28 Temmuz 2018 Cumartesi 21:44
KIZILTAN ''EĞİTİMDE KOMPLEKSLERİ KALDIRMALIYIZ ''
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (#MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, 98.5 frekansında yayın yapan Kent Radyo'da, Dr. Ruhsar Uçar ve Edebiyat Öğretmeni Faik Güçlü'nün hazırlayıp sunduğu "Mersin Kent Gündemi" programının konuğu oldu.
Kızıltan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
-1957 yılında Mersin'in Gözne Yaylası'nda doğmuşum. İleri İlkokulunu bitirdikten sonra Ortaokul ve Liseyi Tarsus Amerikan Kolejinde tamamladım. İngiltere'de lisan eğitimi için bulundum. Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi Makine Mühendisliğinden mezun olup iş hayatına atıldım. Babam Refik Kızıltan Adana doğumludur. Teknik Sanat Okulu öğretmenidir, eğitimini Konya'da yapmıştır. İlk olarak Adana'ya tayini çıkmış; söylediğine göre o dönemde Adana'da herkes Mersin'den söz ediyormuş, adeta bir Avrupa şehri gibigörülüyormuş Mersin. Merak edip Mersin'e gelmiş ve bu şehre görür görmez aşık olmuş. O zamanlar Sanat Okulu da yeni açılmış Mersin'de. Ne yapıp ne edip tayinini Adana'dan Mersin'e çevirtmiş. Babam çok iyi bir eğitim almış bir teknik insan ve sanatkardır, o zamanki teknik öğretmenlik eğitimi bugünün mühendislik eğitiminin çok üzerindeymiş.
Sanayi bir yetenektir, bunun yanısıra kültürdür de. Sanayiyi ülke politikaları büyük oranda etkiler. Geçmişte sanayiye çok önem verildi, Mersin'de büyük sanayi kuruluşları kuruldu, onlardan da önce biz Mersin'de birkaç aile sanayinin gelişmesine öncülük ettik. Bizim işletmelerimiz adeta bir okuldu ve bölgemize sürekli kalifiye eleman yetiştirdik. 1970 li yıllarda kurulmaya başlayan Cam Sanayi, Gübre Fabrikası, Soda Fabrikası gibi büyük sanayi kuruluşları Mersin'de bizim SUMAS ve ŞAMANLAR gibi sanayi kuruluşlarınınolmasından cesaret aldılar diyebiliriz; çünkü en büyük ihtiyaçları kalifiye elemandı, biz de fabrikamızda kurduğumuz sistemle sürekli kalifiye teknik eleman yetiştiriyorduk. Bu dev kuruluşlar bunu farkedince Mersin'de yatırım yapma kararlarında olumlu bir katkı oldu. Daha sonraları izlenen politikalar insanları daha çok tarıma yönlendirdi. Tarımın gelişmesinin en büyük nedenlerinden biri bizim su pompaları üretimine başlamamızdı, böylece sulu tarımın gelişmesi oldu. O zamanlar tarımdan çok gelir elde edilmeyebaşlandı, 15-20 dönüm bahçesi olanlar bile çok zenginleşti.
-Oda seçimlerinden sonra çok olumlu bir hava esti kentte, bunu hissettik. Aralarında soğukluk olan birçok sivil toplum kuruluşu bile bizimle kaynaşma durumuna girdi. Bu bizim çok hoşuma gitti, gururlandık. Az önce babamdan bahsettik. Bu memlekete çok faydalı işler yapmış, sayılan sevilen güvenilen bir aile olarak görülüyoruz Mersin'de. Biz de onun yanında yetiştik. Bu beni gururlandıran bir şeydir. Bence bu yüzden biz seçildiğimiz zaman kentte olumlu rüzgarlar esmeye başladı. Herkes çok sıcak bir ilgiyle geliyor,halen hayırlı olsun ziyaretine geliniyor. Bu ziyaretler ve konuşulanlar ayrı bir gurur veriyor bize ama sırtımıza da ağır yükler aldığımızın da farkındayız.
