18.03.2020, 14:51

Bilgi: Görgü: Kültür:

Bilgi:

Bilgi konusunun girişine bilimsel bir araştırma olan Dunning–Kruger Sendromu hakkında bilgi vererek başlayalım.

Dunninng - Kruger Sendromu, Justin Kruger ve David Dunning’in literatüre eklediği bir kavram.

Cornell Üniversitesinde görevli psikologlar olan Justin Kruger ve David Dunning’in tarihe geçmelerine ve 2000’de Nobel almalarına neden olan bu tanı halk arasında, ''Cahil cesareti'' olarak tanımlanan bir kavramı işaret ediyor.

Teorilerinde kısaca, ''Cehalet; bireyin kendine olan güvenini, gerçek bilgi ise güvensizliğini arttırır'' diyorlar.

Bu konudaki araştırmalarda ulaşılan sonuçlar şöyle :

  • Niteliksiz insanlar, az sayıdaki var olan niteliklerini abartma eğilimindedir.

  • Niteliksiz insanlar, hangi ölçüde ve ne oranla niteliksiz olduklarını fark edemezler.

  • Niteliksiz insanlar, etraflarındaki nitelikli insanların kabiliyetlerini görüp anlamaktan da acizdirler.

  • Niteliksiz insanların bilgileri ve görgüleri eğitimle arttırıldığında, kendi durumları hakkında farkındalık düzeyleri de artar.

Bu araştırmayı yapan bilim insanlarının araştırma yöntemi ise genel olarak şöyle olmuştur:

Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapılır. Testin bitiminde öğrencilere klasik soru olan "Nasıl geçti?" diye soru yöneltilir.

Araştırmanın sonucunu gösteren asıl işaretler öğrencilerin cevaplarında gizlidir.Öğrencilerin cevaplarında:

  • Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin "kendilerine güvenleri" müthiş bir seviyede çıkar. 

  • Onları "testin neredeyse yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" görülür.

  • Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayanlar ise "en alçakgönüllü" deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıtverdiklerini düşünüyorlardı.

Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromunun metni yazıldı:

"İşinde gerçekten çok iyi olduğuna" inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan rahatsızlık duymaz, aksine kendisinin hakkı olduğunu düşünür ve savunur.

Ancak 'cahillikle had bilmezliğin' oluşturduğu bu karışım mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.

'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür.

Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' bütün organizasyonlarda daha hızlı yükselirler vesselam.

"Dünyanın en büyük problemi, akılsız ve fanatik kişilerin kendilerinden son derece emin olması, buna karşılık zeki insanların sürekli şüpheler içinde olmasıdır."

Bertrand Russell'in bu sözü de konuyu özetler diye düşünüyorum. Sizce de öyle değil mi?

Bilginin gündelik yaşantıyla, felsefeyle ve bilimle alakasını burada tartışarak konuyu uzatmak istemiyorum. Bu yazıda 'bilgi' diyerek anlatmak istediğim kavram aslında adına 'bilmek' diyebileceğimiz bir erdemin kaynağı.  

Bilmek erdeminin birçok dinamiği var elbette fakat hepsinin ortak çıkış noktası bilginin kadim geleneğinden geliyor. 

Bilmenin toplum hayatıyla, bilimsel bilgiyle, felsefeyle ve diğer birçok bilim dalıyla doğrudan ilişkisi bu ilimler ile haşır neşir olan kişilerin bir bilen ve bilgisini kullanan kişiler olmasını sağlıyor.

Bilgi bazı insanlara gereksiz yük oluştursa da bazılarında bir mücevhere dönüşüyor. 

''Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?'' ( Zümer-9 ) buyruğu ilahisi gereğince, bilmek erdemine ulaşabilenlere ne mutlu...

Görgü:

İnsanın hayat boyu süren yaşam macerasında başından geçenlerin bütünü bir görgüyü oluşturur. Bilgi sahibi olmakla, görgü sahibi olmak doğrudan alakalı iki kavramdır. 

Bilgili fakat görgüsüz bir kişiyle karşılaştığınızdaki hislerinizle, görgülü fakat bilgisiz bir kişiyle karşılaştığınızda hisleriniz aslında aynıdır.

Eskilerin 'adab-ı muaşaret' dedikleri 'görgü kuralları' kişinin ve toplumun hayatını birçok açıdan etkilen kurallar manzumesidir. 

  • Etkili ve güzel konuşma kuralları.

  • Ziyaret kuralları; karşılama, ağırlama, uğurlamalar.

  • Davet, ziyafet ve sofra kuralları.

  • Kıyafet ve temsil kuralları bunlardan bazılarıdır.

Bilgi ile görgünün bu ilişkisi nedeniyle her iki disiplini de hayatına katabilen insanların daha saygın bireyler olduğunu ve entelektüel bir bakış açısıyla hayata daha farklı baktıklarını söyleyebiliriz.

Kültür:

Gel gelelim yukarıda işlediğimiz bu iki kavramı da bünyesinde barındıran kültür kavramına.

