Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “İstanbul’a ihanet ettik” açıklamasıyla karşı karşıya olduğumuz medeniyet krizinin  şehirlerimizi nasıl felakete sürüklediğini en yetkili ağızdan bir kez daha duymuş olduk. Ama bu yazının konusu ucube inşaatlarla mahvedilen şehirlerimiz ve kadim medeniyetimiz değil.
     Daha önce de birçok samimi itirafını “yanılmışız”, “aldatıldık”, “metal yorgunluğu var” şeklinde kamuoyuyla paylaşmaktan çekinmeyen  Cumhurbaşkanımızdan artık itiraflar yerine yapılan hata ve yanlışları telafi edecek yeni bakış açıları ve çözümler beklerken eğitim alanında ardarda hatalar yapılmaya devam edildiğine şahit oluyoruz.
     Milli Eğitim Bakanlığı ne yazık ki deneme yanılma yoluyla öğrenmeyi tek strateji olarak belirlemiş gibi LGS, OKS,SBS,ÖSS,ÖYS,LYS  gibi nice üç harfli sınavı denemiş, yanılmış ve uygulamadan kaldırmıştır.
     Harfleri değişen ama kaderleri değişmeyen sınavlar kervanına TEOG’da katılmış ve bir gece ansızın uygulamadan kaldırılmak zorunda kalmıştır.
      Amacının, “belli bir grubu seçen ve yerleştiren değil, tüm öğrencileri hayata hazırlayan bir sistem kurmak”olmasını beklediğimiz MEB ne yazık ki yine plansız, yine aceleci, yine tartışmadan hareket etmektedir. TEOG’u kaldıran iradenin TEOG’a benzer bir sınav anlayışından kaçınması gerekirken kamuoyuna yansıdığı kadarıyla yeni sistem TEOG’un yolaçtığı sorunları olduğu gibi devam ettirecektir.
      Üniversiteye giriş sisteminde de eğitimin paydaşları ile görüş alışverişi yapılmadan hassas ve sıkıntılı noktalar tecrübeler ışığında değerlendirilmeden değişikliğe gidilmiştir.
      İlk açıklamasında “üniversiteye girişte bir değişiklik yok” diyen YÖK Başkanı, bu açıklamadan dört gün sonra sistem değişikliğinin elzem hale geldiğini ve mevcut sistemin değişmesi gerektiğini söylemiştir.
      Yeni açıklanan YKS’de ise adayların girecekler sınavların kapsamları daraltılarak ortaöğretim kötürüm hale getirmiştir. Açıklanan sisteme göre  iki sınavın aynı gün yapılması hem aşamalı sınav mantığına aykırı, hem de öğrencilerin sabah oturumundaki sınav sonuçları belli olmadan belki de yeterli puan olmadan ikinci sınava girmeleri usulen de esasen de yanlıştır.
       Unutmamak gerekir ki milletimizin varlığı, idealleri, hayatı, hayalleri, istiklal ve istikbali ile ilgili ile doğrudan ilgili eğitimin sorunlarını anlık etki ve tepkilerle düzenlemek, meseleleri tartışmadan çözmeye çalışmak yanlışın de ötesinde nesillerin yitirilmesine sebep olacak vahim bir hatadır.
      Milli Eğitim Bakanlığı öğrencilerden sonra ise ibreyi öğretmenlere çevirmiştir. Bakanlığın  özel sektör uzantısı “patron anlayışıyla” taraflarca istişare edilip revize edilmeye muhtaç, yürürlüğü tartışmalı öğretmen strateji belgesine dayanarak öğretmenin performansını ölçmeye kalkması motivasyon üretmek yerine motivasyonu bitirecek bir uygulama olarak tarihe geçecektir.
      MEB, 24 Ekim 2017 tarihinde bazı illere gönderdiği yazıyla bir kez daha başarılı öğretmenleri bulup ödüllendirmek yerine sınıfta ter akıtan öğretmenlerin çalışmadığını iddia eden, tecrübelerden uzak, beklentilerden bihaber, itibarsızlaştıran, iş barışını bozacak ve uygulayıcı desteği olmayan bir yanlışı hayata geçmeye çalışmaktadır.
      Artık yeter! Asıl sorun, her işi ya geri dönen, ya atıl kalan, ya da mahkemelik olanların başarısızlıklarına  rağmen hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmayişlarııdır.
      Artık yeter! Asıl gerekli olan, yaşananlardan ibret almayan, sahadan değil masadan politika belirleyen bu anlayışın performansının ölçülmesidir.
                Bakanlık acilen insanı öğüten değil, insanı eğiten özüne dönmelidir.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cahit 1 yıl önce

İdari atamalarda belirleyici olan memursen eğitim politikaları oluşturulurken neden etli olamıyor. Kafa yorulması gereken bu duruma dikkat çekmek istedim.