Bugüne kadar herkes ayrı bir baş olmaya çalışmış. Şehirde bir dağınıklık var, koordinasyonsuzluk var. Biz o yüzden en başından beri birlik ve beraberlik için çalışmak istedik.
-Mersin veriler açısında Türkiye'nin üst sıralarında olan bir şehir. Vergi ödeme 6. Sıradayız. Ekonomi olarak çok yönlü ve güçlü olduğumuz sektörlere sahip. Kentimiz Adana, Gaziantep, Konya, Kayseri, Ankara, Diyarbakır, Karaman gibi birçok il için çok önemli bir kenttir. Tüm Türkiye'ye hizmet eden, dünyada da çok önemli bir yere sahip bir kenttir. Lojistiğin merkezidir. Yaş meyve sebze üretiminde ve ihracatında söz sahibidir. Lojistikte vazgeçilmezdir. Dış ticarette güçlüdür. Güçlü bir sanayiye sahiptir. Eğitimsektöründe de güçlü bir yere sahiptir. Turizm güçleniyor. Bu yüzden bizim yapacağımız tek şey tüm bunları doğru bir şekilde koordine etmektir.
-Bence Mersin, bir kimlik sorunu yaşamıyor. İstanbul'un kimliği nedir? Her şeydir. Mersin'de böyledir. Az önce saydık tarım, sanayi, turizm, lojistik. Burada tek yapacağımız şey koordineyi sağlamak. Mersin geniş bir hinterlanda sahip, olanakları çok fazla olan bir şehirdir. Bence tek kimlikli olması bir avantaj değil.
-Sektörel sorunlarla ilgili sorunları odamız bünyesindeki 41 komitemizden alıyoruz. 41 komitemizdeki sektör temsilcileri seçimle geliyorlar. Dolayısıyla sektörlerine hakim, bilgi birikimleri olan insanlar geliyor. Komitelerimiz bizim mutfağımız. Sorunlar öncekomitelerimiz de tespit edilir, sonra ne yapılması, ne tür çalışmalar yapılması gerekiyorsa bunlar karara bağlanır. Daha sonra komitelerimiz bu kararları bize, yönetime sunuyorlar. Sonuç alınması için Yönetim Kurulu komitelerden gelen öneriler ve raporlar doğrultusunda yolunu çizer. Dinamik bir yapımız var. Sektörlerle sürekli iletişim içerisindeyiz.
-Eğitim kökenli bir aileden geliyorum. Babam, annem ve eşim de öğretmendir. Ben eğitimle ilgili konuşmaktan çekinmem ama yöneticilerimiz ve siyasetçilerimiz her sözü siyasi olarak algılıyorlar. O zaman hiç konuşmaya gerek yok. Kimseye ihtiyaç yok, odaya, sivil toplum örgütlerine ihtiyaç yok. Bizler tabii ki konuşacağız, eleştireceğiz, önerilerde bulunacağız. Siyaset hayatımızın her alanına girmiş durumda. Avrupa'nın bir ülkesine gittiğiniz zaman, orada yaşayan birine oranın belediye başkanını ya da belediye başkanının partisini sorduğunuz zaman bilmediklerini söylüyorlar. Ama o şehre ne kattığını, eğitim alanında neler yaptığını hepsini biliyor. Biz de tüm partilerin ilçe yöneticisine kadar hepsini biliyoruz. Neden; alışmışız bir siyasetçi işe karışmazsa o işi yapılmaz diye düşünüyoruz.
İyi yapılan bir şeyi takdir ettiğimiz zaman birilerini desteklemiş olmuyoruz ya da kötü yapılan bir şeye kötü dediğimiz zaman da başka bir tarafa geçmiş olmuyoruz, yani siyaset yapmış olmuyoruz.