Kültür kavramının pek çok anlamı olsa da genel bir ifadeyle: İnsanoğlunun maddi ve manevi olarak ürettiği, yarattığı her şey; gelenekleri, görenekleri, dili, dini, edebiyatı, giyimi, mimarisi, yemekleri vb. ögeleri barındıran evrensel bir kavram diyebiliriz.

Kültürel ögeler bir bütünü oluşturan parçalar gibi bir diğerine bağlı unsurlardır. 

Bir topluluğu millet yapan ortak değerlere o toplumun kültürü diyebiliriz.

Birey olarak düşünüldüğünde ise bu kültürel değerleri özümseyen bir kişinin 'kültürlü' bir birey olduğu ifade edilebilir. 

Anton Çehov, sık sık yazıştığı kardeşine davranışlarını düzeltmesi amacıyla bir mektup yazar.

Kültürlü diyebileceğimiz bir insanın en temel özelliklerini; terbiyeli, görgülü ve aslında ahlaklı insanın ne yapması gerektiğini içeren bir mektuptur.

Ressam olmak isteyen ve oldukça eğitimli kardeşi bu mektuptan 3 yıl sonra veremden ölecektir. 

Anton Çehov ise 15 yıl sonra, aynı hastalıktan hayata gözlerini yumacaktır.

'' (...) Bana göre görgülü insanlar aşağıdaki şartlara haiz olmalıdırlar:

  • Terbiyeli insanlar şahsiyete saygı duyarlar. Bu nedenle her zaman müsamahalı, yumuşak, kibar ve tavizkardırlar. Bir çekiç veya kaybolan silgi nedeniyle isyan çıkarmazlar; birileriyle yaşarken bunu bir lütuf olarak göstermezler. Ayrılırken de ''Sizinle yaşanmaz'' demezler. Gürültüyü de, soğuğu da, çok pişmiş eti de, aşırı biberli yemeği de, evde yabancıların bulunmasını da affederler.

  • Sadece fakirlere ve kedilere karşı merhametli değildirler. Onlar ruhlarıyla dertleri ve çıplak gözle görülemeyecek şeyleri hissederler…

  • Başkasının mülküne saygı duyarlar ve bu nedenle de borçlarını öderler.

  • Temiz kalplidirler ve yalandan, ateşten korktukları gibi korkarlar. Basit konularda dahi yalan söylemezler. Dinleyen için yalan hakarettir ve yalan konuşan onun gözünde sıradanlaşır. Gösteriş yapmazlar, evde nasılsalar sokakta da öyledirler, onlardan daha aşağıdakilere sahte davranışlarda bulunmazlar. Geveze değildirler ve sorulmadığında mahremiyetlerini ısrarla anlatmazlar. Başkalarının kulaklarına saygıdan dolayı genellikle susarlar.

  • Diğerlerinin acıması ve yardım göstermesi için kendilerini hakir göstermezler. Başkalarının iç geçirmesi ve onlara dadılık yapması için başkalarının duygularını sömürmezler.

  • Gösteriş budalası değildirler. Ünlülerle tanışmak, bir mağazada gördüğünden fevkalade etkilenmek, meyhanelerde tanınmışlık gibi sahte mücevherler onların ilgisini çekmez.

  • Eğer yetenekleri varsa yeteneklerine saygı duyarlar. Yetenekleri için kadınlardan, şaraptan, dünyevi şeylerden fedakârlık gösterirler.

  • Estetik duygularını geliştirirler. Giysilerle uyuyamazlar, duvarda tahtakurularıyla dolu çatlak göremezler, berbat bir havayı teneffüs edemezler, pislik içinde yürümezler, ocaktan yemek yemezler. Cinsel içgüdülerini olabildiğince dizginlerler ve asalet katarlar. Terbiyeli insanlar bu anlamda sıradan değildirler. Kadından yatmayı, ihtiras teri, sahte hamilelikle kandıran bir zekâ ve durmadan yalan söylenmesini beklemezler. Onlar, özellikle de sanatçılar, tazeliğe, zarafete, insancıllığa ihtiyaç duyarlar. 

  • Görgülü insanlar böyledir. Görgülü olmak ve bulunduğun çevreden daha alt bir seviyeye düşmemek için Pickwick’i okumak ve Faust’tan bir monoloğu ezberlemek yeterli değildir. Bir faytona binip Yakimanka’ya gidip, oradan bir hafta sonra kaçmak yeterli değildir. İhtiyacın olan aralıksız çalışmak, durmadan okumak, etraflıca öğrenmek ve sebattır. Her saat değerlidir.''

Kaynak: Anten Çehov'un Mektubu - 1886, Moskova

İnsanın; bilgili, görgülü ve aynı zamanda da kültürlü bir birey olması ona evrensel bir ahlak anlayışı, vizyoner bir bakış açısı ve entelektüel bir duruş katacaktır.

Sağlıcakla. Hoşça kalın.

Ahmet YALKIN

Yorumlar (0)
31°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 07 Temmuz 2020
İmsak 03:39
Güneş 05:22
Öğle 12:51
İkindi 16:42
Akşam 20:11
Yatsı 21:46
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Beşiktaş 30 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 33 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Athletic Bilbao 34 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24