇOK GÜZEL BİR YAZI HOCAM DEVAMINI BEKLİYORUM HOCAM.
37°
açık
Namaz Vakti 24 Ekim 2020
İmsak 05:31
Güneş 06:50
Öğle 12:31
İkindi 15:33
Akşam 18:01
Yatsı 19:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 5 13
2. Fenerbahçe 5 11
3. Karagümrük 5 8
4. Antalyaspor 5 8
5. Kasımpaşa 6 8
6. Göztepe 6 7
7. Erzurumspor 4 7
8. Galatasaray 5 7
9. Sivasspor 4 7
10. Hatayspor 4 7
11. Konyaspor 4 6
12. Kayserispor 5 6
13. Çaykur Rizespor 5 5
14. Trabzonspor 5 5
15. Malatyaspor 5 5
16. Denizlispor 5 5
17. Gaziantep FK 5 4
18. Beşiktaş 4 4
19. Gençlerbirliği 4 4
20. Başakşehir 5 4
21. Ankaragücü 4 1
Takımlar O P
1. Tuzlaspor 6 14
2. İstanbulspor 6 13
3. Ankara Keçiörengücü 6 13
4. Altınordu 6 12
5. Adana Demirspor 6 11
6. Samsunspor 6 11
7. Giresunspor 6 11
8. Altay 6 10
9. Adanaspor 6 9
10. Bursaspor 6 7
11. Balıkesirspor 6 7
12. Akhisar Bld.Spor 6 6
13. Bandırmaspor 6 5
14. Menemen Belediyespor 6 5
15. Ümraniye 6 4
16. Ankaraspor 6 4
17. Eskişehirspor 6 3
18. Boluspor 6 2
Takımlar O P
1. Everton 5 13
2. Aston Villa 5 12
3. Leeds United 6 10
4. Liverpool 5 10
5. Leicester City 5 9
6. Arsenal 5 9
7. Wolverhampton 5 9
8. Tottenham 5 8
9. Chelsea 5 8
10. West Ham 5 7
11. Man City 4 7
12. Southampton 5 7
13. Newcastle 5 7
14. Crystal Palace 5 7
15. M. United 4 6
16. Brighton 5 4
17. West Bromwich 5 2
18. Burnley 4 1
19. Sheffield United 5 1
20. Fulham 5 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 6 11
2. Villarreal 6 11
3. Real Madrid 5 10
4. Getafe 5 10
5. Elche 5 10
6. Cádiz 6 10
7. Granada 5 10
8. Real Betis 6 9
9. Atletico Madrid 4 8
10. Barcelona 4 7
11. Sevilla 4 7
12. Osasuna 5 7
13. Valencia 7 7
14. Athletic Bilbao 5 6
15. Eibar 6 5
16. Huesca 6 5
17. Celta de Vigo 6 5
18. Deportivo Alaves 6 4
19. Real Valladolid 6 3
20. Levante 5 3