Üniversite son sınıfa başladığım sıralarda bir karar vermek zorunda olduğumu fark etmiştim. İki yoldan birini tercih edecektim. Ya akademinin ya da sokağın bir parçası olmak.
Sokağı tercih ettim. Sokağın bir parçası oldum ve sokak sokak gezdim.
Ama geldiğim noktada anladım ki aslında parçası sayıldığın sokak doğduğun sokakmış. Gezdiğim sokakların neredeyse tamamında seyirci ya da misafirmişim.
Misafirlik süresince kimseden çok ciddi bir iyilik görmediğim gibi kötülük de görmedim aslında. Selam ve hatır dışında diğer sokaklarda hikayem olmadığını da anladım artık.
Hikayeyi doğduğum sokakta yazmaya başlamışım. Olaylar, ana karakterler, yan karakterler, iyilik, kötülük, ahlaksızlık, merhamet, vs…
Allah ömür verirse hikayeyi besleyecek olay çok bu sokakta.
Ama şimdiye kadar yazdıklarıma göz gezdirdiğimde görüyorum ki; sokağın hali perişan…
Sokağın fiziki durumundan bahsedeceğim önce. Hikayenin geçtiği yer önemli. Hikayesi olmayan bir sokağın bir parçası olarak hikaye yazmak benimkisi.
Hikayesi olmayan sokak ne demek diyecekler olduğundan eminim. Açıklayayım o zaman.
Şimdi bu sokakta yaşayanların büyük bir çoğunluğu aslında bu sokakta doğmadılar. Babalarının bağı ya da bahçesi bu sokaktaydı, evleri değil. Sokağın şimdiki sakinlerinin çoğunun ataları sivrisinek, bataklık, sıcak ve deniz yüzünden pek sevmezdi bu sokağı. Yani anlayacağınız aslında daha önce kalabalıklar barındırmayan yani hikayesi olmayan bir sokağa sonradan sakin olanlardan bahsediyorum.
Hikayesi olmayan sokakların sahibi de olmaz. Anısı ya da yaşanmışlığı olmayan mekanların değişim ya da yok oluşu çok kolay olur. Çünkü sahiplenip, değişim ya da yok oluşu engellemeye çalışan ya da bu durumu dert edinenler olmaz. Doğduğum sokak da sahipsizdi. Sahipsiz ama değerli. Atalarının kıymet vermediği sokak son 15 yılda çok değerliydi.
Manen kıymeti olmayıp maddi olarak değerli olanın başına ne gelebilirse bu sokağın da başına o geldi.
Geçenlerde bir arkadaşım çalıştığım yerde beni kapıya çağırdı. Dışarı çıktık. Ne gördüğümü sordu. Sıvalı yüksek bina, sıvasız yüksek bina, yarısı sıvanmış yüksek binanın sıvalı ve sıvasız binaların arasını doldurduğu görüntüyü aktardım tek tek. Ve ’10 yıl içinde tamamlanacak bir getto’ diyiverdim.
Hikayesi olmayan sahipsiz sokakta kendi hikayesini yazanların sahip olacağı bir getto. Dışarıdan gelenlerin kültür ve zevklerince şekillenen bir getto. Dışarıdan gelenlerin kendilerini dışarıdan hissetmedikleri kadar taze ve hikayesiz sokağın son 10-15 yıldır yazılan ve yazılacak olan hikayesindeki yerime bir giriş yaptım…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İstanbul masaj salonu sponsorumuz http://www.istanbulmasaji.com/'a teşekkürler.