Eğitimi sordunuz. Son zamanlar da Almanlar tarafından ortaya atılan yeni bir sanayi devrimi Endüstri 4.0 kavramı konuşuluyor. Bu bir slogan değildir. Eğitilmiş bir tabanın oluşturup geliştireceği bir olgudur. Sermaye yapısı ve kurumsal yapısı güçlü bir kuruluşbelki çok paralar harcayıp Endüstri 4.0 ı para ile satın alıp fabrikasına entegre edebilir. Bu Endüstri 4.0 a geçtiğimizi göstermez, kullandığımızı gösterir. Endüstri 4.0'a girmemiz için önce Eğitim 4.0'a girmemiz lazım. Eğitimdeki komplekslerimiz kaldırmamız lazım. Bizim, temel bilimler ağırlıklı, analitik düşünebilmeye yönlendiren gerçekçi bir eğitim sistemine geçmemiz lazım. Ancak böyle teknolojiyi hem üretiriz, hem satarız, hem de kullanırız. Eğitim 4.0 ı ilk kez burada dile getiriyorum.
-Havaalanı projesi, kazanlı turizm bölgesi projeleri çok eskiye dayanan projelerdir. Bunların hepsi bizim içimizden çıkmış projelerdir. Bu yatırımların Mersin'e çok büyük katkısı olacak. Bizim artık yalnızca Mersin'i düşünerek değil Çukurova olarak bölgeselkalkınma planları hazırlamamız gerekiyor. Adana, Mersin, Gaziantep, Hatay belki Kahramanmaraş oturup strateji planı hazırlamamız lazım.
Bizim basında çok yer alma gibi, öne çıkma gibi bir derdimiz yok. Gerçekçi projeler içinde yer almaya ve yapmaya çalışıyoruz. İyi işler yapacakların da önünü açıp destek oluruz.
-İstihdamın artması için istediğiniz kadar eleman yetiştirin, onları çalıştıracak yer bulamazsanız istihdam artmaz. Hep bir çelişki oluyor. Kalifiye eleman bulamıyoruz deniliyor ama baktığınız zaman birçok yerde düşük profilli elemanlar çalıştırılıyor. Bizsektörlerin ihtiyaçlarına yönelik eğitimler düzenliyoruz. İŞKUR'la işbirliği içinde yeni bir projeye başlandı, MEGİP-Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme Projesi. Bu bir işbaşında eğitim projesidir, firmalar ihtiyaç duyduğu teknik elemanları kendi bünyelerinde çalıştırıp eğiterek yetiştirecektir.
-Kültürsüz, sanatsız bir toplum olamaz. Hep bir şeyler eksik kalır. Sanat olmadan hayal gücünü nasıl geliştireceksiniz? Gelişme kültürsüz sanatsız olmaz. İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar, diye bir özdeyiş var. Tabi bunların gerçekleşmesi içinde MTSO'yu parakaynağı olarak görmemek gerekiyor. Odanın kültür ve sanata olana desteklerinin başında uzun bir süredir sürdürdüğümüz ve tüm Türkiye'ye mal olmuş, Mersin Kent Edebiyat Ödül Törenini, gelmektedir. Uluslararası Mersin Müzik Festivaline de yıllardır destek oluyoruz. MTSO Sanat Galerimiz sürekli sanatçılarımızın hizmetindedir.
-Mersin, sosyal kültürel açıdan geriye gidiyor. Turizm şehri olmak için çalışıyoruz ama toplum olarak hazır olmamız lazım. Mersin sahillerinde inanılmaz bir piknik yapma furyası başladı. Korkunç bir çevre kirliliği oluşuyor. Nasıl bulmak istiyorsun öyle bırakmalısın, halkımız bu düstura göre davranmalı. Bizim sahillerimiz dünyanın hiç bir yerinde yok, yazık ediliyor. Biraz ilgi, biraz sunulan hizmetlere saygı ve özen göstermek yeterli olacaktır.
-İş sağlığı ve güvenliğinin gerekliliğini bir türlü kanıksayamadık, bir angarya değildir. Komitelerimizde bir çalışma grubu kurduk. Bu konuda elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bir de çocukların çalıştırılmaması gerekiyor, çocuklarımız eğitilmelidir.
-Kent Radyo'nun başarılı yayın hayatında daha da çok başarılar diliyorum. Bizi dinleyenlere de saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Her şey herkesin dilediği şekilde gönlünce olsun.
Son Güncelleme: 29.07.2018 17:31
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
sanalbasin.com üyesidir